Ayşe Akgün

Ama insanın bilinciyle bildiği ile içinin bildiği çoğu zaman aynı olmuyordu. Mantıklı olanın doğru, mantıksız olanın yanlış olması gerekmiyordu. İnsanın başı bazen içinin bildiğini dinlediği için, bazen bilincinin bildiğini dinlediği için derde giriyordu. Ben içimin bildiğini dinlediğim için E.'ye ölesiye aşıktım.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Aslında kimse, onu yaşarken hayatının en mutlu anını yaşadığını bilmez. Bazı insanlar kimi coşkulu anlarında hayatlarının o altın anını "şimdi" yaşadıklarını içtenlikle (ve sık sık) düşünebilir ya da söyleyebilirler belki, ama gene de ruhlarının bir yanıyla bu andan da güzelini, daha da mutlu olanını ileride yaşayacaklarına inanırlar. Çünkü özellikle gençliğinde, hiç kimse bundan sonra her şeyin daha kötü olacağını düşünerek hayatını sürdüremeyeceği gibi, insan eğer hayatının en mutlu anını yaşadığını hayal edebilecek kadar mutluysa, geleceğin de güzel olacağını düşünecek kadar iyimser olur.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Hayat mecbur bırakmadıkça insan hayatı boyunca hayatını sorgulamıyordu, sorgulamak için bir sebep gerekiyordu. Hayat pek çok kişiye bu sebebi veriyordu aslında; tesadüf sandığımız karşılaşmalar, kaderin oyunu sandığımız olaylar hayatın GÖR deme biçimiydi. Ama çoğunluk görmezden gelmeyi tercih ediyordu, hayatın akıntısının içinde kaybolup gidiyordu ya da büyük bir kayaya çarpıp parçalanıyordu.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Bütün gücümle ona sarıldım ve boynunun kokusunu içime çektim. Yosunlu deniz, yanık karamela ve çocuk bisküvisi karışımı bu kokuyu her koklayışımda içime bir iyimserlik ve mutluluk yayılıyordu, ama Füsun ile geçirdiğim saatler hayatımın akmakta olduğu yolu hiç değiştirmiyordu. İçimdeki bu mutluluk ve neşe, bana doğal geldiği içindi belki bu.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Aşk, Cesaret,Modernlik
"Bana yalan söylemeni isterdim aslında... Çünkü insan ancak kaybetmekten çok korktuğu bir şey için yalan söyler." Füsun
Sayfa 63·Kitabı okudu