10/10
·205 syf.··
Beğendi
·
2026 103. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 02:36
"ÖĞRENCİ TÖRLESS'İN BUNALIMLARI" "Nasıl şeylerdi beni tedirgin eden nesneler? Nerede en gösterişsizleri varsa onlar. Çokluk dirimsellikten uzak nesneler. Bunlardaki beni tedirgin eden özellik nedir? Bilmediğim bir şey. Zaten işin can alıcı noktası da burada. Bu bir şeyi nasıl ele geçirebilirim? Varlığını hissediyorum. Üzerimde etkisini gösteriyor; benimle konuşmak istiyor âdeta." Edebiyatın, insan ruhunun derinliklerine indikçe okuru sarsan bir gücü vardır. Robert Musil’in henüz 25 yaşında kaleme aldığı Öğrenci Törless’in Bunalımları,bu türden bir eser: Edebî açıdan doyurucu olduğu kadar, psikolojik tespitlerle felsefi çıkarımları harmanlayan bir yapıt. Üstelik Musil, bu romanını kendi yaşadıklarından yola çıkarak yazmış. Belki de bu yüzden bu kadar gerçek, bu kadar çarpıcı. Törless’in bunalımları, yalnızlıkları, ergenliğin getirdiği sapkınlıklar ve akran zorbalığı… Bunlar kitabın görünür yüzü. Ancak asıl çarpıcı olan, Musil’in 20. yüzyıl Avrupa’sında gittikçe yükselen faşizmi öylesine örtülü, öylesine başarılı bir şekilde anlatmış olması. Hiçbir yerde doğrudan “faşizm” kelimesi geçmez ama okulun koridorlarında, zorbaların vicdansız kesinliğinde, sürü psikolojisinde bütün o karanlık ideolojinin tohumları serpilmiş gibidir. Roman, kırk yaşlarındaki Saray Nazırı’nın eşi Bayan Törless’in, biricik oğlunu yabancılar arasında bırakma zorluğuyla açılır. Ailesine sıkı sıkıya bağlı olan genç Törless, seçkin ailelerin çocuklarının gittiği bir yatılı okulda duygusal ve düşünsel bocalamalar içindedir. Ev özlemi, aileden kopuşun yarattığı boşluk, tekbaşınalık… Tüm bunlar Törless’in iç dünyasında derin izler bırakır. Günlerden bir gün, ülkenin en nüfuzlu, en eski ve en tutucu soylu ailelerinden birinin oğlu Prens H., Törless’in bulunduğu okula gelir. İşte asıl hikâye bundan sonra
Edebiyat
Öğrenci Törless'in BunalımlarıRobert Musil · Cem Yayınevi · 2022561 okunma
10/10
·216 syf.·
2026 121. kitabı
Svendsen bu kitabında yalnızlığı sadece hüzünlü bir "kimsesizlik" hali olarak değil, modern insanın kaçınılmaz bir varoluşsal durağı olarak masaya yatırıyor. Kitabın en başında o meşhur ayrımı yapar: Yalnızlık (Loneliness) ve Tekbaşinalık (Solitude). Yalnızlık: Bir eksikliktir. Bir başkası tarafından görülmeme, duyulmama ve o "şekerli acıyla" baş başa kalma sancısıdır. Tekbaşinalık: Bir tercihtir. Kişinin kendi kalbini bir liman belleyip, o sessizlikte dinlenme halidir. Svendsen’e göre bu, bir lükstür ve ancak güçlü ruhlar bu "hiçlikte" kaybolmadan durabilir. Kitabın en çarpıcı kısımlarından biri, yalnızlığın sosyal bir "arıza" değil, bir güven meselesi olduğudur. “Yalnız insan, başkalarına güvenme yetisini değil, aslında kendine güvenme yetisini kaybetmiştir.” "Başkalarıyla kurduğumuz o şeffaf mesafeler aslında birer savunma mekanizmasıdır. İnsan, kendi 'mağmasıyla' barışamadığı sürece, her limanı bir bataklık sanma eğilimindedir." Bu durum, modern hayatın getirdiği o "onaylanma açlığını" ve 1000Kitap gibi platformlardaki sığ cıvıklıklarını da açıklıyor. İnsanlar kendileriyle kalamadıkları için, başkalarının gürültüsünde yok olmayı tercih ediyorlar. Yalnızlık Bir Sorumluluktur: Yalnızlığı kurbanı olduğumuz bir durumdan ziyade, üstlenmemiz gereken bir sorumluluk olarak görür. Eğer kendi sessizliğimizde barınamıyorsak, bir başkasının sessizliğine nasıl omuz olabiliriz ki? Kitap, aranan "iç huzur" ve "hiçlik" kavramlarına dair şu "salt gerçek" uyarıyı yapar: Yalnızlık, kendinle baş başa kaldığında kimi bulduğunla ilgilidir. Eğer içeride bulduğun kişi seni ürkütüyorsa, her kalabalık bir kaçış; eğer o kişiyle barışıksan, her sessizlik bir sığınaktır. Sonuç:L. Svendsen bize şunu hatırlatıyor: Sevgi ve dostluk, iki yalnızlığın birbirini selamlamasıdır; birbirini yok etmesi
Yalnızlığın FelsefesiLars Svendsen · Redingot Kitap · 2021485 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
6/10
·272 syf.··
2026 23. kitabı
Bilgece sözler söyleyen farkındalığı yüksek bir adam Osho … Ama yüreği buz… Aşk anlatıyor uzun uzun, bir çok sözü de doğruymuş gibi geliyor Fakat o kadar ruhsuz ki, o kadar şefkatsiz ki anlattığı aşkı yaşamadığı çok belli… Halbuki aşka gelmişse kişi sözüyle de sessizliğiyle de çevresine hissettirir..
