"..bunun yerine size baska, dogrudan dogruya ivan fyodorovic'e ait son derece ilginc, cok ozel, ufak bir hikaye anlatacagim. bes gun ya var ya yok, kendisi burada hanimlarin cogunlugu olusturdugu bir toplulukta, bir tartisma esnasında cok ciddi olarak, dunyada insanları hemcinslerini sevmek icin zorlayan bir gucun, insanligin ille de sevilecegine iliskin bir yasanin bulunmadigini ileri surmus. yeryuzunde sevginin varligini doga yasalarina degil, sirf insanlarin ruh olmezligine olan inanclarina baglamis. ivan fyodorovic parantez icinde, doga yasasinin da bu oldugunu soylemis; insanoglunda ruhun olmezligine iliskin inanc yok edilse, yalniz sevgi degil, yeryuzunde hayatin devami icin butun canli guc de soner gidermis. ote yandan, ahlaksizlik kavrami kalkacak, her sey, hatta yamyamlik bile dogal sayilacakmis. daha da ileri gitmis: ne tanriya, ne de olmezlige inanan herkes icin -mesela bizler gibi- dogadaki ahlak yasasi hemen eski din yasasinin tam tersine bir bicim almaliymis. insanlar icin kotuluge kadar giden her turlu bencil davranis sakincasiz goruldukten baska, en gerekli, en uygun, neredeyse en soylu bir kurtulus caresi sayilmaliymis. bu tur paradokslar ve gariplikler kumkumasi sevimli ivan fyodorovic'imizin sozu nerelere goturebilecegini, daha dogrusu goturmek niyetinde oldugunu tahmin edebilirsiniz beyler. ... -sana bir itirafta bulunmak zorundayim, diye basladi ivan. ben insanin yakinlarini sevmesinin nasil mumkun oldugunu oldum olasi anlayamadim. bence, ozellikle yakinlar sevilmez de uzaklarimiz sevilir. nasil olduysa, bir yerde "merhametli yohan" (bir ermistir bu) ile ilgili bir hikaye okumustum: bir gun ermisin kapisini fakirin biri calmis; ac, usumus bir halde isinacak bir kose istemis, ermis onu kendi yatagina almis, kotu bir hastaliktan cerahatlenmis, pis
Sayfa 314 - isyan·Kitabı okudu
Merhaba, ben dayanamayıp bir tane daha yaptım ve sizinle de paylaşmak istedim. Susu biraz sıcak olmuş benimkinin, ama öyle olduğu halde bile çok lezzetliydi. Siz dikkat edin, hemen tarifimizi de verelim! Hamur Bizim İşimiz Şimdi biz ne yaptık, biz ne mi yaptık? Tabi ki Lamington kek, bir de tatlı yapalım dedik ~MALZEMELER: 2 adet yumurta 1.5 çay bardağı toz şeker 2 yemek kapığı Bizim Yağ (709) 70 ml süt (yarım su bardağından az eksik) 1 su bardağı + 2 yemek kaşığı un (180 g) 1 paket kabartma tozu 1 paket vanilin ~Çikolatalı Sos için: 1.5 yemek kaşığı Bizim Yağ (50 g) 1 çay bardağı pudra şekeri Yarım su bardağından az fazla süt (125 ml)
Reklam
Merhaba! "Hamur Bizim İşimiz" tarif kitabı ile geldim, içinde bir sürü güzel tarif var, seçmekte biraz zorlandım. Her eve lazım bir kitap, püf noktaları var, bence ilgilenenler bayılacak. Benim çok hoşuma gitti, iyikiler Bugün menümüzde çıtır çıtır simit var. Ben sahur için yaptım, çok güzel oldu, çok beğendim. Simit sevenler bu tarifi mutlaka deneyin. Ben hiç yapmadığım için biraz zorlandım. Eğer siz de ilk yapacaksanız, birinde mutlaka yardım alın derim. Aşırı değil, ama şekli vermek için zorlandım. Onun dışında benim için zor değildi. Başta hamur olmayacak diye düşündüm, suyu az geldi diye, ama öyle olmadı. Sonuna kadar yoğurup ona göre karar vermenizi tavsiye ederim. Tarife geçelim mi? Geçelim hemen! MALZEMELER: • 4 su bardağı un (560 g) • 1.5 su bardağına yakın ılık su • 1 yemek kaşığı Bizim Yağ (35 g) • 1 tatlı kaşığı tuz • 1 tatlı kaşığı instant maya • 1 yemek kaşığı toz şeker Fırın tepsisi için • Yarım yemek kaşığı Bizim Yağ (15 g) Üzeri için: •Yarım çay bardağı su •Yarım çay bardağı pekmez •2 çay bardağı susam
Sonsuz zengin adamlar, sonsuz yoksul olan kimseleri aşağılamaya geldiler sanki!.. Sömürme dediğin budur işte!. Hadi! Sen ağzımdaki şu acılığı yok edecek bir şey ver de içeyim!. Adaletsizliği silmek için içtiğin zaman tatlı gelir guaro. Ve azizim Piedra, adaletsizlikten daha acı hiçbir şey yoktur.
