talebehanim

"Din problemi, şer problemi, Avrupalılaşma problemi... bizim de gevelediğimiz mefhumlar. Ama kimsenin bu problemler üzerine kafa yorduğu yok. Sağ, kovuğuna çekilmiş, münzevi, mazlum, mustarip. Sol, eline tutuşturulan reçeteyi kekeliyor, manasını anlamadığı reçeteyi. Tek ortak duygu: düşmanlık. Diyalog yok. Tanzimat'tan beri hazır elbiseye meraklıyız, hazır elbiseye ve hazır medeniyete... Tefekkür kılıçla fethedilmez, bir parça kendi kafamızla düşünmek ne kadar güç."
Sayfa 314 - iletişim yayınları
Düşünce
Reklam
Yenisöylem, düşünce ufkunu genişletecek biçimde değil, daraltacak biçimde düzenlenmişti.
Sayfa 322 - can yayınları
Edebiyat
Evet, her şeyin tümüyle devletin yönetiminde olduğu, bellekten yoksun bırakılmış, her türlü muhalefetin yok edildiği bir toplum tehlikesine karşı bir uyarı niteliğindedir bin dokuz yüz seksen dört. Nitekim Orwell, ABD'deki bir sendikacıya yazdığı mektupta, "[Kitapta] anlattığım toplumun bir gün mutlaka gerçek olacağına inandığımı söyleyemesem de, ona benzer bir toplumun gerçek olabileceğine inandığımı söyleyebiliim." diyordu. ~Celal Üster (çevirmen)
Sayfa 342 - can yayınları
Edebiyat
1984, belki de, gelecek şimdi olduğunda artık çok geç olacağına ilişkin bir uyarı. ~Celal Üster (çevirmen)
Sayfa 348 - can yayınları
Edebiyat
Her davranışın sonuçlarını, o davranışının kendisi doğurur. Yeniden yazmaya koyuldu: Düşüncesuçu, ölümü gerektirmez: Düşüncesuçunun KENDİSİ ölümdür.
Sayfa 38 - can yayınları
Edebiyat
Reklam