Tefsir tarihi üzerine yapılan çalışmalar, tefsirler arasındaki yorum farklılıklarının arkasında, müfessirin fikrî eğilimi, uzmanlık alanı ve siyasî tutumu gibi kişisel unsurların yanı sıra, müfessirin yaşadığı çağın ihtiyaç ve imkânları gibi toplumsal unsurların da yattığını göstermektedir. Bu durum, Kur'an tefsiri alanındaki çok sesliliğin sebeplerini anlamamızı kolaylaştırdığı gibi, tarih boyunca neden tek bir tefsirle yetinilemediğini de anlaşılır kılmaktadır. Bunun başlıca sebebi tefsir faaliyetinin, özü itibariyle sübjektif olan "yorum"dan ibaret olmasıdır. Tefsir faaliyetinin sübjektif karakteri sebebiyle, bugün içinde, okuyucusunu bütün diğer tefsirlerden müstağni kılacak ve Kur'an'ı anlama konusundaki sorunları giderecek bir tefsirden söz etme imkânı yoktur. Buna bağlı olarak herhangi bir tefsirin Diyanet İşleri Başkanlığı'nca neşredilmiş olması, o tefsire resmî bir hüviyet kazandırmaz. Başkanlığın yaptığı, yayınlar konusunda dine ve topluma karşı sorumluluğu, ilme uygunluğu esas almaktır.