nico

5/10
·400 syf.··
2025 48. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 15:55
bu kitabi okuyup yapilabilecek tek psikolojik cikarim, bazi insanlarin iclerindeki igrencligi her seviyeye cikarabilecek kadar pis oldugudur. kitaba bakarsak da bu 'insanlar' sadece erkekler. kitap hakkinda ayrinti konusup mide bulandirmaya gerek yok cunku bazi kisimlarda gercekten midem bulandi. bu incelemeyi cok ayrintili yapma geregi duymuyorum, bahsetsem bahsederim ama gerek yok yani, kitapta her turlu igrencligin bulundugundan emin olabilirsiniz. dort tane adam, kendi cinsel zevkleri icin yuzlerce insani kacirip (bazilari ozel tutuluyor?) hicbir giris cikisin olmayacagi sekilde duvarlarla orulmus koca bir malikeneye kapatiyor ve 120 gun boyunca burada ne isterlerse onu yapiyorlar. gittikce de igrencligi artiyor ve yapilan iskenceler vahsilesiyor. belirli bir plan ve kurallar koyup sadece kendi aldiklari zevkleri arttırabilmek adina duzenlenmis bu kurallara uyuyorlar. icinde olmayan igrenclik yok. tek tek saymama gerek yok cunku ne kadar igrenclesebilirse o kadar igrenclesiyor. bir yandan arada yaptiklari felsefi konusmalarla bu zevklerinin derinligi hakkinda konusuyorlar. yazar bunlari tasvip etmiyorsa bile, ki surekli bu adamlarin ne kadar igrenc oldugunu soyluyor, neden boyle bir sey yazmis diye dusunuyorsa da insan, bariz bir sekilde sebebi boyle insanlarin varligini gostermek. eserin yazildigi donemde neden bu kadar tartismali oldugunu dusunmeye gerek yok cunku gorunuse gore halen daha tartismali. igrenc oldugu icin sıkmadı, ama cabucak bitsin diye ugrastim yani. kac puan verecegimi bilemeyip 5/10 veriyorum... igrenc ama anlatimi surukleyiciydi yani.
SodomMarquis de Sade · Çiviyazıları Yayınları · 2000772 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

nico

, bir kitap okudu
5/10
·400 syf.··
30 saatte okudu
·
2025 48. kitabı
Marquis de Sade
6.7/10 · 772 okunma
8/10
·128 syf.··
2025 47. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 23:38
vampirlere karsi ozellikle bir ilgim yok sanirim ama bu... belki de vardir. vampir edebiyatinin kurucu kitabi olarak gorulen kurgunun da bu kadar guzel olmasi oyle az buz keyiflendirmedi beni. gunumuzdeki cogu vampir kurgusunun esininin bu kitaptan geldiginin bariz oldugunu gosteren ufak tefek noktalar da buldum kitapta. vampirlerin gercek oldugu karanlik bir evren cok guzel islenmis gercekten. kitabin akisina oyle alistim ki keske daha uzun olsaydi dedim. carmilla... bir vampirin lezbiyen olmasi da queer toplulugunun imaji acisindan cok iyi. belki de yazar lezbiyenligi vampirlige benzer bir sapkinlik olmasi yonuyle bagdastirarak yazmistir ama yine de tatli mi tatli bir ask hikayesini kim neden sevmesin..? spoiler! carmilla'nin diger kurbanlarini direkt oldurup laura'yi oldurmemesi ya o laura icin olecekti ya laura onun icin... onu uzun sure oldurmeyerek ve kendisini riske atarak aslinda carmilla birnevi secimini yapmis oldu... belki de laura olseydi onun bir sekilde vampir olmasini saglamaya bile calisacakti...
CarmillaSheridan Le Fanu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186,4bin okunma
3/10
·184 syf.··
2025 46. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 01:00
3/10 kitaptaki betimlemeler O KADAR fazla ki... bir seyler yasanip olaylarin oldugu cumleler harika, cok guzel, sonra bir tuhaf betimlemeye basliyor ve BİTMİYOR guzel bile olsa asırı sıkıyor yani cunku "bana ne bunlardan" demeye basliyorum hele en baslarda asgard'in kurulusunu anlatirken yggdrasil'i (asgard'in varligini olusturan devasa bir agac) o kadar uzun anlatti ki, agacin her dalinin santimini her ufak oyugunun uzerindeki izleri acikladi, agacin neresinde ne tur bocekler ne tur solucanlar ne tur kuslar yasar teker teker anlatti bu hayvanlarin cinslerine turlerine kadar da sira sira saydi sonra yggdrasil bitti bu sefer deniz agaci'ni anlatmaya basladi, denizin yapisini neresinde ne var koskoca denizde ne tur canlilar yasar ne tur somonlar vatozlar kopek baliklari yasar yine cinslerine kadar ayrinti vererek anlatti, bu sayfalarda bayginlik gecirecek gibi oldum. ancak ondan sonra birkac olaya girebildi ki aralarda yine boyle yogun betimlemelerin oldugu yerlere girdik bahceler varsa ormanlar varsa iclerinde nasil canlilar nasil yasar etrafi ne tur cicekler kaplamis gibi gibi yine ismini ilk defa duydugum onlarca cicek turu siralanmis, zaten dogayla hicbir baglantim yoktur ilgimi ceken bir yani da yok o yuzden boylesine ayrintili bir betimleme benim icimi cok sıktı ama bunlari seven biri icin ilgi cekici de olabilir cunku kurdugu goruntunun etkileyici oldugu kesin. sadece hayvanlarin turlerine kadar boylesine uzatilmayabilirdi bir de gercekten kitabin yazilma amacinin cok tuhaf oldugunu dusunuyorum, yazar mitoloji hakkinda yazmak istemis ve yari otobiyografik olarak da bunu yazmis kitapta boyle bir cocuga gerek var miydi gercekten? tabii yazar keyfi ne isterse onu yazar onun icin hicbir seyin gerekliligi yoktur ama benim hosuma gitmedi iste. bir mitoloji kurgusu
Ragnarök - Tanrıların AlacakaranlığıA. S. Byatt · İthaki Yayınları · 2020191 okunma