Türkiyede neden cinayet kitapları popüler değil yaa
Puan vermedi
10 / 6 veya 7 Öncelikle mükemmel bir katil karakter varken sikik bir kurban tarafından anlatılan bölümler var Sadece katilin ağzından anlatılsa müq olacaktı Noa karakterine sinir oldum lan Kızın saçlarını süpürge yerine kullanıp yatağa bağlıycaktım en son Katil karaktere aşık oldum bu arada bu yüzden 7 puanı hak etti
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian · 20241,747 okunma
İlahi Kentler Serisi
Puan vermedi·496 syf.··
2023 11. kitabı
Büyü, Casusluk ve Zorbalık... İkisi Seride Biri İncelemede: İlahi Kentler Serisi Kara Kule, Dune, Cosmere, Üç Cisim Problemi, İlk İmparatorluğun Efsaneleri ve Kızıl İsyan gibi türlerinin en iyilerinden olan ve çok sevilen serileri ağırlayan "İnceleme(?)" adındaki masamızda bugün, ismi geçen serilere nazaran daha mütevazi bir seri olan İlahi Kentler serisini konuk ediyoruz. Ve hiç vakit kaybetmeden fantastik kurgu türünde bir seri olan konuğumuza rahatlaması için çeşitli içecekler ikram edip konuğumuzu benzer tür kitapların kendi aralarında konuşmaya daha meyilli olmasından dolayı* yan yana oturan Dune, Üç Cisim Problemi ve Kızıl İsyan serilerinin karşısına; Cosmere, Kara Kule ve İlk İmparatorluğun Efsaneleri serilerinin ise yanına yerleştiriyor ve diğer misafirlerimize İlahi Kentler serisine başlayabilmeleri için gereken basit bilgileri vererek onları tanıştırmaya başlıyoruz**(*) *Bu türcü bir tutumdur, evet. Fakat her ne kadar bizi başkalaştıran yapılarıyla kişilik sahibi olsalar da kitaplar insan değillerdir ve bu nedenle türlerine, yazarlarına, yayınevlerine veya kapak renklerine göre kategorize edilebilirler. Ama insanlar EDİLEMEZLER. **BKSBİGBB'ye nasıl bağlandık ama? İyi ama BKSBİGBB de ne mi diyorsunuz? Yenisiniz galiba... Bakıyım... YENİSİNİZ! Yaşasın yeni gelenler var! Hoş geldiniz! Umarım bir arkadaşa bakıp çıkacaktım demez ve buralarda kalmaya devam edersiniz. Kim bilir belki de BKSBİGBB'nin gizemini keşfederken Matematiğin, Kuantumun, yani "Hayatın" sırlarına da vakıf olursunuz. Sonuçta tüm büyük buluşlar en acayip yerlerden çıkma değil midir? (*)Tekil kitaplarımız nerede mi oturuyor? Onlar özgürlüklerine düşkün ve biraz da başlarına buyruk olduklarından otoriteyi reddediyor ve masamızda gösterilen yerlerine oturmak yerine sağda solda dolanıyorlar. Bu
Mucizeler KentiRobert Jackson Bennett · İthaki Yayınları · 201952 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·48 syf.··
Beğendi
·
2026 83. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
#fundaokuyupyorumluyor @tifil.dunyasi ndan çıkan fantastik ve gotik türde Türkiye'nin ilk genç çocuk dergisi #fangotikokalesi tüm sevenleri ile buluştu. Öncelikle bu kaleye girebilmek için muhafız Gottirik ve Fostirik'in izini sürmemiz gerekiyor. İçeri girebilmek için giriş biletine ihtiyaç var. Öncelikle gizli mesajı çözmen gerekiyor, kelimeleri bul ve cümleyi yaz. İlk sayfalardan bir bulmaca ile karşılıyor minik okurları. Daha sonrasında birbirinden güzel ve komik gotik, fantastik ve mizahi maceralardan oluşan çeşitli hikayeler bulunuyor. FANGOTİKO KALESİ 'nde bulunan gizemli ormanların derinliklerine yolculuk yapacak, görkemli dünyaların kapılarını aralayacak ve belki de en önemlisi hayal gücünüzün sınırlarını zorlayacaksınız. Burada vampirler güneş kremi sürerken, cadılar en yeni süpürge modelleri ile konuşabilir; mumyalar diş fırçalar, hayaletler görünmezlik kremi peşinde koşuyor olabilir. Hatta ejderhalar akrobatik hareketler yaparak müzik aleti çalabilir. Macera ve eğlence hikayelerinin buluştuğu bu dergiyi çocuklar çok sevecek. 8 yaş ve üzeri her çocuğun beğeni ile okuyabileceği bir dergi. Hatta son sayfalarda "yazar olacak çocuk" başlığı altında yarım kalan hikaye tamamlanması istenmiş. Yazarlığa bir giriş yapmak için harika bir fırsat Haydi sende yazma yeteneğini keşfet.
