8/10
·538 syf.··
2026 1. kitabı
Spoiler Serinin ilk iki kitabına göre daha yavaş ilerliyor ve birçok soru havada kalıyor. Ayrıca bu kitap pek akıcı değildi ve bazı noktalarda kopukluk oldu. Takıntılı eski sevgilisi olan bir kıza kendini oğlunu ayarlamakta… Katil RAM TV’deki yapımcı çıksa daha sansasyonel olurdu. Bir de gün geçmiyor ki Dave amcamız Madeline’yi belaya sürüklemesin. Zavallı kadın adam yüzünden hep diken üstünde yaşıyor. Hayır, başını belaya soktuğu yetmezmiş gibi kadını kendi haline bırakıyor ve yanında olmuyor. Bir yere gideceği zaman bile kendisi götürmüyor, kadın kendi gidiyor. Sözde çok aşık ve seviyor... Kitapta defalarca emekli dedektif görmek bir noktada bayıyor. Yalnız “Gözlerini Sımsıkı Kapat” kitabında nasıl bir travma yaşadıysa o çok arzuladığı fotoğrafçı kadının adını bile anmamış. Dave amca iyisin hoşsun ama az rahat dur ya. Kitabın sonlarında kulübeye gidip katil beklemek nedir? Mesut komiser misin? Rıza baba ve ekibi gelip seni p*ze*nelerin elinden mi kurtaracak? Hayır, Clinter olmasa katil masada Dave amcamızın kanıyla “The Last Supper” resmini çizecek…
Duygu ve Düşünce
Şeytanı UyandırmaJohn Verdon · Koridor Yayıncılık · 201310,6bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2025 468. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 14:07
Rachel Cusk’ın Son Akşam Yemeği (The Last Supper: A Summer in Italy) adlı kitabı Rachel Cusk’ın Son Akşam Yemeği: Yeniden Kurulan Benliğin Sessizliği Rachel Cusk’ın Son Akşam Yemeği adlı kitabı, yüzeyde bir seyahat anlatısı gibi görünür; fakat satır aralarına sızan sessizlik, bunun çok daha derin bir metin olduğunu sezdirir. Cusk, İtalya’ya taşınan bir kadının gündelik hayatını anlatırken aslında bir iç yeniden doğuşun, bir kimlik inşasının portresini çizer. Eser, görünüşte pastoral bir dekorun ardına gizlenmiş, sarsıcı bir varoluş sorgulamasıdır. Bir Coğrafyanın Değil, Bir Zihnin Seyahati Cusk’ın İtalya’sı, romantik bir “göç”ün değil, kırılgan bir benliğin aynasıdır. Güneşin, taş evlerin, zeytin ağaçlarının arasında dolaşırken yazarın bakışı sürekli içe döner. Her manzara, bir ruh halinin yankısıdır; her sessizlik, söylenememiş bir cümlenin yerini tutar. Cusk, seyahatin dışsal dinamiklerinden çok, içsel yankılarını anlatır. Bu yönüyle kitap, Elizabeth Gilbert’ın Ye, Dua Et, Sev’indeki öz-arayış romantizmine karşı serinkanlı, neredeyse felsefî bir karşı duruştur. Gözlemin Soğukkanlılığı: Bir Kadının Sessiz İsyanı Rachel Cusk, çağdaş edebiyatta nadir rastlanan bir duygusal mesafeyi ustalıkla kullanır. Onun cümleleri sıcak bir itirafın değil, ölçülü bir tanıklığın ürünüdür. Bu mesafe, özellikle kadınlık ve annelik temalarının işlendiği bölümlerde belirgindir: Cusk, ev içinin sessizliğinde şekillenen görünmez emeği, toplumsal rolleri, kadının “var olma” hakkını doğrudan değil, gözlemin zarafetiyle dile getirir. Okur, yazarın sesini değil, onun bakışını hisseder — bu da metne hem şiirsel hem felsefî bir yoğunluk kazandırır. Estetik Bir Denge: Betimleme ile Boşluk Arasında Cusk’ın dili, resim sanatına yaklaşır. Ayrıntılar titizlikle işlenir; fakat o ayrıntıların
Son Akşam YemeğiRachel Cusk · Yapı Kredi Yayınları · 202525 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·352 syf.··
2025 8. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2025 14:58
Kadınların görünmez, ya da yıllar boyu halı altına bilerek süpürülmüş, tarihini inceleyen bu kitap yutması zor bir lokma oldu benim için çoğu zaman. Kendimi bildim bileli, gerek çevremde gözlemlediğim kadarıyla gerekse internet aracılığıyla diğer kadınların yaşadıklarına şahit olmamdan beri çok küçükken bile kendime feminist derdim. Ama ne yalan söyleyeyim, dünyanın gerçeklerine ve acımasız tarihine hiç bu kadar gözüm şiddetle açılmamıştı. Kadınların tarih boyunca çekmiş olduğu alt sınıf muamelesi ve bu alt sınıf muamelesinin acımasız işkenceler ve şiddetle pekiştirilmesi, tarih boyunca hangi topraklardan çıkmış olursa olsun hepimizde birazcık da olsa gurur duygusu yaratan devrimlerin son yüzyıllara kadar kadınlara nasıl dış kapının dış mandalı muamelesi yaptığı, 16. Yüzyılda bir siyahiyseniz ve üstüne üstlük bir kadınsanız güçlü beyaz erkeğin size iki kat daha kuvvetli bir sille vurması ve daha nicesi... Her erkeğin ve kadının okuması gereken bir kitap, günümüzde sosyal medya aracılığıyla eskiden kadınlara zorla kabul ettirilen normlar tekrar gün yüzüne çıkmaya çalışıyor —farklı isimler altında ama hepsi aynı amaca hizmet ediyor. Kitap bundan da bahsediyor. Patriyarka, erkeğe de zarar veriyor. Çocuksu düşmanlıklar modern dünyaya varan yolumuzda büyük bir engel. Her insanın düşünüp, neyin yanlış neyin doğru olduğuna ermesi dileğiyle. Kitabın bildiğim kadarıyla bi' Türkçe çevirisi yok :( İngilizce metin de biraz karmaşık zannımca, yazar bir üniversitede eğitim görevlisiymiş o yüzden dili akademik ve çok da bir altyapım olmadığı için zaman zaman zorlandım, gerektiğinde çeviri kullandım. Yavaş yavaş ve anlaya anlaya okunabilir tabii ama herhangi bi' kitaba o kadar saatlerimi harcayamazdım açıkçası ahdhahsg. Okunur, ama uzun bir süre feminist literatür okur muyum
Who Cooked the Last Supper?Rosalind Miles · Crown · 20015 okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2025 10:54
Rosalind Miles’ın “Who Cooked the Last Supper?” adlı eseri üzerine Bir Tabak Yemek, Bir Dilim Sessizlik Tarihin görkemli salonlarında ayak sesleri yankılanır: kralın, filozofun, savaşçının, imparatorun… Ama kimse mutfağın kapısını aralamaz. O büyük sofralar nasıl kuruldu, o imparatorlar neyle doydu, çocuklarını kim büyüttü, kim gizlice ağladı, kim ölülerin ardından yıkanmamış çarşafları topladı? Tarih kitapları bu sorulara yanıt vermez. Who Cooked the Last Supper? (Son Akşam Yemeğini Kim Pişirdi?) kitabın başlığında yer alan soru yalnızca kışkırtıcı bir ironi değildir; aynı zamanda tarihsel hafızanın delik deşik olmuş dokusuna bir iğne vuruşudur. Kitap, erkeklerin yazdığı tarihin satır aralarına sıkışmış kadın hikayelerini büyük bir dikkatle söker, yeniden dokur. Bu bir düzeltme değildir bu bir reddediştir: Miles, yalnızca “kadınların da katkısı var” demez, aksine “sizin tarih dediğiniz şey, baştan sona bir çarpıtma” der. Ve bu çarpıtma yalnızca unutkanlıkla açıklanamaz; sistematik, ideolojik ve çoğu zaman da kutsallaştırılmış bir kurgudur. Unutulmuş Değil, Susturulmuş Miles’ın en sarsıcı hamlesi, kadınların tarih boyunca yalnızca “görünmez” değil, aynı zamanda görünmez kılınmış olduğunu hatırlatmasıdır. Bu fark basit ama belirleyicidir. Çünkü unutulmak pasif bir eylemdir; oysa yok sayılmak politik bir karardır. Antikçağ’da tanrıçaların hüküm sürdüğü, kadınların şifacı, lider, bilge olarak kabul gördüğü dönemlerin ardından kadınlık bastırılmış, bilgelik “cadılık”la cezalandırılmış, doğurganlık lanetlenmiş, ses suskunluğa dönüştürülmüştür. Kitapta adı geçen Hypatia, yalnızca İskenderiye’de taşlanan bir kadın filozof değil; bilgiyle bedenini birleştirdiği için **cezalandırılan tüm kadınların
Who Cooked the Last Supper?Rosalind Miles · Crown · 20015 okunma
Süpper... Akıcı ve öğretici.
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Kudüs hakkında bilinmesi gereken temel bilgiler anlaşılır ve akıcı bir dil ile anlatılmış. Çocuklar azim ve gayret aşılayan, öğrenmenin heyecanını yükleyen çok güzel bir kitap. Ailecek okununca daha güzel oluyor.
Edebiyat
Özgür Kudüs'ün Yazarı OlacağımAyhan Aktan · Yarım Elma Yayınları · 20241 okunma
kitap hakkındaki düşüncelerim
10/10
·380 syf.··
2024 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2024 08:50
kitabi spoilersiz nasil anlatabilirim bilmiyorum. o yuzden direkt dusuncelerimden bahsetmek istiyorum… bir arkadasim surekli oneriyordu cok begenmisti ben de aldim okudum O KADAR sariyor ki hicbir isiniz yokken oturup okusaniz SAK doye bitirirsiniz cok akici ve anlasilir bir dili var olaylar supper islenmis. KESSSINLIKLE oneriyorum️
İnceleme
İyi Bir Kızın Cinayet RehberiHolly Jackson · Epsilon Yayınevi · 20223,692 okunma