Bilmen Tefsiri'nin Tefsir Literatüründeki Yeri
Puan vermedi·
Prof. Dr. Şükrü Arslan'ın ''Bilmen Tefsiri'nin Tefsir Literatüründeki Yeri'' isimli makalesini burada paylaşıyorum. Umarım okuyacak olan, okumayı düşünen kişilere faydalı olur. Özet Ö. N. Bilmen, Osmanlıların son döneminde yetişmiş, hayatının müsmir çağını Cumhuriyet döneminde yaşamıştır. O, Cumhuriyetin ilk çeyrek asrını aşkın zamandaki durumu ve nasıl bir tefsire ihtiyaç duyulduğunu iyi tesbit etmiş olmalıdır. Zamanı iyi okuyan Bilmen, tefsirini günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde kaleme almış, uzmanlık alanına giren hususlara fazla yer vermemiştir. Bu sebeple Bilmen Tefsiri’nde farklı yorumlar, rivayetlerdeki senet ve tenkitleri, fıkhî ve kelamî ihtilaflar, kıraat farklılıkları vs. bazı istisnalar dışında görülmez. Kanaatimizce Kur’an’ın ne dediğini öğrenmek isteyen sade insanımız için gayet faydalı bir tefsirdir. Fakat ne yazık ki dili yazıldığı zamana değil, müfessirin yetiştiği döneme aittir. Biz, kısaca “Bilmen Tefsiri” olarak adlandırdığımız merhum Ömer Nasûhi Bilmen Hoca Efendi’nin tefsirini önce genel hatlarıyla tanıtmaya sonra da tefsir literatüründeki yerini tesbite çalışacağız. Öncelikle belirtmemiz gereken hususlardan biri şudur: Bilmen Tefsirini incelememiz, Bilmen Yayınevi tarafından neşredilen, basım tarihi ve kaçıncı basım olduğu belirtilmeyen, orta boy, sekiz cilt, 4136 sayfa olarak İstanbul’da basılan nüsha üzerinde yapılmıştır. Bilmen Tefsiri’nin tam adı, “Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Meâl-i Âlisi ve Tefsiri”dir. Bilmen Tefsiri ve Özellikleri Bilmen Hoca Efendi, tefsirine yazdığı üç sayfalık özlü mukaddimesinde Kur’an-ı Kerim’in kısa tanıtımı, önemi, tüm insanlara hidayet rehberi oluşu, tefsir ve tercümesine olan ihtiyaç, tercüme ve meâl arasındaki fark, İslâm’ın başlangıcından itibaren müslümanların Kur’an’ı anlamak için
Alıntı
Kur'an-ı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri (7 Cilt Takım)Ömer Nasuhi Bilmen · Kitap Kalbi Yayıncılık · 202297 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 19:12
Bir ev düşünün. Duvarları aynı kalsın, pencereleri aynı kalsın ama içinden geçen insanlar değişsin. Çocuklar büyüsün, savaşlar yaşansın, teknolojiler icat edilsin, aşklar başlasın ve bütün bunlara sessizce tanıklık eden bir canlı olsun. Alex Howard’ın Hayalet Kedi romanı tam olarak bu evrende şekilleniyor. 1902 yılında ölen Grimalkin isimli bir kedinin hikâyesiyle başlayan roman, sıradan bir anlatım olmaktan çok uzak. Grimalkin, hayalet bir kedi olarak aynı binada yaşamaya ve yaklaşık 120 yıl boyunca farklı insanların hayatlarına tanıklık etmeye başlıyor. Bir insan ömrüne sığmayacak kadar uzun bir zaman dilimi, bir kedinin meraklı gözlerinden aktarılıyor. Kitabın en etkileyici yanı büyük olayları değil, küçük anları anlatması. Tarih kitaplarında yer almayan sevinçler, yalnızlıklar, kayıplar ve umutlar sayfalar boyunca sessizce akıyor. Çünkü yazarın asıl derdi savaşları ya da teknolojik gelişmeleri anlatmak değil; bütün değişimlerin ortasında insan olmanın ne anlama geldiğini sorgulamak. Grimalkin’in gözünden baktığımızda fark ediyoruz ki insanlar gelip geçiyor, evler el değiştiriyor, şehirler dönüşüyor. Ama sevgi, özlem ve aidiyet duygusu her dönemde aynı kalıyor. Zamana, hatıralara ve hayatın geçiciliğine dair düşünmeyi seven okurlar için yazılmış bir roman diyebilirim. Son sayfayı kapattığımda tarihe not düşülmüş olaylar ya da buluşları düşünürken değil, arkasında bıraktığı duygulara odaklanmış halde buldum kendimi. Bu tarz okuma deneyimlerini sevenlere tavsiyem olsun. “Bir kedinin gözünden geçen bir asır, bazen onlarca insanın kelimelerinden daha fazlasını anlatabilir.” Hayalet Kedi
1000Kitap
Hayalet KediAlex Howard · The Kitap Yayınları · 202696 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·224 syf.··
2026 6. kitabı
Sultan II. Abdülhamid’in 33 yıllık mücadelesinin nasıl sona erdiğini bir solukta okuyacağınız, okuduktan sonra yakın tarihe bakışınızı değiştirecek o roman.
