Bu kitabı nasıl anlatacağımı inanın hiç bilmiyorum. Ne desem sanki az kalacakmış gibi...
Sonu iyi mi bitti, kötü mü bitti... Bilmiyorum... Ama kime göre neye göre diye soruyor insan.
Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap. Öncelikle bunu söyleyerek başlayayım. Çünkü geçmişte yaşanılan gerçek bir hayatı ele alan bu kitaba hiçbir zaman geçmişi anlatıyor diyemeyiz. Çünkü bu kitapta geçenlerle şu zamanda bile karşılaşabiliriz. Ama farklar var tabi ve belki bu zamanki daha tehlikeli... Şimdi diyeceksiniz ne diyor, neyden bahsediyor bu kız; belki anlaşılmayacak bir şekilde yazmışımdır, bilmiyorum...
Ama şöyle açıklamak isterim;
28 Şubat dönemi... Bazılarımızın çok iyi bildiği bazılarımızın da ilk defa duyduğu bir ifade -yaşanmışlık-. O zamanda tesettürlü olanlar gerçekten tesettürlerinin hakkını veriyorlardı. Biliyorlardı başlarında ayet taşıdıklarını ve bunun farkındalığıyla her türlü dayatmaya karşı dimdik duruyorlar. Ama şimdi... Belki de bu yüzden bu kitabı kesinlikle herkesin okuması lazım, özellikle de tesettürlü -başı kapalı-, tesettüre girmek isteyenler ve bunu düşünenler okumalı. Çünkü...
Hani dedim ya o dönemde insanlar farkındaydı ama şimdi çoğu kişi farkında değil o başındaki örtüyü niye taktığının... O yüzden sadece başı kapalı gençler var bu kadar çok. O yüzden genç kızlarımızın arasında açılma oranı bu kadar yüksek. Hadi kapalı insanları geçtim açık insanlar bile farklı bu asırda... Farkında mısınız bilmiyorum ama herkes birbirine benziyor... Sanki hepsi de kodlanmış gibi, herkes aynı saç stili, yüzler bile benzer, özellikle de kıyafetler... Neyse bu konu buranın konusu değil o yüzden burada bırakıyorum.
Şimdiki zamanın gençlerine bir şey lazım. Öyle bir şey olmalı ki bu, herkesin gözünü açmalı; gerçeği görmelerini sağlamalı... Ama... Gerçeği görmek