Sayfa 314 - Yordam Edebiyat·Kitabı okudu
Alıntı
Sümer Yenilir
"Üçüncü Ur Hanedanı'nın hükmündeki Yeni Sümer İmparatorluğu'nda, yasa ve düzen hakimiyeti etkileyiciydi, ama ömrü kısa oldu." "Şu-Sin'in yönetimi, giderek büyüyen bir tehditle karşı karşıya kaldı: Batı sınırı boyunca, Kenan diyarı ile Yeni Sümer aleminin arasında dolaşan Batı Sami göçebeler olan Amoriler. Sümerler bunları "Martu" (veya "Amurru") olarak adlandırıyordu ve bunlarla, giderek azalan verimli topraklar uğruna kafa kafaya bir rekabete gireceklerdi." "Ama Fırat ve Dicle'nin sulan, yaşamı destekleyebilecek kadar tatlı da olsa, çok az tuzluydu. Bu çok az tuzlu su depolarda beklerken, mineral zengini topraktan daha da tuz topluyordu. Daha sonra tarlalara akıyor ve güneşte bekliyordu. Suyun çoğu toprak tarafından emiliyordu, ama bir kısmı da buharlaşıyor ve zeminde eskisine göre biraz daha fazla tuz bırakıyordu." "Bu noktada, akbabalar geldi. 2004 yılında artık Kindattu adlı bir kralın yönetiminde Sümerlerden özgürlüğünü kazanmış birleşik bir ülke haline gelmiş olan Elamlılar on yıllardır süren Sümer egemenliğinin öcünü almaya hazırdı. Dicle'yi aştılar, Ur'un duvarlarını yıktılar, sarayı yaktılar, kutsal yerleri yerle bir ettiler ve Sümer çağına yıkıcı bir son verdiler. Hala tuzlanmamış tarlaları yaktılar ve İbbi-Sin'i de esir olarak Anşan'a götürdüler. Daha sonraki şiirler, Ur'un düşüşüne, yalnızca bir kentin değil, bütün bir kültürün sonu olarak yakındılar:.."
Sayfa 161 - Sümer, Elam, Şu-Sin, Amoriler, Tuzlu Tarla, Kindattu, İbbi-Sin·Kitabı okudu
Alıntı
Uygurlara giden Wang Yen-te’nin raporu
“Kao-ch’ang şehrine yağmur ve kar yağmaz, aynı zamanda burası çok sıcaktır. Burada evler beyaz badanalıdır. Chin-ling Dağları’ndan çıkan nehir, şehrin bütün çevresini dolaşır, tarlaları ve meyve bahçelerini sular ve su değirmenlerini işletir.” Zengin insanlar at eti yerler. Geri kalanlar ise sığır eti ve yaban kazı yerler. Onların müzik aleti olarak kullandığı alet “kopuz”dur. Onlar samur kürkü, postu, pamuklu kumaş ve çiçek motifleriyle işlenmiş elbise imal ederler. Onların adetlerine göre büyük bir kısmı ata binerler ve ok atarlar. Şehrin içinde pek çok iki katlı bina vardır. İnsanlar iyi yüzlüdür ve usta sanatkârlardır. Bunlar altın, gümüş ve demir kap yapımında çok ustadırlar. Onlar aynı zamanda yeşim taşı işlemesini de çok iyi bilirler.
Reklam
Reklam