"insanlığın her gün, her saat ve dakika çoğalmaya devam eden tüm bu isimler olmaksızın idare edip edemeyeceğini merak ediyorum. sonunda havanın kendisi bile isimlerle dolacak ve koca bir ovada bile insanlar, aynen gaz lambalarının gaz tüketmesi gibi, tüm havayı tüketen kullandıkları sayısız kelimeler yüzünden birbirlerinin nefeslerini soluyacaklar. ama insanlar isimlere bayılıyor sanki, çünkü çok sayıda isim bilmek çok şey bilmek gibi görünüyor. ne var ki, dünyadaki şeylerden çok daha fazla isim olduğunu duymak beni şaşırtmazdı."
"sevdiğin kadınla bir cumartesi gecesi yemeğe çıktığını ve kimsenin buna bir anlam yüklemediği bir dünya düşlersin. bu, ağlama arzusu oluşturur sende. bu isteğin basitliği, küçüklüğü... böylesine ihtişamlı bir hayat için çok çalışmışsındır. şimdi ise tek isteğin küçük özgürlüklerdir. açıkça sevmenin gündelik huzuru."
"ama bir kızın tüm bunları yaşamında gerçekleştirebilmesi için ne kadar çaba harcaması gerekir acaba? babamızın, annemizin, ablamızın ve abimizin de fikirleri var. tanıdıklarımız da var. ve arkadaşlarımız. sonra bizi her zaman büyük bir güçle çekip sürükleyen "dünya" var. tüm bunları düşününce, kendi karakterimize sadık kalmak kolay değil."