8/10
·278 syf.··
2026 64. kitabı
Size bütün duyguları hissettirecek ama özellikle kalp kırıklığını iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir kitapla geldim. Alçin, eşi tarafından ihanete uğradıktan sonra her şeyi geride bırakıp Amerika'ya yerleşiyor. Orada Alex ile evleniyor ve sakin, güzel bir hayat yaşamaya başlıyor. Ancak eski eşi Kıvanç'ın karşılarına çıkmasıyla her şey altüst oluyor. Ressam olan Alçin, yaptığı tabloların yapay zekâ ile kopyalanması yüzünden Kıvanç'la tekrar bir araya geliyor. Üstelik Kıvanç, ilk başta kendisini Alex'e başka biri olarak tanıtıyor ve Alçin de onun eski eşi olduğunu söylemiyor. Bir nevi bir süre Alex'i kandırmış oluyorlar. Gerçekten burada çok sinir oldum. Sürekli bir araya geldiler ve Alex'in hiçbir şeyden haberi yoktu. Alçin de ara ara geçmişini sorgulayıp durdu. Hatta bir ara Kıvanç'a geri dönecek diye korktum. (Neyse ki korktuğum şey olmadı.) Bana göre Alçin biraz bencil bir karakterdi. Alex'in de yaptığı hatalar vardı ama Alçin kadar değildi. Okurken Alex'e tek kelimeyle bayılıyorsunuz. Adam o kadar tatlı ve anlayışlı ki... Kıvanç'ı öğrendikten sonra elbette sinirleniyor ama bunun üstesinden gelmeyi de başarıyor. Ayrıca Kıvanç'la olan atışmalarını okumak çok eğlenceliydi. İlk başta dram ağırlıklı bir kitap okuyacağımı sanmıştım ama içinde aksiyon da vardı. Kitap oldukça akıcı ve güzeldi. Bazı satırlarında kendimi bulduğum için de kitabın yeri bende çok başka. Benim için tek eksisi, Alex ve Alçin'in aşkını daha fazla okuyamamış olmak oldu. Onun dışında pek fazla eksi yanı yoktu. (Alçin'in bencilliğini saymazsak tabii ki.) Kitap kesinlikle tavsiyemdir.
Mürekkep İziBeyza Demir · Oleksa Yayınevi · 20262 okunma
8/10
·160 syf.··
2026 22. kitabı
‎Her kitap aslında bir kapıdır, ancak Volkan Erkan’ın Zihnini Yeniden Yapılandır eseri, sadece dış dünyaya açılan bir kapı değil, insanın kendi içine, o hiç bitmeyen ve derinleştikçe zenginleşen labirentlerine doğru uzanan bir geçit sunuyor. Günümüzün gürültülü, hızlı ve "kişisel gelişim" vaatleriyle dolu dünyasında, bu eser bir duraklama, bir nefeslenme ve en önemlisi, insanın kendisiyle olan eski hesaplarını kapatıp yeni bir sayfa açtığı bir "yüzleşme" alanı yaratıyor. ‎ ‎Volkan Erkan’ın geleneksel "kişisel gelişim" kavramına getirdiği eleştiri oldukça çarpıcı ve düşündürücü: "İnsan gelişmiyor, insan sürekli dönüşüyor." Bu cümle, kitabın ana omurgasını oluşturan felsefi bir manifesto niteliğinde. "Gelişim" kelimesi, lineer ve bitimsiz bir yükümlülük gibi üzerimize ağırlık yaparken; "dönüşüm", mevsimlerin geçişi kadar doğal, döngüsel ve köklü bir yeniden doğuşu müjdeliyor. Yazar, insanın tıpkı bir ağaç misali olduğunu; aynı ağacın dallarından kiminin tatlı, kiminin ekşi meyveler verdiğini hatırlatarak, özün aynı kaldığını ancak deneyimlerin bizi sürekli başkalaştırdığını vurguluyor. Hayatın çekirdeğindeki o kaçınılmaz düaliteyi, yani zıtlıkların uyumunu kabullenmek, aslında yazarın işaret ettiği "olgunlaşma" sürecinin ta kendisi. ‎ ‎Kitabın en etkileyici katmanı, Volkan Bey’in "izleme" üzerine inşa ettiği farkındalık pratiği. Hayatı, duyguları ve bedeni bir seyirci mesafesiyle, ancak tam bir teslimiyetle gözlemlemek, her şeyin tesadüften uzak bir sistematik içerisinde aktığına dair kadim bir bilgiyi yeniden uyandırıyor. Bu, sadece bir zihin egzersizi değil; yaşanan tüm acıların, kayıpların ve hazların bizi olmamız gereken "o" kişiye doğru yonttuğunu fark etmenin verdiği huzurlu bir kabulleniştir. İnsan, kalabalıklar içinde yalnız görünse de, bu gözlem yetisiyle kendi
