Kimsenin kendi acısı yok, anısı yok, rüyası yok, arzusu yok. Herkes koronun en ortasında en yüksek sesi çıkarmak için çırpınıyor. Ortaya nasıl geldiğini bilmiyor. Oradan nereye gideceğini bilmiyor. Kalabalıkla birlikte o da bağırıyor. Tek zamana indirgenmiş bir bellek. Yapıştırma bir gülümseme. Eğreti. Anlamsız.
Hayal kurduğum zamanlarda hayaletler beni ziyaret ediyor. Birtakım insanlar bana geliyor; sesler, müzikler duyuyorum ve bana öyle geliyor ki, sanki bir ormanda, bir deniz kıyısında dolaşıyorum. Böyle anlarda hayata karışmayı, dünya telaşına kapılmayı öyle çok istiyorum ki...