Her şeyi bilir, her şeyin en doğrusunu bilir; iyiyi, güzeli, elzemi ve ehveni ayırt edebilir. Olması ve olmaması gerekeni seçebilir. Kötüyü ve kötülüğü teşhis edebilir; zulmü, işkenceyi, hırsızlığı, fuhşu, rüşveti, yalanı, kibri "kötülük" olarak bilir. Edebi, tevazuu, dürüstlüğü, güzeli, sevgiyi, saygıyı da "iyilik" olarak bilir; ama bunları kendinden bağımsız olarak görür. Kendini bağlamadığı, kendisini rahatsız etmediği ve kendisini içermediği müddetçe savunur...
Hangi yıldızdır bilmem, gözlerin
kayar da üzerime rüveyda
önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime
sonra açılır önümde ıstırab vadileri
silik renkleriyle adımlarıma
çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir
hayalin bittiği menfeze doğru
alaca bir at koşar içimde
zamansız, mekansız nefese doğru.
Nurullah Genç