Yani çok tatlı bir kitaptı, soruları cevaplarken çok eğlendim. Bence her yaş kesimine hitap edebilir. Öğretmen arkadaşlar etkinlik amaçlı öğrencilere tavsiye edebilir. ( şahsi fikrim profesyonel olarak söylemiyorum sadece öneri)
Çerezlik çok tatlı yetişkinler için olan kitaplarını da okumak istiyorum
İYİ GECELER BÜYÜSÜNE HAZIR MISINIZ? | Elma Cadısı Petronella - Uyku Büyüsü
Herkese merhaba sevgili anneler, babalar ve kitap kurdu miniklerin ebeveynleri!
Bugün size, bizim evde akşam rutinimizin neşesi olan, kapağını açtığımız an odaya adeta elma kokusu yayan sıcacık bir çocuk kitabıyla geldim: Elma Cadısı Petronella - Uyku Büyüsü
Eğer çocuğunuza uykudan önce hem hayal gücünü besleyecek hem de onu sakinleştirecek tatlı bir macera arıyorsanız, Petronella ile kesinlikle tanışmalısınız.
Bizim sevimli elma cadımız Petronella, elma ağacındaki evinde sakin bir hayat yaşarken, ikiz kardeşler Lea ve Luis ile yolları kesişiyor. Serinin bu ikinci kitabında, adından da anlaşılacağı gibi işin içine biraz "uyku büyüsü" ve gizemli olaylar giriyor! Kitabın o kadar tatlı, akıcı ve çocuk diline uygun bir anlatımı var ki, sayfalar su gibi akıp gidiyor...
Hikayenin arka planında doğa, hayvanlar, dostluk ve yardımlaşma gibi değerler öyle güzel işlenmiş ki; didaktik olmadan, parmak sallamadan çocukların kalbine dokunuyor.
Kitabın adı "Uyku Büyüsü" olunca, biz bu kitabı tam yatak saati klasiği yaptık. Petronella’nın büyülü dünyasına dalıp sakinleşmek, bizimkileri uyku moduna geçirmek için harika bir köprü oldu.
Kitap, okumayı yeni söken 2. ve 3. sınıf çocuklarının kendi kendilerine okuması için de harika bir alternatif ki ikinci sınıfa giden kızım bayıldı bu seriye...
Yazı puntoları yormuyor, dili çok yalın. Daha küçük yaş grupları için ise siz okurken onların resimleri incelemesi harika bir aktivite oluyor.
Sizin evde durumlar ne? Petronella serisini daha önce okudunuz mu veya listenize aldınız mı? Yorumlarda buluşalım, miniklere şimdiden tatlı rüyalar!
#kitaptavsiyesi #bookstagramturkey #annekahvesi #çocukkitapları #okuyanneler #petronella #elmacadısı #okumasaati #thekitapçocuk
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aslında bu benim Kaan Murat Yanık ile üçüncü buluşmamdı. Daha önce Dünyasızlar ve Sular Üstünde Gökler Altında kitaplarını okumuş, yazarın o masalsı ama bir o kadar da sarsıcı diline hayran kalmıştım. Bu iki kitaptan sonra çıtam haliyle çok yüksekti ama Butimar, o çıtayı sadece aşmakla kalmadı, bambaşka bir yere taşıdı. 2015 yılında "En İyi Roman" ödülünü boşuna almadığını daha ilk sayfalarda hissettiriyor.
Gelin, bu büyüleyici yolculuğun içine beraber dalalım.
Her şeyden önce o ismin gizemi insanı hemen içine çekiyor. Butimar, Pers mitolojisinde geçen tuhaf bir kuş; denize aşık, tatlı su içmiyor, koca denizi de "ya biterse" diye tüketemiyor. Rüyadan rüyaya uçup duran bir canlı... Kitabı bitirdiğimde "Bir isme, bir hikaye ancak bu kadar yakışabilirdi" dedim.
Hikaye aslında çok ilginç bir girişle başlıyor. Günümüzde, yalnızlığı seven, ruhsal gelgitleri olan ve rüyalarını şekillendirmeye çalışan bir psikiyatr çıkıyor karşımıza. Bir gün ofisine gelen gizemli bir danışan, ona rüyalarından, dedesinden ve bir mektup ile resimden bahsettiğinde olaylar renk değiştiriyor. O resimdeki kadın, doktorun rüyalarından çıkmayan Butimar’ın ta kendisi! Ve biz bu noktada doktorun uykusuna eşlik ederek kendimizi Yusuf’un ve 19. yüzyılın o puslu atmosferinin içinde buluyoruz.
Asıl hikayenin kalbinde ise “Yusuf” var. Yusuf, Sarı Medrese’de yetişen, yoksul ama hayalleri büyük bir genç. Yanında sarsılmaz inancıyla dostu Behzad ve hocaları Ali Garbî var. Ancak devir karışık; Rusların gölgesi medresenin üzerine düşmüş. Yusuf ve Behzad, inançları uğruna dik durunca medreseden atılıyorlar.
İşte kırılma noktası burada başlıyor: Yusuf, kurtuluşu ilimde değil, her şeyi altına çevirme hırsında, yani Simya’da aramaya başlıyor. Bu saplantılı yolculukta rüyalarının kadını Butimar’a rastlıyor, onunla bir hayat kuruyor
Farklı tarzda bir kitap.Psiko-absürt romantik komedi diye tanımlanmış.
Diğer ifadeleri tam karşılıyor mu emin olamadım ama gerçekten absürt bir roman olmuş.Hector Berliöz ve Şevket Hakan Tunçel sonsuz sayıda yaşamda karşılaşan iki kişi.Yaşanılan hayatın bir olasılık olduğunu,sonsuz sayıda yaşam bulunduğunu görüyoruz romanda ama buna neden olan bambaşka bir kişi Panş.Eğlenceli,farklı,ilginç bir kitaptı.Yazarın okuduğum ilk kitabıydı.Diğer kitaplarını da okumam gerektiğini düşünüyorum.
Tatlı RüyalarAlper Canıgüz · Alfa Yayınları · 20208,2bin okunma
9 yaşında annesinin yokluğuyla sarsılan ve tüm yaşamını bununla şekillendiren yazarın otobiyografik sayılabilecek romanıydı. Yaşananları güzel ve dipnotluk sözlerle ele aldı ama bazı yerlerde sıkıldım. Beni heyecanlandırmadı, sadece vaftiz annesinin gerçekleri açıklayacağı konulu sözleriyle kitaba başlayıp bunu en son açıklama detayı beni biraz merakta bıraktı.
Yine de çok daha tatlı ve içimi yumuşatacak bir hikaye bekliyordum, adı gibi.