Tavsiye kitap.
Ney enstrümanını insanoğlunun yaradılışıyla özdeşleştiren büyük büyük sufinin Mesnevi adlı yapıtının ilk on sekiz beytini içeren ve Mevlana ile Şems'in dostluğunu anlatan çok güzel bir kitap.
"Gel, gel, ne olursan ol yine gel. İster kâfir, ister Mecusi, ister puta tapan ol yine gel. Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel."
Rumi gibi derya deniz biri ancak bu kadar sığ ve klişe anlatılabilirdi. Zaman ayırıp da okumanızı tavsiye etmem. Hatta MEB'in ders kitaplarını açıp okusanız daha çok faydası olur.
"Akıl gidilecek bütün yolları bilse de, aşk yolunu bilemez, şaşırır kalır" der Mevlana.
Kalple çıktık bu yola.
Anladıklarımız da oldu, şaşırıp kaldıklarımız da...
***
Mesnevi'nin ilk 18 beyti'ni açıklamış kendi fikirlerince Hakan Mengüç. Kimi zaman hikayelerle, kimi zaman inci sözlerle süslemiş düşüncelerini. Doğrusunu söylersem kitapla bağımın koptuğu yerler oldu. Ama söz konusu Mevlana olunca kitap her kopuşumda kendine bağlayabildi beni.
Ne mi öğrendim?
Bu soruya Mevlana'nın sözleriyle cevap vermek istiyorum. Belki de duygularımı bu kadar anlamlı anlatamazdım. Belki değil, hiç...
***
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
Işığı gördüm, korktum.
Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
Ağladım.
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu
Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu
Öğrendim.
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını
Zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanın içinde
İyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu
Tanıştığın insanın kitap okuma alışkanlığına bakmak sana önemli bilgiler verecektir muhakkak. Kitap okuyor mu, okumuyor mu?
Okuyorsa hangi kitapları tercih ettiğine bak. Ne sıklıkta okuduğuna bak.
Kitap okuma alışkanlığı çoğunlukla aileden gelir. Dolayısıyla yaptığı okumaların niteliği bu alışkanlığın köklü mü yoksa sonradan mı geliştiği yolunda sağlam ipuçları verir.
Ailede kitap okuma kültürü yoksa çocuğun da okuma kültürü gelişmiyor. Zamanla okulla birlikte ya da ergenlikten sonra geliştirilen bir alışkanlıksa, çok sonradan yetişkinlik zamanında yapılan bir tercihse bu hemen belli olur. Kitap seçimlerine bakarak kültürel gelişimini, zevklerini, ilgi duyduğu türlere göre zihinsel işleyişini az çok tahmin etmeye başlayabilirsin.
Kitap okuyor olmak bir kriterse de belirleyici değildir. Ne okuduğuna da bakmalısın. Kimi sadece roman okur mesela. Kimi kişisel gelişim okur, kimi tarih tercih eder, kimi bilimkurgu, kimi felsefe okur, kimi araştırma kitapları... Her biri farklı kültürleri, farklı düşünceleri yansıtır. Burada doğru ya da yanlış yoktur. Ne olduğuna bakmak ve anlamak değer kazanır.