Fangotiko Kalesi - Sayı 1Fangotiko Kalesi Dergisi · Tıfıl Dünyası Yayınları · 202411 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 34. kitabı
Öyle olay örgüsü beklemeden gelecek üzerine yaratılmış dünyaya odaklanacağınız bir okuma. Değişik bir konu, alaycı bir anlatım ve distopik bir geleceğim kurgusundan bahsediyorum. Japonların ilginç edebiyatına buyrun bir örnek daha. Tek farkı bu pek karanlık hissettirmedi. Güneşli keyifli bir günde okumuş olmamın bu düşüncemde payı olduğunu düşünmekteyim. Biraz anlatayım karanlık mı değil mi siz karar verin. 100 yaşını geçmiş ve ölemeyen bir nesile ait olan büyük büyük dede Yoşiro ve torunun oğlu Mumei. Çocuğun adının anlamı “adsız”. Bu ikilinin hayatının bir kesimine dahil oluyoruz. Mumei’nin annesi doğumda ölüyor; babası da kaçıp yok oluyor. Geriye hastanede tek bir kişi kalıyor: Yoşiro. İlerleyen sayfalarda zaten görüyoruz ki annesiz babasız tek başlarına kalmış çocuklar çok normal. Çünkü çevrelerindeki çocukların çoğu bu durumda. Anne ve baba kelimeleri ülkede pek kullanılmıyor. Japonya bu sıralarda dış dünyaya kendini kapatmış. Meyvelerin ithalatı kesildiği için halk şikayette; farklı şehirlerde üretilen mandalinaları da şehir kendi içinde tüketme politikası izlemekte. Ülkede garip garip günler kutlanıyor. “Ha Gayret Yaşlılar Günü” veya “Çocuklardan Özür Dileme Günü” özel günlerden iki örnek. Elektrikli eşyalar deseniz hayattan uzaklaştırılıyor. Önce elektrikli süpürge sonra da çamaşır makineleri. Hatta cep telefonları da. Nobel ödülü alacağı düşünülen yazarlara da bahis oynanıyor. Hayret edeceğiniz geleceğin şekillerinden daha neler var neler. Toparlarsak, kimi zaman mizaha kaçan eleştirel dili ile kitabın yazarı Yoko Tawada’nın aynı zamanda dile gösterdiği hassasiyeti ve minik oyunlarını okumak baya keyifli. Okurken kendinizi kitapta yer edinen her bir cümlenin varoluş nedenini irdelerken buluyorsunuz. İlk sayfalarda ne okuyorum derken ortalara doğru kitabın
Tokyo'nun Son ÇocuklarıYoko Tawada · Siren Yayınları · 20201,012 okunma
Zihin, zaman ve farkındalık
Puan vermedi·304 syf.··
2026 4. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:00
Momo iyi dinler. O dinlerken insanlar birbirlerini anlamaya başlar. Tartışmalar yumuşar, karmaşa sakinleşir. Michael Ende’nin Momo romanında dinlemek yalnızca bir iletişim biçimi değildir; aynı zamanda bir farkındalık hâlidir. Momo’nun en güçlü yanı konuşmak değil, gerçekten dinleyebilmektir. Çöpçü Beppo, Momo’nun en yakın dostlarından biridir. İnsanlar ona soru sorduklarında hemen cevap vermez. Sessizleşir, düşünür ve sonunda öyle sade şeyler söyler ki, insan kendi sorusunu bile unutabilir. Çünkü Beppo cevap vermekten çok fark ettirir. Beppo’nun hayatı aceleye karşı kurulmuş gibidir. Sokakları süpürürken kendi ritmini tekrar eder: “Bir adım, bir nefes, bir süpürge.” Bu cümle kitabın ruhunu da anlatır. Çünkü insan yalnızca yaptığı şeye gerçekten odaklandığında anda kalabilir. Beppo’nun taşlardan ve eski duvarlardan söz ettiği bölümler bana insanın bazı şeyleri yalnızca bilgiyle değil, sezgiyle de hatırlayabileceğini düşündürdü. Sanki geçmiş çağların izlerini hissedebiliyordu. Bu durum bana büyük bir farkındalığı çağrıştırdı. Çünkü Momo ile Beppo’nun ortak noktası yargısız olmalarıydı. Onlar hayatı aceleyle tüketmek yerine gözlemleyen insanlardı. Momo’nun diğer yakın arkadaşı Gigi ise Beppo’nun tam tersidir. Hareketli, konuşkan ve hayal gücü yüksek biridir. Turistlere uydurma hikâyeler anlatır, onları eğlendirir. Parasız kalmayı önemsemez; onun için önemli olan kendisi olarak kalabilmektir. Gigi ve Beppo birbirinden çok farklı görünseler de ikisini birleştiren şey, hayatı hâlâ canlı bir yer olarak görebilmeleridir. Kitabın en çarpıcı tarafı “duman renkli adamlar”dır. Bana göre onlar yalnızca sistemi değil, insan zihninin hiç susmayan tarafını da temsil ediyor. Sürekli konuşan, hesap yapan, kıyaslayan, yargılayan o iç sesi… İnsan bazen kendi zihninin içinde
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,3bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 1. kitabı
Özellikle Selime Teyze'nin eşi için hissettikleri , Meltem'in çoçukken kurduğu hayallerin insanın içine derinden işlemesi. Erkan'ın kardeşleri hakkında annesi ile konuşması, durumun aslında nasıl olduğu gerçeği, bir annenin içini daha ne kadar acıtabilirdi ki.Çok ama çok güzel bir kitap. 'Evin içinden sesler gelmeye başladı. Cinli ev gibi oldu. Eşya konuşuyor biliyor musunuz? Durduk yere çatır diyor, çıtır diyor. Bir şeyler oluyor. Kimsesiz evinde kendine göre bir sesi varmış. Hareketi bile var. Tül perdeler sallanıyor. Çiçeğin yaprakları kımıldıyo, kırlent dayandığı yerden düşüyor. Kaç yıldır asılı duran çerçeve çivisinden çıkıyor. Süt taşıyor, su kaynıyor. Kapı aralığındaki süpürge devriliyor. Zamanla bunlardan korkmamayı öğreniyorsun ama zamanla. O zamanın ne kadar olacağını bilmiyorsun işte. Yıldız gittikten sonra korkmaya başladım. Sanki Mustafa yenice gitmiş gibi geldi. Yalnızlığımı yeni anladım. Mustafa ölünce değil, yıldız gidince dul kaldım ben.'
Alıntı
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma