taskindeniz

taskindeniz
@taskindeniz
“Kitap okumak hususi bir sanattır.” K.Atatürk Kendini onaylamak için değil, kendini yıkmak için, kendini aşmak için oku...
Bugün Afrikalıların birbirlerine duydukları güvenin dünyanın başka bölgelerindeki insanlardan daha az olduğu doğru olabilir. Fakat bu, Afrika’da hem “insan hem de mülkiyet haklarına alttan alta zarar veren kurumların uzun geçmişinin bir ürünüdür. Yakalanıp köle olarak satılma ihtimali hiç şüphesiz Afrikalıların başkalarına olan güvenini tarihsel anlamda etkilemiştir.
Sayfa 171·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Alenen dile getirilmesi siyaseten doğru olmasa da, çoğu insan hâlâ Afrikalıların düzgün bir iş “ahlâkından yoksun oldukları, büyüye-büyücülüğe inanmaya devam ettikleri ya da Batı’nın yeni teknolojilerine ayak diredikleri için fakir olduklarını düşünmeyi sürdürüyor. Ayrıca çoğu kişi, insanlarının hem doğaları gereği sefih ve meteliksiz hem de “İber” ya da “mañana” kültüründen mustarip olmaları nedeniyle Latin Amerika’nın asla zengin olamayacağına da inanıyor. Elbette, bugün Çin, Hong Kong ve Singapur’daki büyümenin lokomotifi olarak Çin’deki iş ahlakı göklere çıkarılsa da zamanında çoğu kişi Çin kültürünün ve Konfüçyus değerlerinin ekonomik büyümeye ters düştüğünü düşünüyordu.”
Sayfa 163·Kitabı okudu
1000Kitap
Türklerin bilinen en eski yazılı belgeleri Türk runik harfleriyle yazılmış metinlerdir. Bu metinlerin bir bölümü hatıra taşı, mezar taşı, ve kayalara, bir bölümü ise günlük hayatta kullanılabilen birtakım nesne ve eşyalar üzerine yazılmıştır. Yedinci yüzyılın son on yılı içerisinde tarihleyebileceğimiz Çoyr yazıtını en eski tarihli yazıt olarak kabul edersek yedinci yüzyılın sonlarından başlayan bu yazı kültürü, Türklerin Manihaizm ve Budizm dinine mensup zamanlarında bile unutulmamış ve bu harfler daha uzun bir süre kullanılmıştır.
Sayfa 7·Kitabı okudu
1000Kitap
Büyük Fransız siyaset felsefecisi Montesquieu daha 19. yüzyıl sonlarında zenginlik ve yoksulluğun coğrafi yoğunlaşmasından söz etti ve tropikal iklimlerdeki insanların tembelliğe eğilimli ve merak duygusundan yoksun olduklarını savundu. Bu nedenle, sıkı çalışmıyorlardı, yenilikçi değillerdi, bu yüzden de fakirdiler. Montesquieu ayrıca, tropikal konumun yalnızca yoksulluğu değil aynı zamanda yaygın despotizm gibi ekonomik başarısızlıkla ilişkili bazı siyasal olguları da açıklayabileceğini öne sürerek tembel insanların despotlar tarafından idare edilmeye eğilimli olduğu yorumunda bulundu.
Sayfa 140·Kitabı okudu
1000Kitap
Dünya eşitsizliğinin nedenlerine ilişkin genel kabul gören bir kuram, zengin ve fakir ülkeler arasındaki büyük ayrımın coğrafi farklılıklar tarafından belirlendiğini ileri süren coğrafya hipotezidir. Afrika, Orta Amerika ve Güney Asya’dakiler gibi çoğu fakir ülke Yengeç Dönencesi ile Oğlak Dönencesi arasındadır. Bunun aksine, zengin ülkeler ılıman kuşakta yer alma eğilimi gösterir. Yoksulluk ve zenginlikteki bu coğrafi yoğunlaşma pek çok sosyal bilimci ve uzmanın kuram ve görüşlerinin başlangıç noktası olan coğrafya hipotezine yüzeysel bir çekicilik kazandırır. Fakat bu durum onu olduğundan daha az yanlış hale getirmez.
Sayfa 139·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam