Michelle Heard dan Günahkârın Gücü incelemesi
8/10
·344 syf.··
2026 65. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Günahkârın Gücü Günahkârlar serisinin 2. Kitabı. İlk kitabı Günahkârın Oyunu okuyup inceleme yapmıştım. Ve onda başrol erkek Yunan mafia sının lideri idi. Bu kitap da ise İrlanda mafyası lideri Liam'ı görüyoruz. Arka Kapağı: Hayalimdeki işe başladığımda, her şeyin yoluna gireceğini sanmıştım. Babamın bakım masrafları, geçim derdi... Hepsi geride kalacaktı. Ama çok geçmeden buranın gerçek yüzüyle tanıştım. İmkânsız talepler, bitmek bilmeyen tehditler, sessiz çığlıklar... Burası benim cehennemimdi. Ama cehennemin tam ortasında, herkesin korktuğu o adam bana elini uzattı. İrlanda mafyasının soğuk, acımasız ve ölüm kadar karanlık lideri Liam Byrne. Ama keskin bakışlarının, tehditkâr duruşunun ardında hiç bilmediğim bir sıcaklık vardı. Onun yanında yeniden nefes alabildiğimi hissediyordum. Artık güvendeydim. Ama bu karanlık dünyanın hâkimi, gerçekten sevebilir miydi? Yoksa ben, imkânsız bir hayale inanan zavallı bir kız mıydım? İncelemeye Gelirsek: Spoiler Olabilir!! Kitabın başında iş yerinde taciz gibi şeyler bulunduğunu ve ona göre okumamız gerektiğini anlatan bir uyarı yazısı vardı. Ben çok Darc Romance okuyan biri olduğum için bu uyarılara çok alışığım. Ama gerçekten ilk defa beni azda olsa tetikleyen bir şey oldu bu kitap da. Gerçekten bu başında ki uyarı yazısında bulunan şeyler kitapda oluyor ve ben okurken çok zorlandım. Kitabın içine girip o Finn denen herifi gebertmek istedim. Böyle bir şey yaşamamış olsam bile sanki Kiara ile ben tek bedendim. Hiç bir çıkış yolu yok gidip polislere söylese yada işten çıkmak istese sürekli annesi ile tehdit ediyor. Ve bu durumu gerçekten bu hayatta yaşayan insanlar var çok zor bir durum. Kiara'ya o an çok üzülsem de sonrasında "sen salak mısın kızım" dedim Böyle biri durumu yaşadıktan sonra direkt Liam dan
Günahkârın GücüMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202670 okunma
Parazitlerin Kaotik İktidarı
Puan vermedi·808 syf.··
2026 13. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 16:41
1948 Peru darbesi... General Manuel Arturo Odría Amoretti'nin başkanlığında, 27 Ekim 1948'de Arequipa'da gerçekleşen ve kendisi tarafından "Onarıcı Devrim" diye adlandırılarak, José Luis Bustamante y Rivero hükümetini indirerek yönetimi ele geçirdiği, "Ochenio" olarak bilinen 8 yıllık, Peru için militarizme dönüş, liberal ekonomik politikalar, APRA liderlerinin baskı ve zulmü ve kentli halk sınıfları üzerinde manipülatif popülizm anlamına gelen bu diktatörün yönetim sürecinin; baskılar altında, 1956'da genel seçimler düzenlemek zorunda kalarak ve başkanlık seçimlerini Manuel Prado Ugarteche'ye karşı kaybedişine tanıklık eden yazarımızın kaleminden dökülenlere şöyle bir bakınca, siyaset yapanlar ile siyasete maruz kalanlar arasında okyanusları aşan bir fark var mıydı? Bence yoktu. Evine ekmek götüremese de kerhane/meyhane yoluna uğramadan evine gitmeyenler ile para içinde yüzüp bir evi kerhane/meyhaneye döndüren insanlar. Aşağıdan yukarıya yukarıdan aşağıya aynı orantıda birbirine kuyu kazan, yüze gülen, zaaflar üzerinden entrikalar çeviren, eğitim seviyesi yüksek olsun olmasın zekiliği, kurnazlığı ve sinsiliği ile her şeyi kendi lehine çevirmenin yolunu bulabilenler ile bunların tuzaklarıyla pusulalarını şaşıranların, yaka silktiren ilişkileri. Güç ve maddiyata sahip olmanın verdiği konforla, olmayanları aşağılayanlar ve olmadığı için bu aşağılamaya katlanan mazlumların yanı sıra bu düzene ayak uyduran yalaka takımları... "Bakanlığın önerdiği ücret artışı gayet makul,", "Pereira işçileri ikna etsin, bu talepler listesi tartışması son bulmalı. Orada gergin bir ortam yaratılıyor ve gerginlikler ajitasyon için elverişli bir ortam doğurur.".... "Neyin uygun olduğunu ya da neyin olmadığını uzun zamandır bilmiyorum," ... "Tek bildiğim bana uyan ya da uymayan." sözlerin
Katedral'de SohbetMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2022157 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Starnone Modern Edebiyatın Başta Gelen Temsilcilerinden
9/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Bu hikâyeyi anlatan adam otuz sekiz yaşında ve senarist. On yıldan fazla süredir zeki, güzel ve işinden memnun bir kadın olan Livia ile evli. Çiftin üç çocuğu var (en küçüğü on aylık) ve evlilik hayatları tutkulu ve kusursuz. Ancak özellikle kaotik bir öğleden sonra, önemsiz bir olay meydana geliyor. Genç koca ve baba, karısı bir konferansta olduğu için çocuklarıyla ilgilenirken, bir yandan da televizyon senaryoları yazdığı meslektaşı Claudia ile acil iş mesajları alışverişinde bulunuyor. Aceleyle bir hata yapıyor: Livia'ya göndermesi gereken bir aşk mesajını Claudia'ya gönderiyor. Elbette, ciddi ve güvenilir meslektaşının da onu sevdiğini ve uzun zamandır sevdiğini söylememesi sorun olmazdı. Yanlış anlaşılmayı gidermek acil olurdu, ancak bunun yerine bir tereddüt her şeyin hızla ilerlemesi ve kahramanın zihninde gizli bir şeyin, yeni bir olasılığın ortaya çıkması için yeterli oluyor. Birdenbire, Claudia farklı bir ışıkta görülüyor; O, artık sadece bir iş arkadaşı olmaktan çıkıp, "sinirsel patlamalar, sabırsızlık, alaycılık, net onaylamalar ve aynı derecede net inkarlar, tutku patlamaları, mantıksız talepler" sergileyebilen, büyüleyici ve karmaşık bir kadına dönüşüyor. Bunu yapmaya karar vermeden –ya da herhangi bir anda karar vermeden– kahraman, asla yapacağını düşünmediği bir şeyi yapıyor. Hafif ve zarif bir adımla, üzerinden geçtiği uçurumu görmezden geliyormuş gibi yaparak, Yanlış Hedef bize kesinliklerimizin ne kadar kırılgan olduğunu, en küçük düşünce ve eylemlerin bile bazen yarattığı dayanılmaz ağırlığı anlatıyor. Giderek artan bir anlatı gerilimiyle büyülenmiş bir şekilde, kaçınılmaz bir şekilde bir gemi enkazına yapılan pervasız hazırlığa tanık olurken, sözde mutlu bir varoluşu mahvetmenin ne kadar kolay olduğunu fark ediyoruz. Alıntıdır:
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 2026170 okunma
Puan vermedi·98 syf.··
2026 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 18:54
