Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum.
Beynim yorgun, bedenim yorgun, bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun artık. Çok yorgunum.
Turuncu bir ikindi güneşinin gölgesindeydi ruhum. Hem sıcak hem solgun. Alnıma elini koy baba, çok yorgunum. Yalnızlığımı üzerime örtüyorum yorgan diye; sessizlik başımı koyduğum yastık; sevgisizlik yatağımdır artık. Ben alışkın değilim bunlara baba. Ben senin küçük bir tanecik kızınım. Ayağından kırmızı ayakkabısını, saçlarından pembe tokasını eksik etmediğin. Böylesine solmamalıydı ruhum, etim böylesine ürpermemeli. Ben sensiz nakaratını bir türlü tutturamadığım türküler gibiyim.
Bilgi, bir manada Allah’ın karşısında bir sorumluluk üstlenmektir. Bilginin güzel ahlaka dönüşmesi lazım. O bilgi işlenmeyip ham bir halde kaldığında insana yük oluyor.