O Konak benim benim ilk ve son evim,ne kadar çabalasam da dönemeyeceğim İthakamdı.Sonrasında ,başımı kaç çatının altına sokarsam sokayım,gittiğim yerlerde nasıl el üstünde tutulursam tutulayım,bir ömür yakamı bırakmayacak evsizlik duygusu da hep peşim sıra geldi.
Yine de yola inanmak istiyorum.Beklerken yaylılar çalışıyor içimde,oturduğum yerde hafifçe yükseliyorum.Korkunun çoşkuya benzeyen bir yanı var,adrenalin dedikleri bu galiba.Bir saat gibi kuruluyorum zamanın içinde.Kendimi kuruyorum ve düşeceğim yere kadar koşmaya hazırlıyorum.
Zaman denen cadı bohçası dehşete düşürüyor beni.En çok da doğru zamanda doğru yerde olamamak.Doğru zamanda koşup doğru zamanda duramamak.Düşmekten kaçamayacağımı anladım.Ama doğru yerde düşememekten korkuyorum şimdi.Asıl mesele de doğrunun ne olduğunu bilememem ve hiçbir zaman bilemeyeceğimi fark etmem tabi.