Dünya tiyatro tarihinin ve Fransız edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük dehalarından Molière’in ilk kez 1668 yılında sahnelenen ve zamansızlığını kanıtlayan ölümsüz eseri "Cimri", insan doğasının en karanlık ve gülünç zaaflarından biri olan para hırsını merkezine alan trajikomik bir başyapıttır. Eser; Paris’in burjuva dünyasında yaşayan, varlığını sadece sahip olduğu altınların miktarıyla ölçen ve paraya olan hastalıklı tutkusu yüzünden kendi çocuklarının mutluluğunu bile hiçe sayan bencil, şüpheci ve despot Harpagon’un dramatik hikayesini odağına alır. Molière; Harpagon’un sakladığı altın dolu nakit kutusunun çalınması korkusu etrafında şekillenen bu soluk soluğa kurguda, paranın insan ilişkilerini, aile bağlarını ve toplumsal ahlakı nasıl çürüttüğünü cerrah titizliğiyle deşer. Yazar; klasik Fransız komedyasının tüm inceliklerini kullanarak, seyirciyi/okuyucuyu bir yandan kahkahalara boğarken, diğer yandan insan ruhunun ne denli acınası bir köleliğe bürünebileceğini göstererek derin bir tefekküre sevk eder. Molière’in o dinamik, taşlama gücü yüksek, insan psikolojisinin en gizli dehlizlerini fısıldayan görkemli dili; bu klasiği basit bir karakter komedisi olmaktan çıkarıp, kapitalist hırsların ve mülkiyet tutkusunun insanlığı nasıl esir aldığını anlatan çok katmanlı, evrensel bir edebi anıta dönüştürür.