Aynı konaktan çıkan farklı kaderler...
İnsanın gözüne güzel görünen ile gönlünün istediğini ayırt edebilmeyi anlatıyor kitap en başta.Sebepsiz yere kapıldığımız arzular ve onların peşinden gitme serüvenimizi...SPOİLER !!! Seniha karakterinin çocuksu ruhuyla Faik Bey'e kapılıp pişman olması bence Hakkı Celis'in Seniha'dan hoşlanması ile aynı durum.Yakup Kadri belki burada bizlere estetik açıdan haz veren şeylerin getirdiği kötü durumların kendi körlüğümüzden kaynaklı olduğunu anlatmak veya ders vermek istemiş olabilir.Diğer yandan hem yaşadığı dönemin hem de sevdiği ve değer verdiği insanların değişimlerinden rahatsız olan zavallı Naim Efendi karakteri de çok güzel kurgulanmış.
Savaşın kızıl yüzü...
Sean McMeekin bildiğimiz Stalin'i unutturup gerek doğu cephesinde olsun gerek Asya'da olsun yaptığı stratejileriyle Amerika ve İngiltere gibi ülkelere karşı manipülasyonlarıyla gerek Avrupa olsun gerek kendi halkına karşı tutumlarıyla bizlere farklı bir Joe amca sunuyor. (Spoiler !!!!) Yazar özellikle Ödünç Verme Kiralama Yasasına ve Sovyetlerin Roosevelt hükümetine kadar sızmış olan ajanlarına (Harry Dexter White gibi) Amerikan hükümetinin Stalin'e ılımlı yaklaşımına en çok da Amerika ve İngiltere'nin savaşın seyrini belki kendi lehlerinde değiştirebilecek birçok detayı gözden kaçırmasına vurgu yapmış.Sadece savaş değil savaştan sonraki Alman halkının kaderinin zeminini oluşturan Morgenthau Planı'nın arka yüzünü aktarmış.İki ucu keskin bir bıçak gibi herkese zarar verebilen Stalin'i tam olarak anlayamayız fakat bu eser sayesinde onun hakkındaki bakış açınız değişebilir.Sean McMeekin bu eser için fazla çaba sarf etmiş olmalı ki onu da tebrik etmek lazım.
Kellesinin giyotin sehpasına gelene kadar bir mahkumun başına gelenler ve başından geçenleri anlatan kitap... Özellikle son günlerindeki karmaşık düşünce dünyası ve hâlâ ölmemek üzere umudunu yitirmemesi eseri kayda değer kılıyor. Acaba insanların bizim üzerimizdeki tahmini ölüm tarihimizi bilsek ne düşünürdük? Belki de yazar bu empati duygusunun oluşması için ele almıştır eseri.
Satranç sadece taşlarla oynamaktan ibaret değildi. İnsanın kendi iç dünyasındaki sorularıyla, yansımalarla, hakikatlerle, belki de kendi ile oynamaktan ibaretti aynı zamanda.Tıpkı bu kitaptaki Dr. B.'nin içinde bulunduğu deneyde aklıyla ve Czentovic'in taşlarla değil insanlarla oynaması gibi.Akıcı ve düşündürücü olan bu eser sizi bir gemi yolculuğuna davet ediyor.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021279,2bin okunma
İdeal bir devletin, iyiliğin ,doğruluğun, eğriliğin, gerçek ve yansımaların ,aydınlığın ve daha birçok konu üzerinde tartışmaya giren nitelikli bir eser. Felsefe kitabı demeye layık olan bu eser limitleri zorlayıp ufkumuzu açmakla kalmayıp Platonun iyilik ideasıyla, aydınlık görüşüyle, doğruluğun önemiyle vb. birçok konuyla baş başa bırakıyor.
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma