Şimdi topluma bakıyoruz. Biraz uzun vadede baktığımızda toplumun bazı hareketleri yaptığını, bazılarını da yapmadığını görüyoruz. Demek ki burada da birtakım kurallar var. Toplumsal kurallar var. O toplumsal kurallara göre davranıyoruz. Oradan da "Peki bu kuralları yöneten ilkeler nelerdir?" diye soruyoruz. Mesela bir toplumun hayatına bakın. Belli bir dönemde belli bir işi yapıyor, sonra aynı işi başka şekilde yapıyor. Yani biçim değişiyor ama ilke değişmiyor. Kapitalist toplumun ilkesi değişmez. Bir zaman ahşap gemiyle sömürü yapıyordu, şimdi bilgisayarla sömürü yapıyor. İlke değişmiyor, biçim değişiyor sadece. Arada bir dönem demir gemiyle sömürü yaptı, şimdi markalar ile sömürü yapıyor, sizi mahkûm ediyor; yiyeceğinden içeceğine... Eskiden, bunları yiyeceksin bunları yemeyeceksin diyordu. Şimdi öyle yapmıyor. Sosyal medya ile sizi adeta hipnotize ediyor. Sonra da bunu içersen, bunu yersen çağdaşsın diyor... İlke değişmiyor. İlkenin arkasındaki gaye, ben elimdeki güçle diğer insanlara nasıl hâkim olurum ve onları nasıl sömürürüm anlayışıdır. İlke bu.