1000Kitap
Aşk Özgürlük TekbaşınalıkOsho · Butik Yayınları · 20091,380 okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 20:59
Seçim yaparken,ismi ve içeriği ilgimi çektiği için tesadüfen tercih ettiğim bir kitaptı.Okumaya başlamadan önce bir arkadaşım “hmmm dedi ,Osho” Kitabı özümseyerek okudum,bitirdim,ve şu anda diyorum ki Osho gibi bir düşünürü tanımadan bu dünyadan geçip gitmek eksiklik olurmuş.Osho’nun Görüşlerini,bakış açısını ve hayatı anlamlandırma şeklini sevdim ve kendime katmaya çalışarak okudum.Meditasyon yöntemini kullanarak bir taraftan tek başınalığın keyfini çıkarırken;diğer taraftan günlük yaşamdaki ilişkileri sağlıklı bir şekilde sürdürebilmenin yollarını anlatıyor..Açıkçası benim zaman zaman çok zorlandığım bir konu idi;bu kadar yoğun bir farkındalığa sahip iken,günlük hayattaki yavan ilişkileri idame ettirebilmek.Bu konuda Osho ufkumu açtı.Her ay bir kitabını alıp okumak,ideasını ve felsefesini daha da özümsemek isterim.Bir dipnot olarak cinsellik ile ilgili görüşlerinin uçlarda gezdiğini,bir çok okur için aykırı olabileceğini düşünüyorum.Bu konu tartışılır.Bunun dışında Osho ‘yu ,görüşlerini merak edenler için,farklı bir bakış açısı olarak önerebileceğim bir kitap.Keyifli okumalar.
Aşk Özgürlük TekbaşınalıkOsho · Butik Yayınları · 20091,380 okunma
10/10
·272 syf.··
2025 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 08:24
Anlatmaya kelimelerim yetmeyecek. Sevginin en saf halini en güzel halini, kendimize olan sevgiden bahsediyor. Ve aşk sandığımız şey günümüzde aslında aşk olmadığını anlatıyor. Aşk demek egosuzca sevmek, özgür bırakmak, kıskanmamak…. Yani şu kitaptan okuyan herkes sayfalarca anlam çıkarabilir. Osho’ya bayılıyorum
Aşk Özgürlük TekbaşınalıkOsho · Butik Yayınları · 20091,380 okunma
Puan vermedi·129 syf.··
2025 75. kitabı
- Seni kaleme alan yazarın anlatımı, doğa betimlemeleri, verdiği bilgiler öyle etkileyiciydi ki, okurken kurduğu her cümlenin tadı damağımda kaldı, neden kısa sürdü bu hikaye Osman? - Kahramanın seninle olan bağını iyisiyle kötüsüyle bu denli içten ve mizahi ifade edebilmesini sen de takdir etmedin mi Osman? - İlişkinin böyle sekteye uğraması ve bitmemiş duyguların olması, kadınları böyle çelişkiler içerisinde bırakmak yaralayıcı be Osman. - Hayatın tüm damarlarıyla kurduğu bağı, bir terkediliş üzerinden anlatması sence de bu kadını özel bir kadın yapmaz mı Osman? - Bazı ayrılışlar, tekbaşınalık ve gerçeklik insanı güçlü kılar, özgürleştirir. O ilişkiyle hesabını kapatır.Sen de bir kadını, hayatından çıkarak güçlü kıldın, darısı diğer kadınların başına Osman. - Dünyada okunacak zirilyon tane, kütüphanemde ise yüzlerce kitap dururken önceliği bu kitaba verdiğim için, bugün kendimi şanslı hissettim Osman. - Aylin Balboa’nın o terk ettiğin kadını ve onun muhteşem zihin dalgalanmalarını yaratması sence de okuyucuya bir armağan değil mi Osman? - Kendisini sosyal medyadan, röportajlarından takip edip, duruşunu beğendiğim ve kendime yakın hissettiğim için kitaplarını çok merak ediyordum Osman. - Diğer kitaplarına da, özellikle kendisinin favorim dediği ‘Ateş Sönene Kadar’ adlı kitabına mutlaka bakacağım Osman. - Tanıştığıma memnun oldum, hasta la vista Osman.
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,7bin okunma