Dosdoğru seçtiğim konuya açılan kapının anahtarı elimde. Yazıyorum, kayıp çocukluğuma ağlıyorum; o eski taşra evinin insanlarıyla, mobilyalarıyla ilgili ayrıntılar üzerinde duruyorum heyecanla; hak ya da görevden habersiz olmanın, düşünmeyi ve hissetmeyi bilmeksizin özgür olmanın mutluluğunu anıyorum – ve eğer bunları gerektiği gibi andıysam, doğru cümleleri ve sahneleri kurduysam, okurumda bendeki o çocuklukla hiç ilgisi olmayan duygunun, tıpatıp aynısı uyanacaktır.