1909 İstanbul DüştüBurak Turna · Destek Yayınları · 2024166 okunma
Kaplan'ın Sırtında – II.Abdülhamid'i Anlamak
Puan vermedi·324 syf.··
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 11:41
Zülfü Livaneli Kaplanın Sırtında kitabını okuyup birdim. II. Abdülhamid bizim tarihimizde hep ya "çok kötü" ya da "ulu hakan" diye ikiye bölünür ya, bu kitap o kuplaşmadan sıyrılıp gerçekten o koltukta oturan "insan"ı anlamaya çalışıyor. Abdülhamid, imparatorluğun en dağılmış, en zayıf döneminde tahta geçmiş. Kabul edelim ki; askeri ve teknolojik olarak dünya çoktan bizi geride bırakmış. Kitapta da çok güzel anlatıldığı gibi, o dönemde bir savaşa girmek, imparatorluğun sonunu daha hızlı getirecek bir intihar gibiymiş. Abdülhamid de bunu çok iyi bildiği için, elindeki kısıtlı imkanlarla, zekasını ve diplomasiyi kullanarak o süreci uzatmanın, imparatorluğu ayakta tutmanın yollarını aramış. Tabii ki yaptığı hatalar, baskıcı tutumları, o dönemin şartları altında tartışılabilecek çok fazla kararı var. Ama "vatan haini" diyerek kestirip atmak, bence o günkü zorlukları, o büyük çaresizliği görmezden gelmek olur. Kendi şahsi servetini bile devletin bekası için ortaya koyabilecek kadar devlete bağlı birinden bahsediyoruz. Kaplanın Sırtında kitabı Adülhamid'i ne yerin dibine sokuyor ne de göklere çıkarıyor. Sadece o "kaplanın sırtında" yolculuk eden, ağır bir sorumluluğun altında ezilen ama akıllıca politikalarla imparatorluğu otuz üç yıl boyunca bir arada tutmaya çalışan bir adamın anlatıyor. #306671697 Tarihe siyah–beyaz bakmak yerine, dönemin şartlarını göz önüne alarak biraz daha objektif bakmak isteyenler için güzel bir kitaptı.
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,6bin okunma
5/10
·240 syf.··
2023 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2023 00:00
tek kelimeyle okumakta bu kadar zorlandığım nadir kitaplardan olarak tarihe geçti. ölü canlar ile yarıştı resmen. neyinden bu kadar nefret ettim bilmiyorum. aradığımı bulamadım bir türlü. hikaye hiç derinleşmemiş. herşey yüzeysel. bir sürü olay oluyor. deniz şeytanı - balıkçılar- şeytanın babası - deneyler - adamın kıza aşık olması - kızın başkası ile evlenmesi. sırala sırala bitmiyor. bunun haricinde dili akıcı, normalde kolay okunabilir bir kitap aslında. 13-15 yaş arasında belki daha etkili bir kitap olabilirdi. benim için sınıfta kaldı.
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,487 okunma
Kızıl Veba
9/10
·72 syf.··
2021 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2021 10:31
Jack London denince aklıma her zaman insanın doğayla, hayatla ve kendi içindeki karanlıkla verdiği mücadele gelir. Kızıl Veba da bu yönüyle beni etkileyen kitaplardan biri oldu. Üstelik kısa olmasına rağmen düşündürdükleri sayfalarının çok ötesine taşan eserlerden. Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey, yazıldığı dönemi düşündüğümde ne kadar ileri görüşlü olmasıydı. Jack London, henüz dünyanın büyük salgınlarla bugünkü anlamda yüzleşmediği bir dönemde, insanlığın büyük bir felaket sonrası nasıl bir hâle gelebileceğini oldukça çarpıcı bir şekilde anlatmış. Kitabın sayfalarını çevirdikçe aslında medeniyet dediğimiz şeyin ne kadar kırılgan olduğunu fark ediyoruz. Bir gün içinde yok olmayacak gibi görünen şehirler, kurumlar, bilgiler ve alışkanlıklar, bir salgının ardından adeta tarihe karışıyor. Romanın en etkileyici karakteri kuşkusuz yaşlı Profesör James Howard Smith. O, geçmiş dünyanın son tanıklarından biri. Torunlarına eski dünyanın nasıl bir yer olduğunu anlatmaya çalışırken sadece bir hikâye anlatmıyor; aynı zamanda kaybolan bilginin, kültürün ve insanlığın yasını tutuyor. Onun çaresizliği beni derinden etkiledi. Çünkü anlattıkları şeyler doğru olmasına rağmen karşısındaki insanlar bunları anlamıyor, hatta çoğu zaman inanmakta zorlanıyor. Bu durum bana bilginin korunmadığında ne kadar hızlı yok olabileceğini düşündürdü. Kitapta diğer karakterler çok derin işlenmese de aslında hepsi birer sembol gibi duruyor. Yeni nesil insanlar geçmişi bilmeyen, sadece hayatta kalmaya çalışan bireyler hâline gelmiş. Bu karşıtlık sayesinde Jack London okuyucuya şu soruyu sorduruyor: İnsanlığı insan yapan şey yalnızca yaşamak mı, yoksa bilgi, sanat, kültür ve hatıralar da bunun bir parçası mı? Kızıl Veba boyunca hissedilen o karamsar atmosfer beni zaman zaman ürpertti. Ancak kitabın gücü de
Roman
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma