Puan vermedi·368 syf.·
2026 425. kitabı
Kur'an'ın semantiği, esas itibarıyla bu Mushaf karşısında varlık dünyasının nasıl yapılandırıldığı, alemi oluşturan belli başlı unsurların neler olduğu ve bunların birbirleriyle ilişkilerinin nasıl olduğu sorunuyla meşgul olacaktır. Toshihiko Izutsu İzutsu, temel Kur’anî kavramların anlam içeriklerine dair tespitlerde bulunurken ‘nötr’ bir üslup kullanmaya çalışsa da, içeriğe bakıldığında, Cahilî dünya görüşünün ‘sevimli’ bir imajla sunulduğu görülmektedir. S:10 Profesör Toshıhıko İzutsunun 1962 yılının baharı ile 1963 yılında Montreal deki Mcgill Üniversitesinde vermiş olduğu derslerden oluşmaktadır. Allah’ın mutlak hâkimiyeti, yaratıcı gücü ile insanın dünya hayatındaki konumu ve bu ikisi arasındaki ontolojik ilişki işlenir.İman ve Küfür: İnanan (mümin) ve inkar eden (kafir) tiplerinin karşıtlığı, ahlaki duruşları ve toplumsal rolleri detaylandırılır. Takva ve İsyan: İnsanın Yaratıcı'sına karşı sorumluluk bilinci taşıması (takva) ile ahlaki sınırları aşması (isyan) arasındaki eksen irdelenir. Batı bir insandan İslami Kur'ani Kerim'in yorumlanması çok kıymetli ben okudum buyurun Kur'an'da Tanrı ve İnsan
Din-Felsefe-Düşünce
Kur'an'da Tanrı ve İnsanToshihiko Izutsu · Pınar Yayıncılık · 2012194 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Osmanlı hukuk geleneğinde fetva müessesesi, şer‘î hükümlerin toplumsal hayata tatbiki noktasında en kritik mekanizmalardan birini teşkil etmiştir. Bu müessesenin işleyişini, sınırlarını ve müftînin taşıması gereken ahlaki ve ilmi nitelikleri belirleyen "Edebü’l-Müftî" türündeki eserler, Osmanlı hukuk metodolojisinin (usûl-i fıkh) önemli bir parçasıdır. Bu bağlamda, Mehmet Fikhî el-Aynî’ye atfedilen Risâle fî Edeb’il-Müftî, müftülük makamının sorumluluklarını ve bir müftünün fetva verirken riayet etmesi gereken temel prensipleri ele alan kıymetli bir metindir. Eserde öne çıkan başlıca temalar şunlardır: Müftünün Nitelikleri: Fetva makamında oturan kişinin sahip olması gereken ilmi birikim (içtihat derecesi veya fetvada ehliyet), takva, feraset ve adalet gibi hususlar detaylandırılır. Fetva Verme Adabı: Bir soruna cevap verilirken dikkat edilmesi gereken usul; kaynaklara müracaat biçimi, meselenin vaka ile uyumu ve müftünün kendi görüşü ile nakil arasındaki denge. Sosyal ve Siyasi Sorumluluk: Fetvanın toplum düzeni üzerindeki etkisi ve müftünün, devrin yöneticileri ile halk arasındaki nezih duruşunu korumasına dair ahlaki tavsiyeler. Fetva Kaynaklarının Hiyerarşisi: Hanefi mezhebi içerisinde hangi eserlerin (zâhiru'r-rivâye vb.) fetvaya esas teşkil edeceği ve ihtilaflı meselelerde nasıl bir yol izleneceğine dair teknik bilgiler. Mehmet Fikhî el-Aynî, eserini kaleme alırken yalnızca teorik bir fıkıh kitabı yazmakla yetinmemiş, aynı zamanda dönemin fetva bürokrasisinin ihtiyaç duyduğu pratik bir kılavuz oluşturmayı amaçlamıştır. Risale, şu açılardan büyük önem taşır: Dili ve Üslubu: Müellif, teknik fıkıh terimlerini kullanırken Osmanlı ilmiye sınıfının kullandığı veciz ve ağırbaşlı üslubu başarıyla yansıtır. Uygulamaya Yöneliklik: Eser, sadece "fetva nedir"
Risale Fi Edebil-MüftiEbū’l-Feyż Meḥmed Fıḳhī el-ʿAynī el-Ḥanefî · İsam Yayınları · 20181 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·176 syf.·
2026 12. kitabı
Eserde giyim ve tesettür konusu ele alınırken yalnızca şer'î ölçülerle yetinilmemiş, meselenin takva boyutuna da dikkat çekilerek okuyucuya önemli ölçüler sunulmuş. Naçizane kanaatimce, Müslüman bir hanımın tesettürü mümkün mertebe takva hassasiyetiyle şekillenmelidir. Zira hanımların fıtratında bulunan örtünme duygusu, örtündükçe daha da örtünme hissine ve kişiyi hayâya yönelten bir hususiyet taşımaktadır. Tesettür denildiğinde çoğu zaman yalnızca hanımlar akla gelse de, erkeklerin giyim ve kuşamındaki şer'î ölçüler de eser içerisinde ele alınmıştır. Bu yönüyle kitabın, eşler ve erkek kardeşler tarafından da okunmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Eserde yalnızca tesettür meselesi değil; haremlik-selamlık, yüzük kullanımı, kuru temizleme, kolonya gibi alkollü içerikli kokular, kozmetik ürünler, saç boyası, kaş aldırma ve dövme gibi günlük hayatta sıkça karşılaşılan birçok konu da açıklanmıştır. Günlük yaşamda karşılaşılan pek çok meseleye İslâmî ölçüler çerçevesinde yaklaşan bu eser, hem hanımların hem de erkeklerin istifade edebileceği kıymetli bir kaynak niteliğindedir. Okurken birçok konuda yeniden tefekkür etme imkânı bulduğumu da ifade etmek isterim.
