estella goodwinn

10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2024 03:37
midas benim yazardan okuduğum ilk kitap. 11 öyküden oluşuyor. bu öyküler kıbrıs’ta geçiyor. her öykünün anlatım tekniği farklıydı ve hepsi farklı tarzda yazılan öyküleri okumak çok keyifliydi, her öykünün başında beni heyecanlandıran bir şeydi bu. benim “güneşli kitap” diye sınıflandırdığım kitaplardan biriydi midas. öykülerde yaratılan atmosferden dolayı en hüzünlü öyküde bile kendimi kötü hissetmedim ayrıca içinde müzik çalan kitapları çok severim çünkü açıp o şarkıyı dinlediğimde sözcüklerle oluşturulmuş o kurgusal atmosfer kitaptan yükselip benim etrafımı sarar ve hikaye ile benim gerçekliğim bir anlığına fiziksel olarak kesişmiş gibi hissederim. où va le monde böyle bir öyküydü ama beni en çok büyüleyen kitabın son öyküsü, caretta caretta camus ve 99 kardeşi. güneşli, inanılmaz tatlı ve okuduğum süre boyunca güldüğüm ama aynı zamanda hüzünlü olan masalsı bir hikayeydi. çok çok sevdim bu öyküyü
MidasAhmet Şimşek · İthaki · 202377 okunma
büyütücü mercek
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2023 67. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2023 04:26
kayıp zamanın izinde uzun zamandır hayatıma eşlik ediyor ve okuduğum süre boyunca bana çok şey öğretti, gösterdi, anlattı ve aylarca uyandığım her günde, yaptığım her şeyde ve her günün sonunda yanımda olan bir arkadaş gibiydi. kitapta bahsedilen her insanla, her kitapla ve proust'un hayatıyla ilgilenerek okuduğum için proust ile inanılmaz bir bağ kurdum bu sürede. bu kitap bana çok şey kattı, görmediğim farkında olmadığım şeyleri önüme koydu, gördüğüm şeyleri de farklı görmemi sağladı, beni büyüttü, ben büyürken yanımda oldu. kayıp zamanın izinde'yi okumanın hayatımdaki en önemli şeylerden biri olduğunu ve beni dönüştürdüğünü hissediyorum. bu 3000 sayfalık yolculuktan sonra edebiyatın, sanatın ne kadar büyük bir güce sahip olduğunun ve her şeyin ötesinde olduğunun farkındayım. müziği (vinteuil sonatını) proust’un cümlelerinden dinlemek, güneş ışığının kelimelerinin arasından süzülerek bana ulaşması, bir tabloyu sözcükleriyle yeniden resmedişini okumak ve uzun sayfalar boyunca bir sosyete davetinde insanların birbirine takdim edilişini, birbiri etrafında dönüp duran konuşmaları, sosyetenin oynadığı bu oyunu okumaya dalmışken sayfayı çevirince kendimi küçük bir sorgulamayla başlayıp bu sorgulamanın bilinç-zaman-gerçeklik kavramlarıyla ilişkisini takip eden felsefi bir metin okurken bulmak heyecan verici ve tarif edemediğim zamandışı anlar yaşattı bana. asla unutmayacağım bir okuma deneyimiydi. proust'un da söylediği ve amaçladığı gibi bu kitap benim için büyütücü bir mercek oldu, kendi kendimi okumamı sağladı ve bu kitap hayatımın her anında içimde taşıdığım şeylerden biri olacak.
Yakalanan ZamanMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20241,400 okunma
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2023 62. kitabı
19.yy fransasının en ünlü kadın yazarı ve dönemin en ikonik kişiliklerinden biri olan george sand’den okuduğum ikinci kitap. flaubert, balzac, proust, jules verne gibi yazarlara ilham olan bu
İndianaGeorge Sand · Oğlak Yayıncılık · 2008105 okunma
10/10
·402 syf.··
Beğendi
·
2023 59. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2023 19:51
Seride en hızlı bitirdiğim kitap oldu. Bu ciltte 377 sayfa boyunca süren ana konu Marcel'in Albertine'e olan kıskançlığı, onunla içinde yaşadığı gelgitli ilişki. Diğer ciltlere göre sosyete
MahpusMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20231,477 okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
beni çok etkileyen, duygusal bağ kurduğum bir kitap bu. kahramanın felipe’ye yazdığı kısa mektuplardan oluşan 60 sayfalık bir kitap. sis kitabında olduğu gibi bu kitap da düşünsel derinliği olan, her sayfada durup sorgulayacak bir şeyler bulabileceğiniz ve aynı zamanda çok da akıcı olan bir iç hesaplaşma. mektupları yazan kahramanımız, don sandalio’nun gerçekte kim olduğuyla değil, onun için ne anlama geldiğiyle, hayalinde canlandırdığı don sandalioyla ilgileniyor mektuplar boyunca ve don sandalio’yla “onun don sandalio’suyla” ilgili kimseden bir şey öğrenmiyor, dinlemiyor. hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediği don sandalio’yu dünyada en iyi tanıyan, hisseden insanmış gibi yazıyor, don sandalio onun benliğinin bir parçası oluyor. ama bu mektupların esas yazarı don sandalio mudur aslında? kendisi de mektup yazdığı felipe midir? yani aslında 3 karakterin olduğunu sanarken hepsi kendisiyle bir iç hesaplaşmadan, yazarın kendi temsilinden başka bir şey değil midir? “okuyucularım, benim okuyucularım gerçekçi denen romanların tutarlı dünyasını aramazlar-öyle değil mi okuyucularım?-“ bu kitabı 2 defa okudum, çok kez daha okuyacağım. hayatımda hiçbir kitapta kendimi bu kadar bulmamıştım ve hiçbir şey senelerdir cevabını aradığım sorulara bu şekilde farklı bakmamı sağlamamıştı. henüz kitabı tam olarak anladığımı sanmıyorum ama belki bir gün anlarım diye tekrar okumaya devam edicem
Satranç Ustası Don Sandalio’nun RomanıMiguel de Unamuno · Ketebe Yayınları · 2018630 okunma