Kaybolan kentler var
Sokaklar bomboş
Çocuksuz kalmış parklar.
Bir ev görüyorum kapısız
Sokağa taşan ıssızlığı
Pencereleri hep camsız.
Bir avlusu var ortasında yaşlı bir ağaç
Ve yalnız...
Bir enkaz var içerde
Bir evin mezarı
Sağlam kalmış yığma bir taş duvar
O da evin mezar taşı
Kaybolan kentler var
Bebeğini özlemiş bir kundak
Aşçısına hasret bir mutfak
Ve bir kafes görüyorum
Uçup gitmiş kuşlar
Kaybolan kentler var...
Tahsin Erkuş
“Eskilerin bilgisine sahip değiliz, devlerin çağı geçti. Bizler cüceleriz ama bu devlerin omuzlarına çıkmış cüceler. Küçüğüz ama kimi zaman ufukta onlardan daha uzağı görebiliriz”
Bu salgın döneminde benim bir kaç günümün çok iyi geçmesini sağlayan bir kitap ve hala etkisindeyim. Beni alıp Alamut Kalesine götürdü, orada felsefe ,din, savaş, coğrafya üzerine eğitim gördüm. Cennneti gördüm hurilerle yaşadı m. Savaş ve strateji üzerine düşündüm. Hayat ve inanış üzerine çıkarımlar verdi bana. Hasan Sabbah oldum, İbni Tahir oldum, Halime, Meryem oldum. Fedai oldum , Dai oldum , Padişah bile oldum ve en sonda 500 sayfa sonra yine evime geri döndüm.2020deyim ve karantinadayım.