Ayşe Akgün

Yok, yarısı dolu! Yok, yarısı boş! Fikri sorulmayan bardak gibi küsüm tek tek hepinize.
Sayfa 37·Kitabı okudu
"Kitaptaki son sözüm şudur Orhan Bey, lütfen unutmayın...” "Unutmam." Füsun'un fotoğrafını aşkla öptü ve ceketinin göğüs cebine dikkatle yerleştirdi. Sonra bana zaferle gülümsedi. "Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım.
Sayfa 586·Kitabı okudu
Mutluluk
Ay ışığında gölgeler içinde ve sanki boşluktaymış gibi gözüken eşyaların her biri, tıpkı Aristo'nun bölünemez atomları gibi, bölünemez bir ana işaret ediyordu. Aristo'ya göre anlanı birleştiren çizginin Zaman olması gibi, eşyaları birleştiren çizginin de bir hikâye olacağını anlıyordum.
Sayfa 565·Kitabı okudu
"Aşk nedir?" "Neymiş?" "Aşk, Füsun'un karayollar, kaldırımlar, evler, bahçeler ve odalarda gezinirken ve çay bahçelerinde, lokantalarda ve akşam yemeği sofrasında otururken, ona bakan Kemal'in duyduğu bağlılık duygusuna verilen addır," "Hmmm... güzel cevap," derdi Füsun. "Beni görmediğin zaman aşk olmuyor mu?" "O ząman fena bir takıntı, bir hastalık oluyor."
Sayfa 480·Kitabı okudu
Bazan
Bazan ona “Seni Seviyorum!” demek için dayanılmaz bir istek duyar,ama yalnızca çakmağımla sigarasını yakabilirdim.
Sayfa 448·Kitabı okudu