tavazzuh

tavazzuh
@tavazzuh
Beni, hakkımda zannettiklerinden daha hayırlı kıl.
Nübüvvet'in Işığında Peygamberimin İzinde
9/10
·184 syf.··
2024 11. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2024 11:10
Es-selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berakatuh. Uzun zamandır inceleme yapmıyordum. Hazır bu kitabı çok sevmişken kısa bir inceleme yazayım dedim. Kitabı, @drama_king hocamızın "TÜİD İlahiyatlar Yıldızı" yarışmasını duyurduğu bir paylaşımını gördükten sonra yarışmaya katılmak için alıp okudum. Yarışmayı kazanamasam da önemli değil. İyi ki almışım dediğim kitaplardan oldu. Vesile olandan Allah razı olsun. Kitap 3 bölümden oluşuyor. 1.bölümde: Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in peygamberlik delilleri, 2.bölümde: Mucize ve Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in mûcizeleri, 3.bölümde: Peygamberlikle ilgili bazı meseleler'den bahsediyor. Kitapta en sevdiğim şey kavram açıklamaları oldu. "Peygamber, nübüvvet, risalet, vahiy, nebi" vb. kavramların ne anlama geldiğini çok güzel açıklamış. Bazen çok iyi bildiğimizi düşündüğümüz şeyleri tanımlarken bile zorlanabiliyoruz. O yüzden kitabı okurken sanki bunları ilk defa öğreniyormuşum gibi okudum. Zaten işin sırrı da burada. Kavramları iyi biliyor olmak lazım ki ne dediğimizi bilmiş olalım. Kitap peygamberlik müessesinin neden gerekli ve ihtiyaç duyulduğunu birçok delille çok güzel açıklamış. Kâinattaki en büyük hakikatin Allah’ın varlığı ve birliği olduğu, oryantalistlerin Allah’ın birliğine doğrudan saldırıda bulunamayınca Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin nübüvvetine dair birtakım şüpheler uyandırdığından daha sonra nübüvvet makamına doğrudan saldıramayanların bu sefer hadisleri, hadis alimlerini ve diğer ulemayı itibarsızlaştırmaya çalıştığından bahsetmiş. "Peygamberlere ne gerek var?" diyenler için Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin şahsında O'nun peygamberliğine delil olan konular açıklanıp peygamberlik müessesenin hayatımızın olmazsa olmaz bir parçası olduğu vurgulanmış. Kitapta dikkatimi çeken bir
1000Kitap
Nübüvvet'in Işığında Peygamberimin İzindeKolektif · TUİD · 202499 okunma
Reklam
67 kez müebbet ve 5200 yıl hapis cezası alan Bergusi
Puan vermedi·200 syf.··
2023 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2023 22:05
Kitapla ilgili güzel birkaç inceleme olduğu için aynı şeyleri yazmak yerine Abdullah Bergusi üzerinden alınması gereken dersleri yazdım: 1- Bir Müslüman sahip olduğu bütün maddi-manevi imkanlarını, yeteneklerini Allah yolunda kullanmakla mükelleftir. Bunları Allah yolunda kullanmayan Müslümanların kıyamet gününde sorgusu ağır olacak. Her neye sahipsek bunu Allah uğruna kullanmalı ve bunu asla küçük görmemeliyiz. Unutmayalım! Herkes her işi yapamaz ama herkesin yapacağı bir iş muhakkak vardır. 2- Zamanını Allah yolunda kullan ki Allah zamanını bereketlendirsin. 3- Yeri geldiğinde malını, zamanını, aileni, sevdiklerini Allah yolunda feda etmeye hazır olmalısın. 4- Aliya İzzetbegoviç'in de dediği gibi "İslam korkakların değil, cesur ve atılgan müslümanların omuzlarında yükselecektir. 5- Müslümanlara karşı yumuşak, düşmana karşı ise son derece onurlu ve izzetli bir duruşa sahip olmalısın. 6- Her ne yaşarsan yaşa Allah'ın her daim yanında olduğunu, yardımını sana er ya da geç ulaştıracağını bil. 7- Uğruna hayatını adadığın bir derdin, bir davan yoksa bir hiçsin. 8- Şehadeti arzulayanlar bu uğurda feda edeceği her şeyi göz önünde bulundurmalı, Allah’ın şehadeti "istediğine" nasip edeceği unutmamalı. Halen hapishanede olan Abdullah Bergusi'nin bir an önce oradan çıkıp ailesine kavuşmasını Allah'tan niyaz ederim. İnternette açlık grevindeki resimlerini görünce gerçekten tanıyamadım... Bir insan nasıl bu kadar davasına sadık kalırın en güzel örneklerinden biri. Hani hep derler ya "Cennet ucuz değil, cehennem de lüzumsuz değil." Rabbim bize de en az onlar kadar şuurlu olmayı cümlemize nasip etsin. Sözlerimi Bergusi'nin kitabında yazdığı şu son satırlarla bitirmek istiyorum: "İslâm hükmü kesinlikle bununla sınırlı kalmayacak. İslâm'ın ve İslamî yönetimin gelmesi için İslâm
Din
Yoldaki MühendisAbdullah Galib Bergusi · Ekin Yayınları · 20246,3bin okunma
Bu kitap tam da size göre...
Puan vermedi·250 syf.··
2022 2. kitabı
Es-selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berakatuhu. Bu kitabı sanırım iki yıl önceydi AOOG (Anneler Okuyor Okuma Grubu) vesilesiyle okumuştum. Kitabı o zaman da çok beğenmiştim. Abdülaziz Hoca'nın kalemini zaten çok beğeniyorum. Nerde bir yazısını görsem ona ait olduğunu hemem anlarım. Hem kitaplarına hem de günlük olarak yazdığı yazılara çok ehemmiyet veriyorum. Yazıları tam da içimizden biri olduğunu gösteriyor (Yani günümüz dünyasında yaşayıp günümüz dünyasına hitap etmesi açısından.) Sorunları ele alma biçimi, çok güzel çözüm önerileri sunması, manevîyata son derece önem vermesi, yazdıklarıyla beni kendimle yüzleştirip harekete geçirmesi, Müslüman gençlere hitabet şekli vs bakımından en çok sevdiğim isimlerden biridir Allah ondan razı olsun. Bu kitapta da Müslüman Gençler için irade terbiyesi ve zaman kontrolünün nasıl olması gerektiğinden bahsediyor. Öyle güzel tespitleri ve yol gösterme metotları var ki... Okurken "Evet ya bu özellik tam olarak beni anlatıyor. Acaba bununla nasıl baş edebilirim?" sorusuna cevap aramadan hemen size ne yapmanız gerektiğinden bahsediyor. Okurken çokça sizdeki zaafiyetleri, kusurları, yaptığınız yanlışları, işlemiş olduğunuz günahları o an aklınıza getirerek bir iç muhasebe yapıyorsunuz. Zaten amaç da bizdeki kusurların farkına varıp onları düzeltme yoluna gitmek. Tekrar okuma ihtiyacı hissettiğimden dolayı tekrar okumak istedim. Ara ara, nefsimize söz geçiremediğimizde ve irademizi kontrol etmekte zorlandığımızda açıp okunacak türden bir kitap. Okurken nefis denen şeyin ne kadar tehlikeli olduğunu, nefsinizin sizdeki zaafları, kusurları çok iyi bilip sizi en zayıf noktanızdan nasıl vurduğunu, sizi sürekli bir şeyleri ertelemek zorunda bıraktığını, "Her defasında bu son" diyerek sizi nasıl tuzağa düşürdüğünü fark edeceksiniz. Bunun
Din
Müslüman Gençler İçin İrade TerbiyesiAbdülaziz Kıranşal · MGV Yayıncılık · 2022839 okunma
Selamünaleyküm
Puan vermedi·160 syf.··
2023 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2023 14:29
Sabahattin Ali'nin bu kitabını hep merak ediyordum. Özellikle de lisedeki din kültürü öğretmenimin bu kitabı şiddetle tavsiye etmesi bendeki merakı hep arttırmıştı.O gün bugündür hep okumak istiyordum. Bi tık da bu kitabın bu kadar çok okunup beğenilmesinin küçük bir payı vardı. Kitap, ilkin gayet güzel ilerliyorken kitabın ortalarına doğru devreye giren bir mektupla beraber hayal kırıklığına uğradım. Çünkü bir kitap ne kadar popüler olursa olsun, ne kadar sevilirse sevilirsin içindeki gayr-i ahlaki sahneler benim o kitaptan soğumama sebep oluyor. Olması gerekenin de bu olduğunu düşünüyorum. "Aman canım, alt tarafı bir roman ne olacak yani." diyenleriniz olabilir fakat her ne kadar alt tarafı bir roman olsa da bunu doğru bulmuyorum. O yüzden kitabı yarıda bırakmayı çok kere düşünsem de ne olursa olsun sonuna kadar okumam gerektiğine zor da olsa karar verdim. Kitaptan pek de istifade