Umusamazlığın, hissizliğiyle duygulardan yoksun bir insanın yalın duygusunu içten bir şekilde anlatılarak okuyucunun kendisinin bile farkında olmadığı ruh halini ortaya çıkarmış ve çok rahatsız edici şekilde yazıya dökmüştür ve aynı anda muhteşem tasvirleri birden bire karşımıza çıkarıp afallatıyor yazarımız, ölüm anı 'hiçliği' tattıran ilk defa bu kadar yakından hissettirmiştir
İnsanı insan yapan Duygularıyken Albert camus ters köşe yaparak bı insanı beklentilerden uzaklaştırıp iç hesap meselesine dönüştüren bir hikayeye yazmış. kayıtsızlık ancak böyle anlatılabilirdi gercekten !
tabii umut, koşup giderken bir sokağın köşesinde,daha kurşun havadayken vurulup ölmekti.
'adam öldürdüğüm için değil; annemin cenazesinde ağlamadığım için idam ediliyorum'.