Ben Gracelyn Mae.. Chester, Georgia kilisesinin papazının kızı. Kız kardeşi ile birlikte kasabanın zenginlerinden oldukları için anneleri (Kraliçe!) tarafından belli bir role büründürülmüşlerdi.
Hayatları boyunca hep belli bir şekilde davranmak zorunda, daima usturuplu, sıkıcı ve güzel olmalılardı..
Ve yine annesinin iteklemesi ile kasabanın en iyisi Finley (Finn) James ile tanıştırılmış ve onunla evlendirilerek kasabayı terk etmişti. Şimdi yıllar sonra kasabaya tekrar dönerlerken 7 başarısız çocuk denemesi ve bir aldatma ile sarsılan evlilikleri toparlanacak gibi de değildi.
Ve Jackson Emery, O Chester kasabasının kötü çocuğu sanılan kişiydi. Babası sürekli sarhoş gezen ve olay çıkartan birisi, annesini yıllar önce kazada kaybetmiş . Önceleri sessiz, çocuklar tarafından sürekli dışlanan, itilip kakılan birisi iken büyüdükçe her türlü belaya bulaşmış, keş denilen, süprüntü denilen hatta neredeyse ölmesini istedikleri kişiydi. Buna rağmen harika vücudu kasabanın tüm kadınlarını etkiliyor ve o da bundan faydalanıyordu!
Grace kasabaya aldatılan kadın olarak geri döndüğünde tek korkusu kasabanın kendisini yargılayacak olmasıydı.
İnsanlar ne düşünecekti
Ne diyeceklerdi ve hepsinden kötüsü annesi ne tepki verecekti?
Ah, hadi ama Grace bu kadar iyi yürekli nazik bir kadın olamazsın, gözünün içine baka baka seni sömürmelerine nasıl bu kadar izin verdin hiç anlamıyorum. Tabi kasabanın yüz karası, canavarının senin nefes almanı sağlayan tek kişi olması! İşte bu beklenmeyen bir şeydi. Çünkü Jackson da çok zor bir karakterdi…
Sayıp söveceğim çok karakter var bu kitapta! Kasabanın bol dedikoducu kaynıyor olması, herkesin bu kadar samimiyetsiz olması, Grace2in annesi hatta papaz olan babasına bile sinirliyim..
En çok da Finn’in yüzsüzlüğüne!
Okumayanlar için biraz fazla