İmajın her şey olduğu zamanlara geldik. Ne olduğunuzdan daha çok nasıl göründüğünüz önemseniyor. Gerçeklerin önüne çekilen o kadar çok perde var ki. Bir de maskeler. Rengârenk, her zevke uygun, ilgi çekici maskeler. Birini çıkar diğerini tak. Sonra geç objektifin karşısına, bas deklanşöre. Anında paylaş, gelsin beğeniler. Paylaşılmayan bir an yaşanmış sayılır mı?
Mahalledeki bakkal, sokağı süpüren temizlik işçisi, köşe başındaki seyyar satıcı, okulun karşısındaki kitapçı ilgi alanından çıkıyor yavaş yavaş. Ne de olsa ihtiyacın olan her şey bir tıkla kapında. Selam verip selamını aldığın gerçek insanlar birer birer azalıyor etrafında farkına varmadan. Kredi kartın var cebinde, her alışverişle puanların birikiyor. Her seferinde "Allah bereket versin" diyen bakkalın, manavın hayatından uzaklaşmasıyla bereket de uzaklaşıyor farkına varmadan. Ama olsun kredi kartında puanları birikiyor. Kara cumalarda, çılgın alışveriş günlerinde, efsane indirimlerde bereket bir işe yaramıyor fakat puanlarla istediğini alıyorsun...