Yalçın'ın Enver Paşa ile ilgili yazdıklarının başlangıcı, âdetâ bu cümlenin devamı sayılabilir. Enver Paşa'nın "stil"i, bu satırlarda göze çarpar. Sâde ve mütevâzı hayat tarzı ile siyâset anlayışı arasın-daki farklılık, Yalçın'ın değerlendirmelerinde de kendisini hemen gösterir. Bütün eleştirel yaklaşımı ile Yalçın, Enver Paşa'ya karşı mesafelidir. Ama Talât Paşa için yazdıklarında derin bir farklılık görüyoruz. Talât Paşa'nın da sâde ve mütevâzı hayat tarzı, Yalçın'ın vurgulamak istediği bir noktadır. Diğer yandan, siyasî alandaki ılımlı tutumunu da över. Enver Paşa için yazılanlarla kıyaslandı-ğında, Yalçın'ın Talât Paşa'ya olan yakınlığı hemen görülür. Oku-yucu, Harb-i Umûmî'de Ermeni tehciri konusunda Dâhiliye Nâzın Talât Paşa'nın misyonu ve genel olarak Ermeni tehciri konusunda Yalçın'ın yazdıklarından dikkatli bir metin analizi yapmayı başa-rabilirse, kendisine belirgin ipuçları sağlayabilir. Cemâl Paşa'nın gösterişli hayat tarzı, diğerleri ile karşılaştırıldığında, âdetâ vurgulu bir edâ ile anlatılıyor. Bununla birlikte yazar, Cemâl Paşa'ya da ya-kındır. Yalçın'ın, eski dâvâ arkadaşları olan ve İttihat ve Terakki'nin bu üç ünlü paşasına karşı yazdıkları, kanımca, bir hayli yumuşak, samimî ve içtendir. Eleştirel ton neredeyse saygılı bir üslûp içinde eritilmiştir. Bir anlamda denge kurulmak istenmiştir. Ama yine de okuyucu, Yalçın'ın anekdotlarından yaklaşımını çözebilir.
İttihat ve Terakki'nin kurucusu ve ideoloğu Ahmet Rıza Bey 10, belli ki Yalçın'ın gözünde sinik ve pasif bir kişiliktir. Ondan poli-tikacı olarak söz etmek bile zordur. İttihat ve Terakki'nin Katib-i Umûmîsi Mithat Şükrü Bleda¹¹ için yazılanlar ise tamâmen fark-lıdır. Bleda'nın ılımlı kişiliği ve siyâsî anlayışı övülür. Sadrâzam Sait Halim Paşa¹2 için yazılanlar da aynı yaklaşımın ürünüdür. Bu