Allah,kendisini hatırlayanın gönlüne gelir ve güzellikler yaşatır kulun kalbine ilham verir.Ama tabiki bu söylediklerim kulun çabasına bağlı.Dua etmek,bolca tefekkür etmek bu noktada çok önemli,ayrıca şunu biliyoruz ki dua kaderi değiştirir mutlak surette,ben bizzat bunu tecrübe ettim hayatımda,ruhsal uyanışlar yaşatan Rabbime hamdolsun...🌹
Siz hiç birisini merak ettiğiniz için terslenip aşağılandınız mı? Çok rezilce bir durum. UNUTMAMAK GEREK. Unutunca tekerrür ediyor. Hala içim daralır aklıma geldikçe. İnsan insanı sevmeli geri kalanı yük oluyor. Hammaliyeye gerek yok. Cahille muhabbeti kesmezsen ya sinirini zıplatır ya da adabını oynatır. Buna da tecrübe deyip geçmek gerek en iyisi. Kendime not; Yazmak insanı hakikaten rahatlatıyor.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
YALNIZLIĞIN İÇİNDEKİ BERABERLİK
“Benim yalnızlığım kalabalıklarla dolu.” Bu söz, yalnızlığın insan ruhundaki garip tabiatını anlatır. Çünkü insan bazen en kalabalık meydanlarda kendisini terk edilmiş hisseder; bazen de bir dağın yamacında, bir odanın sessizliğinde, gecenin en tenha saatinde görünmez bir beraberliğin içinde olduğunu duyar. Belki de mesele yalnız olmak değildir. Mesele, yalnızken neyle ve kiminle kaldığını bilmektir. İnsan dünyaya tek başına gelir. İlk nefesini kendi alır. İlk korkularını kendi yaşar. İçindeki en derin yaraları çoğu zaman kimseye anlatamaz. Herkes tarafından sevildiği zamanlarda bile kalbinin ulaşılmaz bölgeleri vardır. Ve bir gün geldiğinde ölüm kapısından da tek başına geçecektir. Bu yüzden yalnızlık, insan olmanın kaderlerinden biridir. Fakat yalnızlık her zaman eksiklik değildir. Bazen bir çağrıdır. Bazen insanın kendisine dönmesi için açılmış gizli bir kapıdır. Çünkü insan, hayatın gürültüsü içinde çoğu zaman kendisinden uzaklaşır. Günler birbirini kovalar; sesler, görüntüler, telaşlar, beklentiler birbirine karışır. İnsan sürekli bir yerlere yetişirken, bir süre sonra nereye gittiğini unutabilir. İşte yalnızlık bazen bu unutuluşun önüne dikilir. Sana dur der. Biraz otur der. Biraz dinle der. Biraz kendine bak.
Mesafem tavır değil , tecrübe...
Rasyonel ve Kaliteli İnsan Bulma Rehberi (Kendi tecrübelerimden)
Anlaşamama İhtimali Algoritması (Azalandan Artana) Bir profil tarandığında, o bireyle "Rasyonel bir düzlemde anlaşamama (Bilişsel tıkanma) riski" en düşük olandan en yüksek olana doğru kesin sıralama şöyledir: %10 - %15 Risk (Kusursuz Rasyonel Bölge): Profilinde kendi resmi yerine sadece nesne, mimari veya kitap sayfası olan; biyografisinde ise yalnızca isim ve meslek gibi düz kimlik kartı bilgileri barındıran profiller. İnterneti ego tatmin alanı olarak görmezler; odak noktası nesneler ve olgulardır. Zaman ve enerji yatırımı yapılabilir tek bölgedir. %20 - %25 Risk (Verimli Entelektüel Bölge): Profilinde somut üretimlerini, projelerini, mühendislik süreçlerini veya okuduğu kitapların altı çizili rasyonel pasajlarını paylaşanlar. Zihinsel dünyaları aktiftir, nedensellik bağları güçlüdür ve ham veri odaklıdırlar. Genel Sonuç Kitap siteleri, sosyal medya ve entelektüel görünümlü dijital platformlar da dahil olmak üzere her alanda primat genetiği ve kabile refleksleri ağır basıyor. Esther Vilar, Norah Vincent ve Ayn Rand gibi düşünürlerin kadınlarda daha fazla olarak (çünkü ihtiyaçları yok) insan doğası ve kitle dinamikleri hakkındaki gerçekçi tespitleri, gözlemlerle bir kez daha doğrulanıyor. Bu alanlardaki aktörlerin büyük çoğunluğu, gerçek bir bilgi arayışı veya entelektüel üretim yerine; "bakın ne kadar bilgiliyim" vitrini oluşturma, statü kazanma ve ilgi toplama amacı güdüyor. Kitap topluluklarındaki yoğunluk, okunduğu iddia edilen metinlerin sindirildiği gerçeğini yansıtmıyor; aksine kolektif bir simülasyondan ibaret kalıyor. Güzellik gibi hazır evrimsel avantajlara sahip olan profiller ise bilişsel kapasitelerini zorlama ihtiyacı dahi hissetmiyor. Deney, tecrübe ve laboratuvar niteliğindeki gözlemler sonucunda; dijital dünyada rasyonel, derin ve tutarlı bir
Biyoloji
Günün hatırlatması…
Sen insansın her konuda mükemmel ve iyi olamak zorunda değilsin bunun yanında sen bu hayatı ilk defa yaşıyorsun ve bu yollardan ilk defa geçiyorsun tecrübe sahibi değilsin tabiki de bazı aksaklıklar olacak bu gayet normal ve doğal sakin olup mantıklı düşünmeye çalış ayrıca çoğu ebeveyn çocuğunun daha iyi olmasını istiyor çünkü kendi yapamadıkları şeylerin çocukları tarafından gerçekleştirilmesini istiyorlar bu yüzden onlara da fazla takılmamaya çalış neye odaklanırsan gözünde o şey büyür ve sanki hayat sadece o şeyden ibretmiş gibi gelmeye başlar