(...) İnsan, aradığının ne olduğunu bilmeden, bulduğunun da ne olduğunu bilmez; bulunan aranır sırrı… Aramadan bulamazsın; aranan bulunur sırrı…Bu iki sırrı, İmâm-ı Rabbânî Hazretlerine ait büyük bir ölçülendirmenin ışığında görmek gerek:“Gitmekle bulmak ve bulmakla gitmek aynı zamanda olmalıdır. Birinin öbüründen ayrı bulunması caiz değildir!”İşte, doğrudan doğruya bu sırrın vasıflandırılması hâlinde,teşhis için tecrit [ilim] ve tecrit için teşhis [sanat] hikmetine denk,kaçtıkça kovalanan ve yakalandıkça kaçan, Üstadım’ın sadece şahsıma sunduğu ve bu romanda “Yevmiye” başlığı altında geçen “reçete”lerin mânâsını kuşatıcı bir takdime muhatab oldum:“Dünya Çapında Bir Hâdise – Kaptan Kusto Müslüman!“ [*]
HIRKA-İ TECRÎD -Risâle-i Üçışık-, 18 Kasım 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Takvâ, sevgiyle müşterek bir korkuyla Allah'a yakınlık kazanarak kalbi masivadan vikaye etmek üzere O'nun emir ve yasaklarına sımsıkı bağlanmaktır ki, bu da ahlaki üstünlük demektir. Ahlakın ise, kavmiyet veya zenginlik, fakirlik gibi ârızî hususiyetlerle bir alakası mevcud değildir.