Bireyden biraz devam edelim, sonra topluma da intikal edeceğiz. O zaman soruyorsunuz. Bu hareketleri niye yapıyorsunuz? Gözlemden sonra hemen soru geliyor. Diyor ki bana böyle söylediler. Kim söyledi? Babam, annem, öğretmenim, mürebbiyem, profesörüm, filan filanca yazar. Peki nedir bu? Görüyorsunuz ki bir kural var. Bireyin hayatını yönlendiren bir kurallar manzumesi var. Yaptığı hareketlere baktığınız zaman birbiriyle ilişki içinde olduğunu görüyorsunuz; nedensellik bağıyla birbiri-ne bağlı bu hareketler. Neden namaz kılıyorsun? Çünkü Rabbim öyle emretmiştir, diyor. Çünkü babam da kılıyordu ve bana öyle olması gerektiğini öğretti, diyor. Çünkü bu bir itikat meselesidir, diyor. Demek ki bir kuralı var hadisenin. Peki, o yaptığı hadiseyi yapmadığı zaman veya bir başka hadiseyi yapıp da pişman olduğu zaman? Durum nedir? O zaman da diyor ki ben kuralı ihlal ettim. İhlal ettiysen ettin. Ne oldu? Trafik cezası gibi düşün, parasını ödersin mesele hallolur. Yok diyor, vicdanım rahatsız oldu. Trafik cezasını ödedin mesele bitti. Vicdanen hiç muazzep olmazsın. Yapmasaydın iyi olurdu. Ama bu öyle değil.