Haliç'in sonunda yer alan Eyüp Camii, II. Mehmet zamanında peygamberin arkadaşı Eyüp'ün mezarının bulunduğu yerde inşa edilmiştir.
İçine girmek öteden beri Hıristiyanlara yasaktır, hatta civarı bile onlar için tekin değildir.
Yapı beyaz mermerden yapılmıştır, ıssız bir yere, şehrin dışına konumlanmıştır, her yanı mezarlıklarla çevrilidir. Ulu çınarların, asırlık servilerin oluşturduğu koyu bir yeşil kütlenin arasından kubbesi ve minareleri güçlükle seçilir.
Bu mezarlıkların yolları çok gölgeli ve loştur, taş ya da mermer döşelidir, çoğu sarp yamaçlar arasından geçen, dar yollardır. Yol kenarı boyunca çok eski mermer yapılar uzanır, bu yapıların hiç değişmemiş beyazlığı, servilerin siyah rengi önünde iyice belirginleşir.
Bu patikaların gölgesinde yaldız bezemeli, çiçeklerle çevrili yüzlerce mezar birbiri ardına sıralanır. Bunlar ululanan ölmüşlerin, eski paşaların, önemli İslam ileri gelenlerinin mezarlarıdır. Şeyhülislamların türbeleri bu ağaçlı yollardan birindedir.
Sultanlar bu camide kılıç kuşanarak padişah olurlar.
Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası Yayınları 2.Basım·Kitabı okuyor