Şeyma

Puan vermedi·255 syf.··
2022 13. kitabı
Merhabalaaar, ben bu okurlardan biriyiiiim :) TUS’suz, sınavsız, kaygısız bir şekilde yeniden okumaya başlamamın şerefine inceleme yazmak istedim. Uzun bir vakittir Son Söz kitabına dair bir şeyler yazmak istiyordum bugüne nasipmiş. Birkaç yıl evvel okumaya başlayıp yarım bıraktıktan sonra kısa kısa okuyup bitirebildim. Evet güzel bilgiler var lakin beni sinir buhranına soktuğu keşke kitap toplatılsa dedirttiği kısımların çoğunlukta olduğu bir gerçek. Artık toplumdaki herkesin gayet hakim olduğu açlık oruçları kısımlarına diyecek bir şeyim yok. Açlıkta hücrelerin toksinlerinden arındığı, temizlendiği çalışmalarla ispat edildi. Ve bu çalışmalardan biri Nobel ödüllü dahi aldı. Fakat bu öyle herkes, hangi hastalığa yakalanmış olursa olsun, açlıkla şifa bulacak demek değildir. İlaçlara, modern tıbba tamamen karşıt ve düşmanca bir yaklaşımla kalem alınmış bu kitap toplum için çok büyük bir tehlike. Bizzat yaşayarak tecrübe ediyoruz maalesef bunları. Birkaç ay evvel bir hamileye normal yolla doğumun kontrendike olduğu söyleniyor. Fakat kendisi modern tıbba ve onun icatlarına karşı olduğu için evinde kendi imkanlarıyla doğum yapıyor. Daha doğrusu cinayete teşebbüs ediyor. Bebeği uzun süre oksijensiz kaldığından mütevellit hipoksik iskemik ensefalopati ile yoğun bakıma yatırıldı. Amaaa modern tıbba karşı annemiz durur mu? Asla, bebeğime ilaç veriyorsunuz kabul etmiyorum deyip taburcu ettirdi. Sonra da gelip bebeğin sırtında kızarıklık var acaba hacamat yaptıralım mı? diye sormaz mı!!‍️ Gel de çıldırma. İşte sevgili dostlar bu kitap masum gibi görünen ancak bilinçsiz ve cahil bir insanın elinde intihar aletine dönüşen tehlike. Kitabın içeriğinde diyaliz tedavisi, organ ve kan nakli ile ilgili izansız cümleler var. Bu tedavileri alan kişiler zaten ölüymüş(syf:120). Her gün
İnsan ve Toplum
Son SözAidin Salih · Yitik Şifa Yayınları · 2018651 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yitirilmiş olan her şeye...
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2022 12:32
Mavi lâle yitik lâle, ismiyle aslında kitabın sayfaları arasında sizi neyin beklediğini biraz anlayabiliyorsunuz. Yitirilen, umutla yeniden keşfedilmeyi bekleyen ve belki, keşke bana şu şekilde baksalardı keşke varlık aynasında benim sûretimi benim ruhumu da tefehhüm etselerdi, diyen birçok varlık sizinle konuşuyor. İtiraf etmem gerekir ki uzun bir vakittir elime kağıt kalem alıp bir şeyler yazmamıştım ve yeniden bir şeyler yazma cesaretimin olacağını da sanmıyordum. Hele ki Nazan Bekiroğlu’nun bir kitabının incelemesini yazabileceğimi asla düşünmezdim. Kendi edebi diline olan saygım ve sevgimden onun kitaplarına inceleme yazmaktan imtina ediyordum. Ama ayna kırıldı hem de tiz yüksek desibelde bir çığlıkla. Ve içim paramparça, benim de atım vuruldu Rüveyda. O çığlık kalbimin çığlığıydı. Sığlaşıyoruz, incelikleri göremiyoruz, ümitsizlik tohumları saçıyoruz dört yana. Dün haftalık olarak yapmaya gayret gösterdiğimiz toplantımız için mezun olduğum fakülteye gittim her zaman ki gibi. Ancak koridorlarda alıştığımın aksine ağır bir karanlık vardı ve beni eteğimin ucundan yakaladı. Etrafta bir yere yetişmek için koşuşturan beyaz önlüklü gençler yoktu. Ve bu beyazlık silinince koridor karanlığa boğulmuştu. Toplantıda herkesin yüzünden düşen o bin parçanın kalbime saplanıp bu denli kanatacağını bilemedim. Sıra arkadaşları intihar etmişti. Karanlık koridorları aydınlatan bir beyazlık yitip gitmişti. Hem de yarından bir beklentisi olmadığı, artık yaşama sevincini yitirdiği için. Yitirilen bir ışık karanlıkta sönüvermişti ansızın, kimseler görmeden. Oysa sevdiğimiz gözümüzün nuru, ışığı değil miydi? İnsan, dedim o ân. İnsan, sevmeyince değil yalnızca, sevince de öldürüyor. Kabil’in elleri binlerce yıllık bir eldivenmiş gibi her an takılmaya hazır. Ne düşündüğünü, ne hissettiğini
Mavi LaleNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,714 okunma
Puan vermedi·521 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
Cahit Zarifoğlu’nun bu kitabını lisedeyken okumuştum. Hatta okurken gören edebiyat hocam; nasıl gidiyor, bir şey anlıyor musun? diye sormuştu. Ben de kısmen anladığımı söylemiştim. Sanırım %30 anlamıştım o vakitler. Daha sonra üniversitenin ilk yılında yine okumuştum. Daha anlamlı gelmişti ama şu an değerlendirince %45 anlamışım diyorum. Ve yıllar sonra tekrar okudum. Sararmış yapraklar arasında kalan kesif kokulu, zihne balyoz vuran satırları. Şu ana kadar sanki hiç okumamışım gibi geldi. Şiirlerin %80’nini anladım ve bir kez daha okumalıyım yıllar sonra dedim. Kapalı anlama sahip şiirler, her geçen yıl, her yaşanan tecrübeyle ancak anlam kazanıyor.
ŞiirlerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 20214,968 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
“İslam, er yanda geç, hepimizin kabul ve tasdik edeceği bir dindir. (Goethe)” Cümlesi ile başlıyor kitap. Batı tipi kültür bilhassa son 5 yüzyıldır özellikle sanayi devrimi, yapılan birçok çalışma ile tüm dünyada en muteber, revaçta olan kültür. Tabii olarak bu toplumun sanat, edebiyat, bilim ve teknoloji alanında da yaptığı birçok çalışma bunda etkili. Ancak neredeyse tamamıyla pozitivist ve nihilist olarak çalışan bu toplumun kültürü insana hayatının ve tarihinin anlamını bulduramaz. Salt bireyci olan bu kültür ilahi bağlarını yitirmiş durumda. Garaudy kitapta en temel hatlarıyla İslamı ele almış. Genel itibariyle İslam dini ilk çıkış noktasından başlanarak ele alınsada birçok başlıkta İslam ve batı kültürü muhtelif konularda karşılaştırılarak örneklendirilmiş. Açıkçası dışarıdan İslam dinine bakan bir insan ne düşünür hangi hususlar kafasına takılır fazla detaya inmeden anlaşılır bir üslupla açıklamış. Bu açıklamaları da ayetlerle yapması oldukça doyurucu ve etkileyici olmuş. Temel olarak zaten Kuran-ı Kerim’i doğru bir şekilde bütüncül okuyup hayatımıza ve toplum hayatına tatbik edersek bir çok ahlaki sosyal ve ekonomik sorunun çözüleceğinden bahsetmiş. Tamamen eskiyi kopyalamamamız gerektiğini karşılaşılan yeni sorunlara Kuran ve sünnet ışığında içtihatla yeni çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurgulamış. Ve güzelde bir cümle aktarmış Jean Jaures’ten: “Atalara sadık kalmanın, ataların ocağından külü değil, alevi taşımaktır.” Ama ne yazık ki yine düşüncede kaldık müslümanlar olarak hepimiz bu sorunların farkındayız ve yine hepimiz ne yapmamız gerektiğinin de farkındayız. Fakat somut olarak harekete geçen maalesef yok. İçtihatla uğraşan kimse yok. Müslüman bir nazarla herhangi bir ilime yaklaşan yok veya pek nadir. Taşın altına elimizi koymamız gerekir veyahut
İslam ve İnsanlığın GeleceğiRoger Garaudy · Timaş Yayınları · 2019371 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2020 50. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2020 22:44
Felsefî açıdan oldukça derin bir kitap. Muhtelif konular ele alınmış. Ahlâk, dil, tarih... gibi. İhsan Fazlıoğlu Hoca benim dinlemeyi çok sevdiğim kıymetli bir ilim insanı. Bu sebeple kitabını okuyacağım için çok heyecanlıydım. Lakin kitap bana çok ağır geldi. İmam hatip lisesi mezunu olduğumdan biraz Arapçam (tabii dillerin yalnızca okulda öğretildiği kadarı yeterli değil) var buna rağmen kullanılan terimleri anlamakta çok zorlandım. Önce biraz gayret ettim idrak etmeye ama maalesef kitabın sonlarına doğru hızlıca okuyayım anladığım kadarı nasibimmiş dedim. Üzgünüm bu kitabın tamamını anlayabilmeyi çok isterdim. Son üç bölümünü daha akıcı ve anlaşılır buldum ama doymadım maalesef bu sebeple keşke tamamını anlayabilseydim. Kısaca, felsefi bilgi birikiminiz iyi değilse oldukça zorlanacağınız bir kitap.
Eğitim
Sözün Eşiğindeİhsan Fazlıoğlu · Ketebe Yayınları · 2020233 okunma