2 Kasım 1999, Merve Kavakçı seçimleri kazanır ve milletvekili mazbatasını alır. Fakat 2 Kasımdaki TBMM yeni dönem milletvekili yemin töreninde "dışarı...dışarı..." alkışları ile karşılanır. KADINLARA HER ZEMİNDE HADDİ BİLDİRİLEN BİR ÜLKEDİR YAŞADIĞIMIZ
Ali Fuat Paşa (Ali Fuat Cebesoy) (1882-1968). Mustafa Kemal’in Harp Akademisindeki sınıf ve yakın arkadaşı. İttihat ve Terakki mensubu ama salt askeri kariyere yöneldi. 1918’de mirliva (ve boylere paşa) oldu. 1919 başında Anadolu’ya gönderildi ve burada direniş liderlerinden biri olarak Meclis’e katıldı. 1919-1920 arasında Batı Cephesi Kumandanlığı yaptı. 1920-1921’de diplomatik görevle Moskova’da kaldı. 1924’de kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucularından. 1926’da İzmir Suikasti’nden dolayı tutuklandıysa da serbest bırakıldı. Atatürk’ün ölümünden önce kendisiyle yeniden yakınlaşarak yeniden TBMM’ye girdi. 1933-1934 ve 1939-43 arasında iki kez nafıa vekilliği, 1943-1946 arasında münakalât vekilliği yaptı. 1947-1950 arasında TBMM Başkanlığı görevinde bulundu.
"...İhtilal niçin yapılır? Eğer ihtilal 'vatandaş için başka çıkar yol yoktur' kanaati zihinlere ve bütün müesseselere yerleşirse, meşru bir hak olarak kullanılacaktır..."
"...Eğer İnsan Hakları yürütülmez, vatandaş hakları zorlanırsa, baskı rejimi kurulursa ihtilal behemehal olur... Biz demokratik rejim dedik, demokratik rejim kurulmuştur. Bu demokratik rejim istikametinden ayrılıp baskı rejimi haline götürmek tehlikeli bir şeydir. Bu yolda devam ederseniz, ben de sizi kurtaramam..." (Sağdan "Bravo!" sesleri ve alkışlar) (Soldan gülüşmeler)
"...Eğer bir idare insan haklarını tanımaz, baskı rejimi kurarsa o memlekette ayaklanma olur. Buna mahal vermemek için idarelerin demokratik yolda olması, İnsan Haklarının yürürlükte olması şarttır..."