Puan vermedi·144 syf.··
2026 15. kitabı
Cumhuriyetin kuruluşundan sonra ülkenin eğitim atılımlarının anlatıldığı bir kitap. Anadolu köylerini terkedilmişliğinden kurtarmanın, onları ileriye taşımanın yollarının aranmasının hikayesi. Eğitim sadece çocuklara okuma yazma öğretilmesi olarak görülmüyor, tüm köylünün tarım, hayvancılık, temizlik, imar konuları ile birlikte kapsamlı bir şekilde ileriye taşınmasından bahsediliyor. Konuya bu şekilde bütüncül yaklaşılması benim çok hoşuma gitti. Köy öğretmeni bir anne babanın kızı olarak köyde öğretmenin ne demek olduğunu biliyorum. Günümüzde de eğitimin bu şekilde bütüncül olarak görülmesi ve uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Eğitmen okullarının nasıl kurulduğu da çok önemli çünkü ileride Köy Enstitüleri için tecrübe teşkil edecek. Köy Enstitülerinin temellerinin atıldığı günlere şahitlik etmek isterseniz okumanız gereken bir kitap. Keyifli okumalar dilerim.
Eski Bir Öğretmenin AnılarıSüleyman Edip Balkır · Cumhuriyet Gazetesi · 199838 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 9. kitabı
Kadınlar, erkek egemen yapılar olmadan daha sağlıklı, barışçıl ve rasyonel bir toplum kurabilir mi? Charlotte Perkins Gilman'ın ütopyası sadece bir toplum tasarımı değil, aynı zamanda Gilman'ın eksikliğini hissettiği şeylerin toplamı gibi de okunabilir. Doğumundan kısa bir süre sonra babasının evi terk etmesi, çocukken eğitim hakkından mahrum bırakılması, büyümesinde teyzelerinin aktif rol alması ve yetişkin bir kadın olarak doğum sonrası depresyon yaşaması.. Tüm bu deneyimlerin kadınlık, annelik, toplumsal roller, sosyal haklar gibi bir çok konudaki düşüncelerini derinden etkilediğini görebiliyoruz. 2.000 yıldır sadece kadınların yaşadığı bir yer// Her birey en kaliteli eğitime erişebiliyor // Evlilik kurumu yok// Annelik bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk// Şiddet, savaş, suç yok// Doğadaki hiç bir şey israf edilmiyor, tarım üst düzeyde// İş birliği ve kollektif çaba ön planda Kadınlar Ülkesi'ne yolu düşen 3 erkek Terry, Jeff ve Vandyck farklı karakterlere sahiptir. Terry, kadınların fethedilmesi ve yönetilmesi gereken varlıklar olduğuna inanan, onların bağımsız ve güçlü bireyler olabileceği fikrine ikna olamayan biri. Jeff, nazik, romantik ve kadınlara hayran, onları idealize eden birisi. İlk bakışta Terry'nin tam karşıtı gibi gözükse de Jeff de kadınları idealize ederek ve gereksiz yücelterek aslında kadınları birey olarak kavramakta güçlük çeken bir karakter. Vandyck ise önyargıları olmasına rağmen, öğrenmeye açık, dönüşüme açık biri. Sorgulayıcı ve rasyonel. Her ütopyada olduğu gibi burada da kısıtlayıcı ve sorunlu bir çok alan var. Toplum aşırı planlı ve disiplinli, bireysel özgürlükler sınırlı, her şey steril, tekdüze, bireysel farklılıklar yok denecek kadar az. Yani savaş, suç, şiddet ve bolca zulüm içeren bu ataerkil sistemden tabi ki
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·180 syf.··
2026 67. kitabı
Türkiye’nin tarihi boyunca yakaladığı en büyük fırsat ve yaşattığı büyük hayal kırıklığı. 10 yılda yapılan inanılmaz işlere rağmen kapatılmıştır. Ancak bu gün hala devam etseydi nasıl olurdu acaba diye konuşuyoruz. Derslerin yarısı beceriye dayalı diğer yarısı kültürel ve akademik. Hem tarım ve hayvanlık var hem de tiyatro. Hem yapı demir işleri var hem de müzik. Çok kanatlı bir kuş. Bunu kapatanların elimiz yakalarındadır. Ülkemizde okuyamayan her kızın oğlanın vebali bunların boynundadır. Kendisi köy enstitülerinde okumuş sonra da kendisi buralarda öğretmenlik yapmış Fakir Baykurt’un kaleminden okuyoruz köy enstitülerini
Unutulmaz Köy EnstitüleriFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2016789 okunma
