İnsan hayatın bir yerlerinde ölüyor aslında. Ruhuyla arasında yaşamak kadar ısın bir mesafe giriyor. Ölüyor insan ve yeniden diriliyor. Umut etmek için diriliyor, başlayabilmek için diriliyor , doğru dürüst bir tek cümle kurabilmek için diriliyor ilte.
Sonra… Sonrasi karanlık.
İnsanlığın varoluşuna, yaşama telaşına bir parça olsun güven katmak için gökyüzünden indirilmiş, huzur ve ev gibi iki kelimenin yan yana gelmesi, nasıl olur da böylesine itici, soğuk bir dünyaya iter bizi.
Görünürde ne çoban, ne sürü var. Zaman zaman karşıdan karşıya geçen geçen kurtların dışında kimse yok caddelerde. Kurtlardan biri nöbetçi eczaneden ‘Kuzu’ soruyor.