Edebiyat
Zihnini Yeniden YapılandırVolkan Erkan · Destek Yayınları · 2024169 okunma
Reklam
Puan vermedi·392 syf.··
2026 39. kitabı
#MaryLynnBracht #BeyazKasımpatı #ArkadyaYayınları Bütün savaşlar, dünya kadınları ve kızları için bir suçtur..!! Tarih kitapları, şarkılar, romanlar, oyunlar, filmler ve anıtlar yaşananları unutmaya ve Barış içinde ileriye gitmemize yardım etmek için son derece gereklidir.. Acı, iyi bir öğretmendi _______________________________ Merhaba sevgili dostlarım 🪽 Kore tarihinin en acı ve zorlu dönemlerinden birini, "teselli kadınları" olarak bilinen Koreli kadınların trajedisini, çarpıcı bir kardeşlik bağı ve zamansal geçişler üzerinden anlatan, yürek burkan “BEYAZ KASIMPATI” adlı eserle geldim.. Bu kitap, sadece bir roman değil; kardeşliğin, yıkımın ve hafızanın izini süren, zamanın donduramadığı bir sessiz çığlığıda aynı zamanda... Roman, iki ayrı zaman diliminde, koparılamaz bir bağla birbirine tutunmuş iki kız kardeşin trajedisini anlatıyor: Hana ve Emi. Geçmişin Karanlığında, Hanna ; (1943 - Japon İşgali) Küçücük kardeşi Emi'yi koruma içgüdüsüyle yanarken ,denizlerin derinliklerinde nefesini tutan , güçlü bir dalgıçtır .. Fakat bir gün, Emi'nin yerine kendisini feda eder. O, Japon askerleri tarafından kaçırılarak, insanlık onurunun en ağır sınavlardan geçtiği, "teselli kadınları" olarak bilinen yüz binlerce kadının sessizleştirilmiş acısını yaşamaya mecbur kalır. Hana’nın yolculuğu, bir onur kaybı, bir yeniden diriliş yolculuğudur.. ‍ Tıpkı bir Anka kuşu misali küllerinden yeniden doğuşun hikâyesidir.. Fiziksel olarak zedenelmiş olsada içindeki intikam ateşi ve kardeşine duyduğu sonsuz sevgi onu hayata bağlayan, tek ve gerçek yegâne duygudur..
Beyaz KasımpatıMary Lynn Bracht · Arkadya Yayınları · 2018544 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 72. kitabı
PANDİSPANYA "Çocuklar ve çocuk ruhlu yetişkinler için yazıldı." Bugün Gökçe ile sayfaları arasında kaybolduğumuz, bitince de kalbimizde sıcacık bir yer edinen bu özel kitapla geldim... Öncelikle baskı kalitesi, iç sayfa tasarımı ve resimlendirmesini çok beğendik. Okurken, Gökçe ile sayfalar arasında bak böyle bir yer, nasıl beğendin mi diyerek güzelce sohbet de ettik. Kitap bitiminde çocuklara özel ayrılmış alanlar muhteşem bir incelikte düşünülmüş. Okuduğunu anlama, duygu ve düşünceleri ifade etmede özgürlük alanı sağlanmış olması ile beraber hayal güçlerini zenginleştirme adına çok sevdik. Bu alan anne/çocuk iletişimi açısından da etkili çünkü bolca sohbet içeriyor. Ayrıca sesli dinlemek için QR kodu arka kapakta sizi bekliyor. Pandispanya ülkesi ; salep tarlaları, vanilya kokulu evleri, yumurta veren ağaçları,ekşi tatlı tropik meyveleri, gökyüzünde sevinçle uçuşan süt perileri, ağaçlarda özgürce yaşayan kedileri ile hem insanların hem de canavar ırklarının yaşayan en büyük ve tek ütopyasıymış. Çocukların yönettiği, bu ülkenin batın yakasında Soğuklar, doğu yakasında Bugi canavarları varmış. Bugiler'den Munka ve Sozuklar'dan Sone ile tanışmaya , Pandispanya ülkesine davet edildiniz... Hayal kurmanın gücünü, dostluğu, umudu, ön yargıları, korkuyu, sorumluluk ve bilinç, yardım ve dayanışma, sevgi ve arkadaşlık gibi temalardan oluşan bu kitap favorimiz oldu... #cocuk #kitap #okur
PandispanyaGamze Kaya · Ötüken Çocuk Yayınları · 20262 okunma
10/10
·560 syf.··
2026 17. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 19:55
MÜTHİİİİİŞŞŞŞ BİR OKUMA DENEYİMİYDİİİİİ!! Heyyy, Ay Günlükleri Serisinin 3. Kitabı Cress ile devam ediyoruuz ve işte yorumlarıım --> Öncelikle şu ilk üç kitap için söylüyorum olay örgüsü, aksiyonu ve her şeyiyle Cress favorim oldu. Finalden önceki o "büyük bir şeyler yaşanacak" hissini çok güzel verdi. Yerimde duramadım, hatta o kadar heyecanlandım ki kalbim çarpıntı yaptı hshwmdjfj Şimdi bu kitapta Cress karakteri odakta ama buna rağmen diğer karakterlerimizi de okumaya devam ediyoruz. Cress bir Rapunzel uyarlaması. Uyarlama ve Cress hakkında fikirlerime gelecek olursak, Benim ennnn sevdiğim masal karakteri ya da prenses Rapunzel'dir. Fakat ben masaldan ziyade disney versiyonunu daha çok seviyorum. Masal hakkında hatırladıklarım sınırlı. Uyarlama kısmı bence yine başarılı sadece diğer kitaplarda (cinder ve scarlet) o uyarlama hissiyatı bence daha çoktu. Göndermeler falan. Ama bu benim için eksi bir yön değil çünkü hikaye artık tempoyu arttırdı ve bir sürü olay oluyor yani onca şeyin içinde uyarlayabilmek de başarı. Cress ise benim tatlı üzümlü kekim:(( Çok şeker bir karakter, sevdiiiim ancak cinder ve scarlet'ı daha çok sevmiştim. Yine de o da harika bir karakter. Genel olarak karakterlerin gidişatı ise, hala hepsine bayılıyorum. Kai, Wolf ve Thorne, açıkçası hangisi favorim emin değilim. Hepsine bayılıyoruuuuum (kadın karakterlerde aynı şekilde) levana ise gerçek bir villain. İyi yazılmış bir villain ve henüz novellayı okumadan bu kanıya vardım. Ve ayrıca bir parantez açayım, her kitapta odak başka bir kahramanda olsa dahi bu serinin asıl ana karakteri Cinder'dır. OFFF CİNDER'IM YA! BAYILIYORUM ONAAA!! Çiftlerimiiiz: favori çiftim şu anlık wolf ve scarlet ancak şunu demeden edemeyeceğim, kai ve cinder'ı aşırı özlemişiiiim!! O aralarındaki enerjiye hasret
1000Kitap
CressMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20154,715 okunma
Jenga Kulesi
5/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 09:56
Duygularımız söz konusu olduğunda dürüst olamayacak kadar yorgun ve tahammülsüzüz galiba artık. Yıprandık mı Yırtıldı mı sayfalarımız Kullanılıp bir köşeye atılmış gibi miyiz Olsun. Biz hâlâ : Canımızın yanmayacağı bir yol bulmak istiyoruz. İşe yarar olup bizi paslandıran şeylerden işe yaramaz olup bizi güzelleştiren şeylere doğru uzanan bir yol... Yolun olmadığı bir yol olmalı belki de... 'İnsanlar kısa süre yaşar ama uzun süre boş şeylerle uğraşır,' demiş M. Aurelius. Bomboş şeylerle uğraştığımız doğrudur kral:)) Hayat, biz inşa etmeye çalıştıkça yıkılan bir jenga kulesi gibi üstümüze devriliyor. Devriliyor da... Sisifos gibi olmayı mı öğrenmeli: 'Sabır şikayetsiz çabadır', okuduktan sonra günlerce düşündüm bu sözü... Sadece ağırlığa dayanan değil meyve de veren bir ağaç gibi yaşayabilmenin sabrını öğrenebilirim belki de, Çocukların anlayabileceği şekilde, dünya hakkında bir şeyler anlatabilirse birisi bana... Fakat ne zaman biriyle konuşsam, sohbet sessizlikle bitiyor. Hayat, kişinin sadece yaşayıp geçirdiği bir şeyden ibaret olduğunda, hayatta kalmanın gereklilikleri bütün zamanımızı ve gücümüzü aldığında, ölüden farkımız yok.
1000Kitap
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
Reklam
Reklam