Kurbanlık Ritüeli ve Bayramları Yaşamak
Bir bıçak bilenmez bu sabah yalnızca; suskunluk ve yutkunma da çeliğe sürtülür biraz. Mahallenin üstüne eğilen gökyüzü, eski bir bakır sini gibi ezan sesini taşır minarelerden avlulara. Şafak, ince bir kurban duasıdır, Bulutlar, beyaz ihramlar gibi sessizce geçer çatıların üstünden. Güneş, bakır bir tas içinde dağıtılan sıcak süt misali, her sokağa biraz huzur bırakır. Evler erkenden uyanır. Her ev, önce kırgınlıklarını temize çeker bayram sabahı. Avlularda telaşın ayak sesleri, bileylemelerin yankısına karışır. Çocuklar ceplerine şekerden önce küçük mucizeler doldurur, bayramlık pabuçlarıyla sanki dünyayı ilk kez giyerler ayaklarına. . Anneler, tencerelerde yalnız et değil, ete özlemi de kavururlar usulca. Babalar ise cüzdanlarındaki eksikliği saklayıp sofralara bereket gibi otururlar. Kurbanlıkların gözlerinde göklerden inmiş bir kader sessizliği vardır. Kurbanın gözleri, dünya atlasının en tenha denizidir. Avlunun ortasında duran iki sessiz göldür.
"Yirmi iki yaşındaydım, beni buramdan vurdun." Sonra yine ikisinin elini Cavidan'ın göğsüne koydu. "Yine yirmi iki yaşındaydım, seni tam burandan vurdum. Bugün sıkılan hangi kurşun bizi öldürür ki? Takvimde yazan hükümsüz... Ben zaten yirmi ikimde seninle öldüm..."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"İskender gülümsedi ve canını almak isteyen o eli önce öptü sonra gözleri kapalı yüreğinin üzerine koydu. "Yirmi iki yaşındaydom, beni buramdan vurdun." Sonra yine ikisinin elini Cavidan'in göğsüne koydu. "Yine yirmi iki yaşındaydım, seni tam burandan vurdum. Bugün sıkılan hangi kurşun bizi öldürür ki? Takvimde yazan hükümsüz... Ben zaten yirmi ikimde seninle öldüm."
Sayfa 101 - Guardian Yayınları·Kitabı okudu
Ses, zaman içinde İlerleyen bir olaydır, ve zaman, durmadan parçalanmadan "akıp gitmektedir". Takvim veya saat yüzeyinde zamanı birimlere bölüp, yan yana dizince zamana mekan sağladığımızı ve hakim olduğumuzu sanırız. Gerçek zaman bölünmez, aralıksızdır; dün, yelkovan gece yarısını geçtiği için bugün olmadı! Kimse gece yarısının tam nerede olduğunu bilemez, peki bilemediğine göre nasıl gece yarısı olur? Ve dünün deneyimi, takvimde gösterildiği gibi bugüne bitişik değildir. Mekana indirgemekle, zamanı denetlediğimizi sanıyoruz -yalnız sanıyoruz, çünkü gerçek, bölünmeyen zaman bizi gerçek ölüme götürmektedir.
İskender Oğuzbeyli sen nasıl bir adamsın
İskender gülümsedi ve canını almak isteyen o eli önce öptü sonra gözleri kapalı yüreğinin üzerine koydu. "Yirmi iki yaşındaydım, beni buramdan vurdun." Sonra yine ikisinin elini Cavidan'ın göğsüne koydu. "Yine yirmi iki yaşındaydım, seni tam burandan vurdum. Bugün sıkılan hangi kurşun bizi öldürür ki? Takvimde yazan hükümsüz... Ben zaten yirmi ikimde seninle öldüm."
Alıntı
Cavidan & İskender
"Yirmi iki yaşındaydım, beni buramdan vurdun." Sonra yine ikisinin elini Cavidan'ın göğsüne koydu. "Yine yirmi iki yaşındaydım, seni burandan vurdum. Bugün sıkılan hangi kurşun bizi öldürür ki? Takvimde yazan hükümsüz... Ben zaten yirmi ikimde seninle öldüm."
Sayfa 101 - Guardian·Kitabı okudu
Alıntı