Kadınlar Allah'ın emanetidir
Kadın, bir hayattır, nazik bir çiçektir, Ona sert dokunmak, kalbini deşmektir. Bir tatlı tebessüm, bir tatlı sözüyle, Kadının dünyası sevgiyle büyümektir. Kırma o zarif kalbi, incitme sakın, Her zaman merhametle, saygıyla yakın. Kadına değer vermek insanlık şiarıdır, Onun mutlu gülüşü, ömrün baharıdır. Saran bir çınar gibi, gölgenle koru onu, Güven veren bir kalptir her derdinin sonu. Sahiplenmek demek, cana can katmaktır, Onunla bir ömrü huzurla yaşamaktır. Fırtına kopsa bile, ona siper olmalı, Kanatların altında her an huzur bulmalı. Koruyup kollamakla yücelir her bir yürek, Kadına sevgi sunmak, her erkeğe gerek...✍🏻 ©EMİRHAN ARSLAN
Şiir
Bilinç düzeyi ve altında yatan daha nicesi...
​Yıl 2015-2017 arası, lise yıllarım. Öğle aralarında vazgeçilmezimiz döner, ama asıl favorim şehrimizin o eşsiz lezzeti: Tantuni. "Çift lavaş, acılı ve maydanozlu lütfen!" ​Yanımda en yakın arkadaşım... Tuzlu ya da acılı yediğinde midesi ağrıyor. Onun canı yanmasın diye her seferinde dikkat ediyor, onu sevgiyle ikaz ediyorum. Öğle aralarında edilen o tatlı sohbetler... Ve tüm bunların arasından sıyrılıp, yıllar sonra bugünüme bile yön veren, zihnimde yer etmiş küçücük bir detay. ​Şimdilerde bana ailenin önemini derinden hissettiren bir detay bu. Ailenin çocuğuna gösterdiği özen; bir annenin çocuğu için hazırladığı yemek, bir babanın evladına ayırdığı zaman ve ona kattığı her bir değer... Meğer tüm bunlar çocuğun kendisine bakışını, hayatı yaşayışını, kendisiyle kurduğu bağı ve dış dünyadaki tutumlardan nasıl etkileneceğini biçimlendiriyormuş. ​Evet, mesele bir domates. Annem evde salata yaparken, domatesin sapını çıkardıktan sonra kalan o sert, yeşil kısmı mutlaka keser, öyle doğrardı. O gün sırada tantunimi beklerken, dürümün arasına konulacak domateslerde o yeşil kısmın öylece bırakıldığını fark ettim. O yaşların getirdiği çocuksu bir hassasiyetle, bunu kendime yapılmış bir "saygısızlık" gibi hissettim. Tantunici abiye döndüm; belki biraz sitem, biraz da kızgınlıkla, "Domatesin bu kısmını keser misiniz? O kısmın olmaması gerekiyor, neden böyle doğradınız?" deyiverdim. ​Bugün geriye dönüp baktığımda mesele elbette sadece domatesin sapı, üzümün çöpü değil. İnsan ailesinde sevgiyi ve özeni gördükçe; öz değeri, sevgiyi alma ve verme biçimi de ona göre şekilleniyor. Kendini konumlandırdığı yeri, toplumun ona karşı davranışlarını, hep ailesinin aynasından yansıyan o ölçütlerle değerlendiriyor. ​Bir domates hikayesi işte... Ama yıllar boyu benimleydi, muhtemelen hep de
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
'İNCİ' Bana bunu yapma demiştim...
66. BÖLÜM ✨️Serkan✨️ Sert ellerimin arasında tuttuğum yüzü, dünyanın en nadide ipeğinden bile daha yumuşaktı. Teninin sıcaklığı avuçlarımdan kalbime sızarken, o yeşil gözler... Parmaklarındaki pırlanta tektaş gibi ışıldayan o yeşil derinliklerde, daha önce görmediğim bir şeffaflık vardı. Orada sadece sevgi yoktu; sarsılmaz bir sadakat ve ruhunu önüme seren bir aşk vardı. Artık her zamanki dik duruşu, güçlü görünme çabası yoktu. Geçmişin o ağır kamburu, geleceğin belirsiz korkuları ve ruhunun en ince kırılganlıklarıyla duruyordu karşımda. Gizlemeden, saklamadan en mahrem yaralarını bile iyileştirmem için tüm çıplaklığıyla önüme sermişti. İleriye götürmemi istemiyordu, ona yardım etmeliydim ve kendimi dizginlemeliydim, ona karşı duyduğum bu tutku, onu sarıp sarmalama hissi ve her bir zerresini hissetme arzusuyla yansam da İnci'yi anlayabiliyordum, zorlamadan, korkutmadan sabırla ilerlemeliydim. Ben böyle yaptıkça o zaten bir adım daha atıyordu bana, bu ilişkiyi bir adım daha öteye taşımama izin veriyordu bana... "Dışarıya bakmak ister misin?" diye fısıldadım. Sesim, içimde kükreyen arzuyla çatallanmış, nefesim kesilmişti. Beni öpmenin etkisiyle yanakları al al olmuş, göğsü hızla inip kalkmaya başlamıştı. Teklifimle birlikte, yeşil deryada bir anlık korku kıvılcımı çaktı. "Güven bana," dedim sesimi en kadife tonuna bürüyerek. "Gördüğün manzara, içindeki tüm korkuları dağıtacak." Başını hafifçe salladı, bakışlarını gözlerime mühürledi ve büyülü cümleyi kurdu: "Güveniyorum sana." Bu iki kelime, kulaklarımda "seni seviyorum" dan çok daha görkemli bir melodi gibi yankılandı. Çünkü İnci için sevmek bir ihtimal, ama güvenmek bir mucizeydi. Geçmişin gölgesinde sevmiş ama hiç güvenememişti; ne kendine ne de karşısındakine. Şimdiyse güveniyordu bana ve
1000Kitap
Oksimoron
Zeki aptallık Sessiz çığlık Yaşayan ölü Orijinal kopya Tatlı sert Gerçek yalanlar Dürüst hırsız Yani birbiriyle tamamen çelişen ya da zıt olan iki kelimenin/kavramın, bir arada kullanılarak yeni bir anlam oluşturmasıdır. Kökeni Yunanca olan bu kelime, komik bir şekilde kendi içinde de bir oksimorondur: Oxys (keskin/zeki) ve moros (aptalca) kelimelerinin birleşiminden oluşur. Yani kelime anlamı bile "zeki aptallık" demektir.
1000Kitap
Sen Aşk'ı Ne Sandın?
Çaresiz kalmıştı Leyla da, Mecnun'da... Kavuşmak imkansızdı. Tatlı ihtiyar, sert yol gösterdi Mecnun'a: "Git, gir şu odaya; çağır Leyla'yı." Aklı almadı önce, pek de inanmamıştı. Ama yapacak bir şey de yoktu. Çaresiz adam, çaresiz girdi odaya. Sayıkladı günler ve gecelerce... Çıkmadı odadan, çağırdı Leyla'yı... Kırk asırdır yandığı aşkı, daha kırk vakit dolmadan işte, işte geliyordu. İşte görüyordu. Leyla, kendini arayanı çağırırcasına geliyordu. Korktu, anladı, unuttu genç adam. Gidip sarıldı ihtiyarın eline : "İstersem olduğuna, çağırsam geldiğine göre bana aşkı öğret!" Dedi ki ihtiyar: "Bu kâinat, aşkına yaratıldı sevgilinin. Sen aşkı ne sandın? Öyle bir istemek olsun ki kavuşmak mecbur kalsın!" 🌹🤍🌹
Alıntı
library ımde ki yemekleer
**** [bi an aşırı mantıklı buldum niye bilmiyom. sınavlar daha bitmedi yaptığım işe bak🤗😭💖] 🔱 Percy Jackson ve Yunan Tanrıları serisi ➡️ çikolatalı sufle! 🍫🌋 bu serinin bendeki yeri gerçekten çok başka bazen abartıyorum gibi geliyor ama anlamadığğım şekilde çok seviyoom. ne zaman sınav haftasından çıksam, ders çalışmaktan kafam patlasa ya da hayattan soğusam direkt gidip Percy okuyorum. çünkü o mitolojik maceralar, melez kampının o kaotik ama aşırı samimi ortamı insana kış ayında sıcacık, içi akışkan bir sufle yemek gibi devasa bir mutluluk veriyor. insanı asla yarı yolda bırakmayan o garanti lezzettt. kaç yaşına gelirsem geleyim bundan sıkılmam galiba.TEŞEKKÜRLER Rick Riordan 💖 🍏 İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi serisi ➡️ tuzlu eriiiik! 🧂✨ düşünürken bile canım çekti, öyle nokta atışı bir eşleşme benim içinn. Pip’in peşinden gidip o gizemleri, kasabadaki iğrenç sırları çözeceğim diye heyecandan kalbim ağzımda okudum. ekşi erik yemiş gibi hissettim ama o merak duygusundan dolayı bir oturuşta bitti gitti. tam bir bağımlılık sebebi, asla elden bırakılmıyo. ☕ Satranç ➡️ espresso 🖤 Espresso iki o ile mi yoksa tek o yla mı yazılıyo hiç bakmadım üşendim umarım doğruduur🤗😭. ben acı kahve insanıyım hiç sütlü şeyler içemeem türk kahveside olabilirdi de yok ya espresso direkt sert ve acı. ilk yudumda insanı şöyle bir sarsar ya, bu klasikler de tam olarak o enerjiye sahiip. ilk sayfalarda "ne okuyom ben şimdi ?" diye bi afallıyo belki ama okudukça o insanın zihnini anında açan, tokat gibi çarpan keskin tarzı o kadar sarıyor ki elinizden bırakamıyonuz. 🚀 Scarlet [ay günlükleri serisii] ➡️ karışık pizza! 🍕🧀 kitaplığımın en kaliteli köşelerinden biri kesinlikle bu seri içinde gerçekten yok yok; bilimkurgu var, masal uyarlaması var, aşk var, dram var, deli gibi aksiyon vaaar... tıpkı her diliminden ayrı bir malzeme
İleti