Cahit Zarifoğlu’nun bu kitabını lisedeyken okumuştum. Hatta okurken gören edebiyat hocam; nasıl gidiyor, bir şey anlıyor musun? diye sormuştu. Ben de kısmen anladığımı söylemiştim. Sanırım %30 anlamıştım o vakitler. Daha sonra üniversitenin ilk yılında yine okumuştum. Daha anlamlı gelmişti ama şu an değerlendirince %45 anlamışım diyorum. Ve yıllar sonra tekrar okudum. Sararmış yapraklar arasında kalan kesif kokulu, zihne balyoz vuran satırları. Şu ana kadar sanki hiç okumamışım gibi geldi. Şiirlerin %80’nini anladım ve bir kez daha okumalıyım yıllar sonra dedim. Kapalı anlama sahip şiirler, her geçen yıl, her yaşanan tecrübeyle ancak anlam kazanıyor.