Seyfullah

Tembellik aptallığın, ahmaklığın; aptallık utanmazlığın; utanmazlık batıla dalmanın sebebidir. Aynı şekilde sapkınlık kalbin pasIanmasını; pasıanma kalbin katılaşmasını; katılaşma da kalbin mühürlenmesini ve kilitlenmesini zorunlu kılar. Bu hususta insanın yapması gereken başlangıçta kendini ciddı bir gözetim altına almak ve küçük günahların irtikabına dahi izin vermemektir. Zira küçük günahların irtikabı, büyüklerin irtikabına sürükler. Şu beyitte denildiği · gibi: 'İşler başlangıçta küçük ve zayıftırlar/Ancak hareket ettikçe büyürler, çoğalırlar. '
Din
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Alimlerden birisi şöyle demiş: 'Alimlere soru sorup bilgi edinmek seni Allah için sevab işlemeye teşvik eder; O'nun azabından korkutur. Bilge kimselerle içiçe yaşaman, seni Allah tarafından övülen işlere yöneltir; kınamasına vesile olan işlerden de uzaklaştım. Büyüklerle oturup kalkman da Yüce Allah'ın lütuf ve ihsanından başka her şeyden el etek çekmeni sağlar. '
Din
Modern dünyada başarının her şeyi meşrulaştıran bir işlevi var. Kişi, eğer başarı merdivenlerini tırmanmışsa, oraya hangi yöntemleri kullanarak ulaştığı sorgulanmıyor. Başarının, bireye kendisini diğer insanlardan üstün görme hakkını verdiği kabul ediliyor. Benlikleri kutsamanın en önemli vasıtalarından birisi başarı. Ama neyi başarmak? İyi bir bilim insanı olmanın, hayırseverliğin veya dürüst bir yurttaş olarak kalmanın günümüz toplumunda şöhret, para ve iktidara tahvil edilebilir bir tarafı yok. Başarı, günümüz Türkiye'sinde şöhret, para ve iktidarın kapılarını açabildiği sürece anlamlı.
1000Kitap
Geçmişin erdemi "Kendini bil!” sözünde yoğunlaşıyordu, bugünün dünyası "Kendin ol!" diyor. "Kendin olmak için kendini göstermen gereken bir çağda yaşı- yorsun." Kimliklerin ve statülerin akışkan olduğu, altımızdaki zeminin sürekli kaydığı bir zaman diliminde geleneğe yaslanmak bize artık kim olduğumuzun ve kime güvenebileceğimizin ipuçlarını vermiyor. Kişisel hayatımızın ayrıntılarını yabancılara açarak onların güvenini kazanmak istiyoruz, karşılığında onların da kendi hayatlarını bize açmalarını bekliyoruz. Modern- lik öncesinde gözetim vasıtalarıyla "az" "çok"u izliyor- du; televizyon çağında, "çok" "az"ı izliyor ve nihayet internet çağında, "çok" "çok"u izliyor. Herkes herkesi izliyor. Gözetleme her yerde. Toplum hayatımız büyük bir göze ve büyük bir kulağa dönüşmüş durumda
Hayata Dair
insan, elde ettiği her mutluluğu ve başarıyı kendisine, başına gelen her kötü durumu ve hüsranı da başkalarına (ve bazan da Allah Teâlâ'ya) mal eder. Bu onun tabiatında vardır. Ancak mü'min, bu anlayışın tam tersinin doğru olduğuna inanır ve başına herhangi bir olumsuz durum geldiğinde önce dönüp kendi yaşantısına, amellerine ve gidişatına bakar. Zira bilir ki, karşılaştığı herhangi bir mutluluk ve başarı (nimet) Allah Teâlâ'dan, bela, hüsran ve sıkıntı ise kendi nefsinin işlediği kötülük ve günahlardandır: "Nimet olarak size ulaşan ne varsa Allah'tandır “Sana gelen iyilik Allah'tandır; başına gelen kötülük ise nefsindendir." 209
Sayfa 147
Din