Keşke
10/10
·500 syf.··
2026 7. kitabı
Keşke, Fikret ve Sabia’nın yüreğe dokunan aşk hikâyesini anlatırken aynı zamanda Cumhuriyet’in aydınlanma idealine ve Köy Enstitülerinin önemine ışık tutan etkileyici bir romandır. Köylerinden çıkıp Köy Enstitüsünde buluşan Fikret ve Sabia, yalnızca eğitim alan iki genç değil; Cumhuriyet’in yetiştirmek istediği çağdaş, üretken ve düşünen bireylerin temsilcileridir. Enstitülerde öğrenciler hem akademik eğitim alır hem de tarım yapar, sanatla ilgilenir, üretir ve yaşamın içinde öğrenirler. Bu yönüyle Köy Enstitüleri, Cumhuriyet’in kırsaldaki kalkınma ve eğitim hamlesinin en önemli projelerinden biri olarak romanda güçlü bir şekilde hissedilir. Fikret ve Sabia’nın masum sevgisi, dönemin toplumsal ve siyasi olayları arasında sınanırken okuyucu bir yandan da Türkiye’nin yakın tarihine tanıklık eder. Doktor Sabia ve Avukat Tarık’ın yollarının kesişmesiyle ortaya çıkan sırlar, geçmişin gölgesinde kalan gerçekleri gün yüzüne çıkarır. Roman, bireylerin hayatlarını etkileyen siyasi kararları ve toplumun görünmeyen yönlerini sorgularken “hiçbir şey göründüğü gibi değildir” düşüncesini de hissettirir. Kitabın merkezindeki “keşke” duygusu ise yalnızca yarım kalan bir aşkın değil, kaybedilen fırsatların, ertelenen hayallerin ve geçmişe duyulan özlemin sembolüdür. Fikret, Sabia ve Tarık’ın hikâyesi; sevginin, fedakârlığın ve zamanın insan ruhunda bıraktığı izleri derinden hissettirir. Keşke, Cumhuriyet’in eğitim anlayışını ve Köy Enstitülerinin toplum üzerindeki dönüştürücü etkisini anlatırken, aynı zamanda okuyucuyu hüzünlü bir aşkın ve saklı gerçeklerin peşinden sürükleyen; düşündüren, duygulandıran ve uzun süre hafızalarda kalan güçlü bir romandır.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,021 okunma
10/10
·2016 syf.··
2026 54. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:18
Gıdaya ulaşamamak, insanlığın en büyük sorunlarından biri… Dünyada her 15 dakikada yüzlerce insan açlık nedeniyle hayatını kaybederken, üretilen gıdaların yaklaşık beşte biri israf ediliyor. Kötü beslenme ise küresel ölümlerin önemli bir bölümünde etkili. Bu kitap; gıda sorununu çiftçiler, kooperatifler, tarım sistemleri ve sürdürülebilir çözümler üzerinden ele alıyor. Çünkü mesele sadece üretmek değil; herkes için sağlıklı ve adil bir gıda sistemi kurmak.
Gıdanın Politik EkolojisiFikret Adaman · Metis Yayınları · 20235 okunma
10/10
·184 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:08
Kalbin Sesi İle Toprağa Dönüş Mustafa Kutlu'nun hikâye kitaplarından farklı olarak deneme ve fikir yazılarından oluşmuştur. Mustafa Kutlu bu kitabında modern dünyanın getirdiği yabancılaşmaya, betonlaşmaya ve ruhsuzlaşmaya karşı fıtrî olana yani toprağa ve kalbe dönüşü savunuyor. Kitabımızda temel tema ve felsefe "Toprak ve Kalp" Kalbin Sesi; Akılcı ve modern insanın unuttuğu merhamet, kanaat, şefkat ve iman gibi hasletleri temsil eder. Toprağa Dönüş; Bu sadece coğrafi olarak (şehirden köye göç değil) aynı zamanda zihniyet ve yaşam tarzı değişikliğidir. Toprak üretimi, tevazuyu, bereketi temsil eder. Mustafa Kutlu kitpa boyunca günümüz insanı için çok sert eleştirilerde bulunuyor. Tüketim Çılgınlığı, Büyük Şehirler ve Betonlaşma, Teknoloji ve Yabancılaşma. Mustafa Kutlu aynı zamanda kitabın ikinci bölümünde "Yeni Bir Hayat Tarzı" olarak çözüm önerisinde de bulunuyor. Küçük Güzeldir, Tarım ve Hayvancılığın İhyası, Kanaat ve Toplum. Kalbin Sesi İle Toprağa Dönüş modern çağın karmaşasından, hızından ve gürültüsünden yorulanlar için bir yavaşlama ve kendi içine dönme çağrısıdır.
Kalbin Sesi İle Toprağa DönüşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 2020706 okunma