Konuşma ile bir şey çözülmez sofi Sadece manipüle olursun Bir rüyadır tatlı sözler Bir kabustur tehditler Ben eylemden yanayım sofi Yere düştütüğümde beni elimden tutup kaldırandan yanayım Elimde poşet olmasaydı yardım ederim diyenlerden değilim
🌺 Fakir yaşıyoruz, çok fakir hem de! Tatlı sözler söylemekte dilimiz fakir. Arayıp sormakta elimiz fakir. Sadaka vermekte, ufacık bir hediye almakta cebimiz fakir. Sevdiklerimize zaman ayırmakta gönlümüz fakir. Sevgileri yaşamakta yüreğimiz fakir. İhtiyacım var sana deyince gitmekte ayaklarımız fakir. Teselli etmekte, Sevgimizi anlatmakta kelimelerimiz fakir. Daha ne saymalıyız ki; Zengin rolü yapıyoruz hepimiz. Fakir yaşıyoruz hem de çok fakir!!!
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ah ne tatlı sözler hazırladım kim bilir kaç aydır?..
Müzik
İç ile Dış Arasında
Yaşa bu ömrü,bakma zamana, Yaşamak kalır yalnız insana. Hayat denilen şey duyguya bağlı, O ne söylüyorsa her zaman haklı. Kafanı karıştırır dıştaki sesler, "Bizi,bizi dinle" haykırır sözler. Çok olur seni yoldan ayıran, Seni senden çalar söylenen yalan. Bir an sessiz kalıp susunca dünya, Uyanıp anlarsın,son bulur rüya. Hep içte taşırsın aranan yeri, İnsan kendinde bulur gerçek değeri. Ne kadar değişse dıştaki yüzler, İçte kalan his gerçeği süzer. Ömür dediğin şey geçip giderken, Yorulup,boyun eğme dünyaya erken. Ne kadar çoğalsa insanın sözü, Değişmez içinde saklı o özü. Zaman silerken bütün izleri, İç taşır her zaman gerçek değeri. İçe döndükçe azalır yükler, Bir bir çözülür düğümlü sözler. Ne varsa toplumda,kalabalıkta, Bir gölge gibi kalır uzakta.
Yeni nöronlar oluşturuyor seviyede olmasından mutluyum
Misafir-Sin I (İşaret V) Önceki ile bu o kadar harika ve çoğunlukla hep yeni bilgilerden oluştuğu için neredeyse kitabı komple çizdim. En beğendiğim kitap serisinden olmasına rağmen o yüzden pek alıntı paylaşamıyorum: Birini seçsem diğerlerine haksızlık olacak ve böyle eksik aktarılacak gibi hissettim. Kısa ve çarpıcı yerler var illa ki ama yine de bölemiyorum çünkü anlamsızlaşabilir. Algılamakta ve sindirmekte biraz güçlük çekiyorum: Bazı yerlerinde adeta beynimi yakıyor. Bırakmak istemiyorum ama zorundalıkla ara veriyorum. Sonunda köprüyü doğru düzgün oluşturan ve sağlamlaştıran bir kaynağa denk geldim: İslamiyet ile kuantum alanı. Öncelerde "Ben öğrendiklerimi (fark ettiklerimi) bizimkilere nasıl anlatacağım? Bedensel kalıplara hapsolmuş insanlar, yeniliği ve özellikle onlara göre bilinmeyeni kabul etmeleri zor. Şu an bile deli gözüyle bakıyorlar. Konuşmaya başlasam beni oldürmek isteyebilirler ya da zaten onlara göre dinden kovulmuş (şirk koşmuş ve çıkmış) gibi olduğum için evden de kovarlar. Şaka gibi. TV' yi bile kapatmıyorlar. Oldükten sonra ki cennet- cehennemi düşünüp şu anki hayatlarını düşünmeden yaşıyorlar. Ay daha geçen "Kurban bayramının amacını anladıysanız artık gerçek hayvanları kesmenize gerek yok. Kurban etmeniz gereken kendi nefsinizdi. Hala niye yolun başındakiler gibi hayvan kesiyorsunuz? Sonraki seviyeye geçmeniz lazımken bir öncekinde kalmaya devam ediyorsunuz." dediğim için "O zaman bayramı nasıl yaparız, bunu Allah istedi nasıl karşı geliriz, kız başına ne biliyorsun da bize söylüyorsun, şeyhler/ imamlar varken senin neyin vardı da sen söylüyorsun bu hurafeleri, sana inanacak değiliz tabi ki..." dediklerinde eski toplumda ve Kuranda neden en çok erkeklerin yer aldığını ve neden peygamberliğin onlara sağlandığını da anladım açıkçası. Çünkü "Allah adil ve
1000Kitap
Çekip Gidenler
Kimi sevdiysem çekti gitti bu şehirden, Birer birer söndü ışıkları sokağımın. Her giden bir parça kopardı kalbimden, Tadı kalmadı ne baharmın, ne yazımın. ​"Kalırım" diyenler ilk sırada kaçtı, Meğer sözler rüzgarda savrulan yaprakmış. Her veda ruhumda derin bir yara açtı, Sevmek, gitmelere kucak açmakmış. ​Ardına bakmadan yürüyen o adımlar, Benim yollarıma çöken birer sisti. Masada yarım kalandı o tatlı masallar, Kimi sevdiysem, aniden çekti gitti. ​Şimdi bomboş ellerimle baş başayım, Mülteci yüreğim, sığınacak bir liman arar. Belki de ben hep bir vedanın yasındayım, Giden gitti de... Söyle, bende ne kaldı?
Şiir