Kitabın içine bir türlü giremedim, rafa kaldırmıştım. Tekrar okumaya çalıştım okuyamadım. Olmuyor, içine giremiyorum beni çekmiyor. Bu yüzden tekrar kitaplığıma koyuyorum. Belki bir gün...
"Çevrelerindeki dünya çöküp harabeye dönerken, her tarafı bu çöküntünün toz dumanı sararken bu aşağılık yaratıklar içlerindeki vahşiliğin dizginlerini salmış, savaşıyor, içiyor ve ölüyorlardı. Ne fark ederdi ki zaten? Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayan da... Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu."
Sayfa 37 - James Howard Smith (İhtiyar)·Kitabı okudu
"Daha önce rastladığım insanların neden bembeyaz suratlarıyla sessizce, gizlice kaçtıklarını artık anlamıştım. Uygarlığımızın ortasında, fakir semtlerimizde, işçi mahallelerimizde bir barbarlar, yabaniler ırkının doğmasına neden olmuştuk ve şimdi biz felaketi yaşarken onlar da vahşi hayvanlar gibi üstümüze saldırıyor, bizi yok ediyorlardı. Tabii kendilerini de yok ediyorlardı."
Sayfa 34 - James Howard Smith (İhtiyar)·Kitabı okudu