1000Kitap
İslam'da Giyim ve TesettürHüsamettin Vanlıoğlu · Çelebi Yayınları · 202628 okunma
Kalbi Uyandıran Nasihatler
10/10
·400 syf.··
2026 31. kitabı
·
174 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 17:08
Kitâbu'z Zühd, insanı dünyanın aldatıcı meşguliyetlerinden sıyrılıp kalbin hakikatine yönelmeye davet eden kıymetli bir eser. Zühd, takvâ, ihlâs, murâkabe, nefis muhasebesi ve ahiret şuuru etrafında nakledilen rivayetler; kalbi yumuşatan, gafleti azaltan ve kulluk bilincini tazeleyen bir mahiyet taşıyor. Sahabe, tâbiîn ve ilk dönem âlimlerinin hikmetli sözleri ise insanı dünyaya karşı ölçülü olmaya, kalbini Allah'a yöneltmeye ve amellerini gözden geçirmeye sevk ediyor. Her sayfasında insanı kendi hâliyle yüzleştiren, mânevî derinliği yüksek bu yolculuk hamdolsun hüsn-i hatime ile tamamlandı.
Zühd Hadisleri
Kitabüz-ZühdAhmed Bin Hanbel · Neda Yayınları · 0125 okunma
Puan vermedi·194 syf.··
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 12:17
İyilik kavramının kapsamı nedir, biri hakkında "imansız ama iyi biri" denilebilir mi, Kur'an'a göre iyinin tanımı nedir gibi sorulara Fatma hocanın ilmi ve fikri mesaileri neticesinde aradığı cevaplara dair denemeler okuyoruz. Ahlakın temellendirilmesi, evrensel ahlak, evrimsel ahlak, iyi kötü tanımları okumaktan mest olduğum konular. Ama bu kitapta tam olarak akademik ya da felsefi bir ahlak tartışması yapılmıyor. Bakara suresi 177. ayetin merkeze alındığı bir bağlamda yazar iyi kimsenin vasıflarından, aşkın bir Yaratıcı olmadan ahlaki pratiğin nasıl boşa düştüğünden bahsediyor. Canım hocamın yazıları bana hep Kur'anda geçen "akleden kalp" tabirini hatırlatır. Meseleleri sağduyuyla ele alış biçimi insanın tutarlılık arayan yönünü nasıl tatmin ediyorsa, hissi olarak açtığı pencereler de öyle burnunun direğini sızlatıyor. Hele ki kitabın içinde ciğerimi deliveren bir yazı dizisi var ki...(Bir ölümün hatırlattığı ölüler-Vermeme hikayeleri). Fatma hocanın her yazdığının okunması, her söylediğinin dinlenmesi gönülden tavsiyedir.
İyiler Yalnız DeğildirFatma Bayram · TK Yayınları · 20241,091 okunma
BRONZ SÜVARİ VE MODERN HAKİKAT REJİMİNİN EPİSTEMOLOJİK İFLASI
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Müellifimiz, çocukluk hafızasında yer eden o sarsıcı "bronz süvari ve plastik leğen takası" metaforunu, asrımızın küresel ontolojik buhranının bir hülasası olarak önümüze koymaktadır. Takasa bakıldığında alelade bir ticari mübadele gibi görünmektedir lakin insanın kadim, köklü, ahlaki ve ontolojik olanı (bronz süvariyi), cazip, hafif, ucuz ve muvakkat olan yeninin (parlak plastik leğenin) seküler şehvetine feda edişinin adıdır. Modern çağ zamanı çizgisel bir ilerleme olarak vazederken; yeni olanı "ileri ve iyi", eski olanı ise "geri ve değersiz" ilan eden habis bir cetvel icat etmiştir. Oysa bu cetvel fıtrata vurulmuş en büyük darbedir. Müellifin sorduğu o can alıcı sual: "İnsan, hakikatin sahibi midir, yoksa muhatabı mı?" sorusu işte bu tahlilin kelami mihverini oluşturur. Ehl-i Sünnet ve Cemaat akidesi sarahatle ilan eder ki: İnsan hakikatin vaz'edicisi, hâkimi ve sahibi olamaz ancak ve ancak aziz bir muhatabı olabilir. İnsanın şu dünyadaki şerefi, hakikati kendi hevasına göre eğip bükmesinde olamaz bilakis Allah Teala’nın kelamına ve fıtratın mizanına sadık bir muhatap olabilmesindedir. Müellif, eserinde Orta Çağ'ın döngüsel, ritüel ve ibadet merkezli zamanı ile büyüyen şehrin borç, vade, verimlilik ve hesap merkezli çizgisel tüccar zamanı arasındaki kavgayı derinlemesine analiz eder. Zaman daha ince bölündükçe emek ölçülebilir hale gelmiş; manastırın kolektif disiplin çanı nihayetinde modern fabrikanın sirenine ve günümüz dijital algoritmalarının saniyelerine evrilmiştir. Zaman artık bir tahakküm aracı olmuş tefekkür alanından çıkmıştır. İslam tasavvurunda zaman, alelade bir kronometre akışı veya paraya tahvil edilecek mekanik bir zemin değildir. Zaman, Allah Teala’nın insana lütfettiği en büyük ontolojik sermaye yani mukaddes VAKİTtir. Zaman asra kasem edilerek
Bronz SüvariMahir Ünal · Ketebe Yayınevi · 20261 okunma