Halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta
Her şey naylondandı o kadar
Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı.
Ama geyikli geceyi bulmadan önce
Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk
Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Ne olacak bu memleketin hali sorusu geçen yüzyılda kaldığı için, bu hale gelmemizde ülkedeki korku ikliminin payı çok büyük anlatılarıyla kendimizi kandırıyoruz.
Bazen bu iklimi değiştirecek bir şey yapmadığımız için kendimizi suçluyoruz, bazen suçlamıyoruz, ben de herkes kadar kandım, herkes kadar gördüm diyoruz.
Oysa bir zamanlar aydın sınıfına dahildik biz. Aslında hepimiz birimiz gibiyiz.
Yaşadığımız bu acımasız zaman ve zeminde herkes kendini nasıl hissediyorsa biz de öyle hissediyoruz.
Yalnızız, çağı anlamaya çalışmaktan vazgeçtik, hayattan aşırı yorgunuz ve depresyonun kucağında oturuyoruz.