Geceye şiir...
Adımı söyle bana bir kalbim olsun Seslenince bir şarkıyı başlatsın. Sen bir ormansın bir ağacın içinde Ben çorak tarla bir başağın içinde O geminin ardından üzülme diye Kaybolmuş gökyüzünü avucuna getirsem Sen bir bulutsun bir yağmurun içinde Ben kuru bir çölüm bir kumun içinde Bana mektup yaz bir yurdum olsun Kapısından çıkıp kapına dayanayım Sen bir yuvasın bir odanın içinde Ben kocaman bir hiçim senin içinde Gamzeni kıskanıp yüzyıl öteden Ay gelip yanağına otursun Sen bir rüyasın bir gerçeğin içinde Ben bir yarayım bir bıçağın içinde Bütün kalemleri bir bir kırdım Sesinden resim yaptım kendime Sen bir hayatsın bir ölümün içinde Ben bir ölüyüm bir bedenin içinde Yaşamayı bilirdim eğer doğsaydım Bunca yıldır yaşadım,onca yıldır ölüyüm Sen bir cennetsin bir annenin içinde Ben bir babayım bir yetimin içinde
Şiir
Rüyamda Queen yayla şenliklerine geliyordu, Fredy sazı eline alıp "Ana bugün tarla davası yüzünden iki oğlan çocuğu vurdum ama ağlamayacağım" parçasını çalıyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yüksek tavanlı taş evlerin içinde ince taş işçiliğiyle yapılmış taş evlerin içinde evleri yazın serin kışları sıcak tutan kalın duvarların ardında yaşayan savurlular hâlâ geleneklere bağlı Atlas dergi sayı 135 haziran 2004 Kırmızı bir perde taş duvar ve yer minderine çökmüş elindeki Kuraanı kerimi okuyordu ilyas amcanın hanımı gözlerinden iki damla yaş damladı o yüce kitabın üzerine tövbe eder gibi bir hali vardı gelin artık Allahtan korkun ona itaat edin tüm mükafatımızı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir diyordu şuara suresi bana döndü bak kızım dedi ne kadar yüksek tavanlı evlerde otursanda Vicdan rahat değilse yüksek tavanlı taş evler üzerine çöker bu evde gavur poyraza ben iki oğlumu verdim şimdi şu asma bahçesinin altında yatıyorlar ben ise beni yakan günahlarıma ağlıyorum Onlar iki kardeşti babalarından iki üzüm bağı miras olarak kalmıştı sabiha kadın üzüm bağını gösterdi bu tarla Yakup dayınındı ancak gâvur abisi elinden aldığı zaman hiç ses çıkarmadık zulme ortak olduk ve binlerce kişiyi üzüm bağlarından kopardık oysaki bağların ikiside hurmalarla donatılmıştı ancak gavur poyraz elindeki ile yetinmedi insan açtır kızım soykası bata her zaman hep bana der ve daha fazla ister İki bağın arasından bir ırmak akıtmıştı Yaradan hükümet iktidar gelip Yakup dayının malına bahçesine el koydu ve şiddetli yağmurlar o günden sonra başladı Yakup dayı yükü yükledi çocukları ile köyü terketti insan insana zulüm ve işkencedir
Duygu ve Düşünce
Kalp bir tarla, düşünceler ise tohumdur.🌾 Ne ekersen onu biçersin.
Yaşamı boyunca insanın yanında iki dostu ve iki düşmanı bulunur , Biri yüreği , diğeri dili... Bunlar ceza da olabilir insana mükâfatta... İnsan yüreğinde ne besleyip büyütürse , Mutlak bir gün onları yaşarken bulur kendini.. Tarla misali biçtirir hayat ektiklerini... Dil deseniz huzurda verir, huzurda kaçırır , Diliyle insan ne zikrederse , Duyacakları da karşılığı olur... Diyeceğim o ki aslında , Dostta uzakta değil, düşmanda yaşam boyunca...
Burası dünya! Ne çok kıymetlendirdik. Oysa bir tarla idi; Ekip, biçip gidecektik. Cahit Zarifoğlu