MUHAMMED’İN HİZMETLİSİ ENES B. MALİK
Muhammed’e 10 yıl hizmet eden, ev işlerini yapan, sürekli yanında yaşayan Enes b. Malik, üstatlarını geride bırakmıştır. Özellikle çok kadınla evlilik ve çocuk sayısı konusunda. Kendisi, Sahih-i Buhari’de (Vasiyetler bölümü, hadis 25) anlatıyor: Halife Haccac Basra’ya gelene kadar (H. 75), 120 küsur çocuğunu toprağa gömdüğünü söylüyor.
Taberani gibi bazı alimler Enes’in:” Ben şu iki elimle 100 öz evladımı gömdüm. Bu sayıya düşük olan çocuklarım ve torunlarım dahil değildir” sözüne yer vermiş. Bu çocukların çoğu, hicri 69’da Basra’da meydana gelen ’Carif’ taununda can vermiş. Tabii ki bir kısmı da ganimet amaçlı katıldıkları savaşlarda öldürülmüşlerdir. Üç gün devam eden bu salgında 200 bin civarında insan ölmüştür. O sırada Enes b. Malik ve ailesi de Basra’da yaşadıkları için bu felaketten onlar da nasibini almışlardır.
Bu rakamlar, İslam’ın klasik uygulamasında çok eşliliğin ve “bol üreme” kültürünün nereye vardığını çarpıcı biçimde gösteriyor. Muhammed’in yaveri Enes’in durumu ‘’saldım çayıra mevlam kayıra’ atasözüne denk düşüyor. Bir adam, onlarca kadınla evleniyor, sürekli çocuk yapıyor; ama çoğu çocuk erken yaşta ölüyor, salgınlarda, savaşlarda, yüksek bebek ölüm oranlarında eriyip gidiyor.
İslam ahlakı adına savunulan bu model, bugün insan hakları, kadın eşitliği ve çocuk refahı açısından açık bir skandaldır. Bir sistem, erkeklere sınırsız (veya çok geniş) cinsel ve üreme imkânı sunarken kadınları ve doğan çocukları bu kadar yüksek risk ve acıya maruz bırakıyorsa, o sistemin “ahlaki üstünlük” iddiası ciddi sorgulamayı hak eder.