edemeyeceğimi düşünsem de son sayfalara doğru biraz da olsa etkilenmeye başladığımı fark ettim. Raif Bey'in ölmeden önceki o son halleri, insanlardan tamamen uzaklaşması, kimseyi sevip güvenememesi, yaptığı işlerin ona hiçbir zaman mutluluk vermemesi, bir makine gibi çalışıp evden işe, işten eve gitmesi, bunun dışında bir sosyal hayatının olmaması,etrafındaki insanlar tarafından değer görülmemesi ve buna artık aldırış etmeyişinin ve bu denli içe kapanık olmasının sebebini öğrenmiş olmam sanırım beni etkileyen kısımdı. Yer yer yazarın vermek istediği birkaç mesajını dikkate değer gördüm. Onun dışında anlamını bilmediğimiz kelimelerin anlamına dipnot kısmında yer vermesi de beğendiğim bir diğer özellikti. Bunun haricinde "muhakkak okunmalı" gözüyle bakmıyorum. Aynı hissiyatı "1984" ve "Fahrenheit 452" kitaplarını okurken de almıştım( yanlış hatırlamıyorsam ya bu iki kitapta da ya da
İnceleme
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,9bin okunma
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2023 10:22
Bu kitabı ikinci okuyuşum. Bazı kitaplar ikinci kez okunmalı görüşüne katılmakla beraber ilk okuyuşun çok daha önemli ve etkili olduğunu düşünüyorum. İlk okuyuşumda ilgimi daha çok cezb etmişti. Sanırım o sıralar felsefeyi sevsem de bu tür eserleri çok okumadığım için böyle bir filozofun bu kadar mütevazı bir hayata sahip olduğu ve ömrünün sonuna kadar bunu devam ettirmesi oldukça dikkatimi çektiği için kendimi daha bi vererek okumuştum. Kitapta dikkatimi çeken başka bir husus da Tanrı inancına bu denli sahip olması. Kitapta da stoacılar arasında en çok Tanrı inancına sahip olan filozof olduğundan bahsediliyor. Zaten kitabın her sayfasında buna rastlamak mümkün. Kendisi bir köle olarak dünyaya geliyor. İmparator Domityan, Epiktetos'un sahibini idam edince o da özgür kalıyor ve Roma'da felsefe dersleri vermeye başlıyor fakat MS 93 yılı civarında bütün filozoflar Roma'da yaşamaktan men edilince bugün Bulgaristan'da bulunan Nikopol'e göç etmek zorunda kalıyor. Hayatı boyunca hiç evlenmiyor, oldukça sade bir hayat yaşamayı tercih ediyor. Epiktetos insanın ne geçmişe takılıp kalmasını ne de geleceğe dair endişelerinin olmasını doğru bulmuyor. Ona göre insan içinde bulunduğu "anı" yaşamalı, küçük şeylerle mutlu olmayı öğrenebilmeli, hayatta kendisine verilen rolü iyi oynamalı, sadeceTanrı'ya boyun eğmeli. Her insanın içinde Tanrı'dan bir parça olduğunu, bu hayatta güvende olmak istiyorsak sadece Tanrı'nın varlığına sığınmamız gerektiğinden bahseder. Ölümden korkulmaması, hayatı kabul edenin ölümü de kabul etmesini savunur. Epiktetos'a göre bedene sadece ihtiyacı olanı verilmeli, onun dışındaki bütün lüksler reddedilmeli, elindekiyle kanaat etmeli daha fazlasına talip olmamalı. İnsanın düşüncelerini, arzularını, eylemlerini kontrol edebilmesi gerektiğinden bahseder. Yine
Bilim/Felsefe
Kendisinin Efendisi Olmayan Hiç Kimse Özgür DeğildirEpiktetos · Destek Yayınları · 20226,3bin okunma
Reklam