Selam. Bu ayın ilk okuduğum kitabı Thomas Bernhard'dan “Beton” adlı kısa romanı oldu. Otobiyografik özelliğe sahip eserde bir olay bağlamı olmadan daha çok düşünceler ve anılar üzerinden ilerler. Yazar kendi akciger hastalığını baş karakteri Rudolf'a da aksettirmiştir. Akciğer hastalığı ile boğuşan Rudolf, Alman müzisyen, bestekâr “Felix Mendelssohn Bartholdy” hakkındaki çalışmasına bir türlü başlayamaması canını sıkar. Buna sebeb olarak da ablasını sorumlu tutar. Onun varlığı ve serzenişleri Rudolf'u çelişkili davranışlara ve durumlara doğru anksiyeteye iter. Ablasının katı ve alaycı tutumu aksi bir tepki vermesine sebep olurken yine de her defasında söylediklerine hak vermesiyle sonuçlanır. O ablasını bir taraftan günah keçisi bellerken diğer taraftan söylemlerinin çekiciliğini ve haklılığını da kabul etmesine neden olur. İnsan ilişkilerinin çelişkilerine ve çıkarlarına, içsel çöküş ve çıkmazları ile yoğun bir anlatımla karşılaşırız. #kitapalıntıları &Doğal olarak çok azın talep edileceği yerden biz daima her şeyi talep ediyoruz, bizi umutsuzluğa düşürüyor bu durum. Biz bu insanı tepelerde görmek istiyoruz, ama o daha aşağılardayken başarısızlığa uğruyor, gerçekten de her şeyi elde etmek istiyoruz ve gerçekten de hiçbir şey elde edemiyoruz. Doğal olarak da bizzat kendimizden yüksek ve en yüksek taleplerde bulunuyor ve bu arada yüksek ve en yüksek talepler için yaratılmamış insan doğasının tümünü bir yana bırakıyoruz. Dünya aklı, insani olanı gözünde büyütüyor. Çıtayı olması gerekenden birkaç yüz kat daha yükseğe koyduğumuz için zaten hep başarısız oluyoruz. &Her türlü önlemi alırız, ama yaşam için değil, ölmek için.
Edebiyat & Roman
BetonThomas Bernhard · Yapı Kredi Yayınları · 20251,413 okunma
7/10
·200 syf.··
2026 22. kitabı
Küresel iklim değişikliğinin sebepleri ve sonuçları hakkında önemli bilgiler içeren bir kitap. İnsanların aşırı tüketim çılgınlığının iklim değişikliği üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Teknoloji, otomotiv, gıda, su, enerji ve ulaşım sektörlerindeki artan talepler ne yazık ki bizi felakete sürüklüyor. Dünya nüfusu şuan 7 milyar peki kısa bir sürede 10 milyara ulaşırsa ne olacak?
10 MilyarStephen Emmott · NTV · 2014171 okunma
Rezonansın Pratiği
9/10
·206 syf.··
2024 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2024 15:42
Rezonans Kanunu Franckh’a göre evrende her şey enerji ve titreşimden oluşur. İnsan düşünceleri, duyguları ve inançları da birer frekanstır. Hayatımıza giren olaylar, insanlar ve deneyimler; bizim içsel frekansımızla uyum (rezonans) gösterenlerdir. En kritik cümle: “İstediklerini değil, titreşim olarak neysen onu çekersin.” Bilinç – Bilinçaltı Ayrımı Kitapta önemli bir vurgu şudur: Bilinç: “Zengin olmak istiyorum.” Bilinçaltı: Para kazanmak zor. / Ben yeterli değilim. Eğer bilinçaltınız olumsuz programlıysa, yayılan gerçek frekans çelişkili olur. Bu durumda istediğiniz sonucu alamazsınız. Rezonansın İşleyiş Süreci Kitapta süreç şu şekilde anlatılır; Net İstek Belirsiz talepler rezonans oluşturmaz. İstek: Spesifik Duygusal olarak hissedilmiş Örnek:
1000Kitap
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma