Puan vermedi·308 syf.··
2026 73. kitabı
Detaylarını unutmak gafletine düşeceğimi bildiğim için üzüldüğüm bir kitap. Ruh ve beden ikiliği. Arzular ve irade. İnsanın içinde bir şeyleri değiştiren bir kitap. Bir günde, bir anda,bir kitapla veyahut bir olayla insan topyekûn değişemez ama en misroskobik vakıa bile insanda veya tabiatta devasa tesirlere sahiptir. Bu da öyle. İfade kabiliyeti zaten muazzam.
Matmazel Noraliya'nın KoltuğuPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 200410bin okunma
Puan vermedi·148 syf.·
2026 17. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar bu eserinde ellisinden sonra evlilik hayali kuran Makbule Hanım'ı ve konak hayatını; oğlu, kızı, ve damadının diğer kişilerin de yardımıyla Makbule Hanım'ı yirmi beş yaşındaki avukat Vassaf Bey'le evlilikten vazgeçirmeye çalışmalarını damadının ağzıyla aktarıyor. Hem mizah hem de hiciv türünde yazılan eser yer yer durum yer yer olay hikayesi özelliği gösterir. Üfürükçü hocadan sarhoşa, fırsat kollayan züppeden arafta kalıp çare arayanlara çeşitli tiplemeler mevcut. Gürpınar fikirlerini, damat Osman vasıtasıyla dile getirir, okuyucuyu da bu düşünceler vasıtasıyla romandan biraz uzaklaştırır. Eserde sosyal hayat, evlilik, savaş ve siyaset, erdem, adalet, ölüm gibi kavramlara getirilen eleştiriler benim açımdan oldukça doyurucu olmasının yanında farklı ve doğru açıdan yaklaşılmış bakış açılarıydı. * Doğrular için dünyada rahat kalmadı. (s. 5) * Ben her gün yakalık değiştirmek, ütülü mendil kullanmak için evlenmek isteyenlerden değilim. Gönlümün kadından beklediği şeyler bu saydıklarınız değildir... Ben evlenmek için iyi hizmetçi ruhuyla doğmuş kadın aramıyorum. Gönlüm karımı aşk ile sevsin, onun bütün kusurlarını affederim. (s. 30) * Bütün dünya meselelerinde olduğu gibi şeytanlarla melekler boğuşuyordu. Bu gaibeler aleminde ne tam iyilik vardır ne de umumi fesat, Hayat daima bu ikisinin çarpışmasından çeşni alıyor. Şeytanlar olmasaydı melekler iblisleşirler, melekler olmasaydı şeytanlar melekleşirlerdi. (s. 50) * "Hak nedir?" deyince bugün "kuvvettir" diye müthiş cevap karşısında bulunuyoruz. Kuvvet hak olduktan sonra, kuvvetli olan, maddi manevi hiçbir mahkemenin vasıtasına lüzum görmez. (s. 51) * Her milletin mahkemeleri bugün yüksek sesle vicdanı, kanuni hakkı insanlığa karşı bağırmaya cesaret edebilselerdi, çoktan batıl susar adalet
Kaynanam Nasıl KudurduHüseyin Rahmi Gürpınar · Maviçatı Yayınları · 2017948 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·180 syf.··
2026 20. kitabı
William Shakespeare 'i sözlerinden tanıdığım bir yazardı bu kitabı okuyana kadar. Kitabın sonunda yazar ve kitapla ilgili bilgiler verilmiş çok iyi bitirmiş çevirmen. ... Kitap aslında bize birçok mesaj veriyor en yakınımıza bile güvenemeyeceğimizi dünya malı uğruna en yakınımız bile bize ihanet edebileceğini anlatıyor. Tabi bunun sonucunda güvensizliğin oluşacağı KRAL Neden hep kara bulutlar gibisin böyle? HAMLET Hiç de değil, efendimiz, güneşin yanı başındayım. Çok akıcı olduğu için çok çabuk okudum. Çok güzel bir kitap kesinlikle okumalısınız. Ne tatsız, ne boş geliyor bu dünya bana! Ah ne iğrenç, ne iğrenç! Bakımsız bir bahçe ki Azgın bitkileri tohuma kaçmış, Pis, kaba ne varsa tabiatta sarmış içini. Syf 13
Edebiyat
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,5bin okunma
Öz benliğe dönüş!
9/10
·112 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 22:21
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Uygarlıktan ilkele/öz benliğe dönüşümün hikayesine Buck(köpek)'un penceresinden bakıyoruz. Tanıdığı insanlara güvenmeyi, kendi bilgisinin ötesine geçen şeylerde onlara inanmayı öğrenen Buck, yabani hayata geçişte sopanın ve dişin yasasını öğrenecektir. Artık adil bir oyun yoktur. Korku ile dönüşümün tetiği çekilmiştir. Öz benlik sancıları başlamıştır. Öğrenecekleri; Adalet baktığın pencereye göre yön değiştirir. Değerler bulundukları kaba göre şekil alır. En kötü koşullarda bile özüne uygun bir amaç bulup çabalamak, var olabilmeyi mümkün kılar. Ne kadar iyi, ahlaklı olursan ol, söz konusu hayatta kalmak ise kötü de olursun, hırsız da katil de! Önemli olan eylemin nedeni hayatta kalmak için mi, yoksa zevk için mi. Arketip yadsınamayan, genetik varoluş gözardı edilemeyen bir gerçektir. Gölgenin karanlık yüzü neler yaptırabilir? Sınırın sonu var mıdır? Dönüşüm bedene de sirayet eder. Unutulmamalıdır ki doğru, iyi, ahlaklı davranmak; yanlış, kötü, ahlaksızlıktan daha zordur. İlki her zaman öğrenilir, ikincisi ise tabiatta vardır. Zoru başarmaya gör, artık daha zorunu, kimi zaman imkansızı beklerler senden. Gurur, sadakatle yapabildiğin şeye sadık kalmak nedir? Yaşam için temel ihtiyaçlar -uyku, dinlenme- giderilemezse empati, duyarlılık, saygı da eksilir. Hislerine cesaretle ne kadar sahip çıkabilirsin?
1000Kitap
Vahşetin ÇağrısıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202443,3bin okunma
2/10
·76 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabın ismiyle içeriği arasında hayal kırıklığı yaşadığım bir okuma deneyimi oldu. Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm Yürümek, ikinci bölüm Kış Yürüyüşü. Şöyle ki yazar birinci bölümde yürüyüş üzerinden yaşadığı coğrafyayı yücelterek bir Batı güzellemesi yapmış. Ona göre Batı, her bakımdan üstün bir medeniyettir ve tabiata atfettiği değer de esasında coğrafi üstünlük kurduğu bu Batı medeniyetinin tabiatının güzelliğidir. Ayrıca yazar, sözünü ettiği Batı’yı yabani olarak niteliyor. Bu yabanilik ise ona göre hayatın ta kendisidir, tabiatta hünüz insanoğluna boyun eğmemiş olan her varlık yabanidir. Kış Yürüyüşü adlı ikinci bölüm ise tamamen kış mevsimi betimlemesinden oluştuğu için kısmen yorucu bir okuma sunuyor.
1000Kitap
Yürümek & Kış YürüyüşüHenry David Thoreau · İthaki Yayınları · 202494 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 12:20
”Yaşamak,yaralamak ve yaralanmaktır;fakat insanca…” Bir Tereddüdün Romanı;insanoğlunun tereddüt ve bocalamalarını konu edinmiştir. İnsanda yaşamak hırsıyla beraber her ân ölmek hırsı da var.Tabiatta var bu.Vücudumuzu harap eden zehirlerden aldığımız tadın mânâsı bu değil mi…? Bak,başını çevir de şu pencere camına bak,dışarının kızıllığıyla içerinin ışıkları,camın siyah zemini üstünde ne garip bir renk oyunu yapıyor… Kitabın karakterlerinden biri olan Mualla hanım bir kitap okumaya başlıyor.Roman içinde roman okuyoruz aslında.Ve bu kitap sizi Peyami Safa’ya daha çok yakınlaştıracak.Çünkü kitapta okuduğumuz romanın muharriri (yazarı) Peyami Safa’nın ta kendisidir… Toplumsal değerlerin alt üst oluşu,geçmişle olan bağların kopuşu,yapmakla yıkmak,sevmekle nefret etmek,isyan etmekle boyun eğmek,ölmekle yaşamak arasında geçirilen Bir Tereddüdün Romanı… Daha önce Peyami Safa okumayanlar biraz zorlanabilir.Olay örgüsü oldukça sade ama yoğun psikolojik analiz isteyen ve ani geçişleri olan bir eser.Okurken zorlansam da iyiki okudum dediklerim arasında. Peyami Safa bizler oldu aslında bu kitapta,bizler Mualla ve Vildan… Bir kaç alıntı bırakıp yorumu kapatıyorum.Kitaplarla ve sevgiyle kalın. ”En afaki zannettiğimiz romanlar bile, muharririn ruhunu muhayyel kahramanlar vasıtasıyla aksettiren bir otobiyografiden başka bir şey değildir…” ”_____Ve böyle yürürüz böyle gideriz.___ •••••Nereye gittiğini kim bilir?•••••• __Yolun başında ve sonunda cahiliz!Bilmiyoruz!_
Bir Tereddüdün RomanıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20209,1bin okunma